Künye Yaşam Resmi İlanlar Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL SERİ İLANLAR
Ana Sayfa > KÜLTÜR SANAT > “Emeğe Saygısızlık Oldukça Üzücü Bir Durum”
“Emeğe Saygısızlık Oldukça Üzücü Bir Durum”
Bir kadın şairin dilinden şiiri dinledik. Sevgili Nazlı Tolun hecelerin yüreğini sizler için tuttu. Bu sayımızda sizler için; edebiyata renk katmış bir isimle güzel bir söyleşide bulunarak kültürel manada derin dokunuşlarda bulunmak istedik. ...
14-02-2015 12:01
KÜLTÜR SANAT
0 Yorum
994 Okunma
Haberi Yazdır

Nazlı Tolun kimdir?

 

İzmit de doğdum, İzmir de büyüdüm. Bandırmada yaşıyorum. Babamın işi dolayısıyla birçok kent de yaşama imkânım oldu. Farklı kültürleri tanıdım farklı hikâyeler ve yaşantılar gözlemleyebildim. Her biri ister istemez şiirlerime ve öykülerime birer dokunuş bıraktılar. Kitap okur bir çevrede yetişmek benim için büyük bir şanstı, kitap okumadan geçen bir günüm olmadı sanırım. Birçok platformda çalışmalarımı paylaşıyorum.. Ruhumu besleyen biriyle evliyim, ruhuma can katacak bir bebek bekliyorum. Bebek için iş hayatımı şimdilik erteledim.

BAYŞAD (Balıkesir Yazarlar ve Şairler Derneği) Bandırma Temsilciliğini yürütüyorum. Bölgemizdeki şair ve yazarlarla bir araya gelip edebiyata katkıda bulunmaya gayret gösteriyoruz. Bandırmada imza günleri, şiir dinletileri düzenledik, iyi tepkiler aldık. Kültür sanat faaliyetlerinin artması ve şiir severlerin çoğalması için uğraş veriyoruz.

Kişilik olarak ise Atatürkçü, adalet ve hürriyet yanlısı ve de inançlarına sıkı bağlı olduğumu söyleyebilirim. Deniz ve doğa sevdalısıyım. Çevre bilinci çok önemli benim için. Elbette toplumun sağlıklı ve ferah seviyesine ulaşması için her fert gibi üstüne düşen görevi yapabilmek.

 

Şiir ve kalemle buluşmanız ne zaman başladı?

 

Yazarlığı ilkokul öğretmenimin kendisinin kaleme aldığı öyküleri dinlerken sevmiş olabilirim. İlk şiirimi babamın tavsiyesiyle 14 yaşımda öğretmenime yazdım. Zaman içerisinde hissettiğim, gördüğüm, izlediğim her olay ve mekân benim için şiire malzeme oldu, hatta görmek, duyumsamak istediklerim. İlk önceleri herkes gibi bir kenara karalıyordum. Sonra çok sevdiğim biri uzak şehirlere giderken üç hediye verdi, “bir kurşun, bir kuruş ve bir kurşun kalem”. Kalem tükenmeden dönecekti, başladım kalem tükensin diye yazmaya. Kalem de tükenmedi, gidende gelmedi. Kurşun imgelerime saplandı. Belki şiirlerim kuruş kazandırmıyor fakat şiir hazinem oldu.  O gün bugündür yazıyorum. Sanatın her dalı ilgimi çeker. Bir fotoğraf karesi ve ya resim çalışmasından bile şiir, hikâye çıkardığım olmuştur. 29 harf büyülü sermayem, yazmak; aşk, okumak; tutkum. Harflerle oynamadığım gün kendimi eksik hissediyorum. Kimi zaman bir şiirin üstünde haftalarca oyalandığım olmuştur. Hissiyatı tam manasıyla kelimelere giydirmiş olmak için içime sinmeli, emin olmalıyım bütünlüğünden.

 

Sizin örnek aldığınız şair ve en çok okuduğunuz şiir nedir?

 

Örnek aldığım belli bir şair yok,  şiirlerine ilgi duyduğum, okumaktan haz aldığım öyle çok var ki; birinin adını versem, diğerlerine haksızlık etmiş olurum. Yazarların hayat hikâyelerini incelemeyi mühimserim. Eserlerini, yaşam şartlarını anlayabilmek için. Elime ne geçse okurum. Her yazarın deryasında yüzer gelişmeye çalışırım.

 

Herkes şair olabilir mi?

 

Bu çok tartışılan bir soru. Sanırım herkes iyi kötü bir şeyler yazabilir fakat şair ruhuna hapsolmak çok daha özel olsa gerek. Anlatılmak istenilen duyguyu daha zengin biçimde daha estetik sunabilmektir. Makbul denebilecek şiiri; alımlı, çekici kadına benzetirim. Herkesin yazdığı güzel kadın ise seçkin bir şairin yazdığına dilber diyebiliriz kanımca. Onlarca hikâye, yüzlerce şiir çokça deneme ve makale yazmış olsam da halen kendimi şair/yazar olarak görmüyorum. Yazabilen olarak adlandırabilirim, edebiyat denizinde yüzenlerdenim. Tamam, oldu ben iyi şairim dersem o an biterim, üretemem diye düşünüyorum.

 

Bir şair nasıl olmalıdır

 

İyi bir şair olduğu yerde saymamalı bence kendini aşmaya çabalamalı, eleştiriye ve görüşlere açık olabilmeli. Egosunu kenara koyabilmeli. Beş duyusunu da kullanabilmeli, ufkunu genişleterek farklı alanlardan faydalanabilmeli. Bir öncekinden daha kaliteli eser çıkarabilmeli. Yirmi yıldır kalem elimde olmasına rağmen halen en güzel şiirimi yazmamış olduğumu düşünürüm. Şiir demlenmeli, oldubittiye gelmemeli, kendine has olmalı şair. Anlam bütünlüğünü ve anlaşılabilirliğini korumalı. Kelime dağarcığını geniş tutabilmeli ve kendini yenilemeli, tekrara düşmemeli.

 

Şiirlerinizde en çok hangi konuları işliyorsunuz

 

Her şair gibi en çok aşka dair şiirlerim vardır. İlham perisi dediğimiz enerji gönlüme ne üflerse o yönde gelişiyor. Bazen bir olaya tanık oluyorum, o kişinin ruhuna sızıp hisleri yakalamaya çalışıyorum. Bu saadet de olabiliyor kasvet de. Malum yaşadığımız çevrede birçok hareketin içindeyiz. Hayatın yankısı düşüncelere yansıyor ve bu zihinde çalkalanırken kelimelere döküyorsunuz usulca.

Şiir rahat durmaz; haber izlerken umursuz kalamazsınız, yolda yürürken, eğlenirken, pirinç ayıklarken ve ya çiçekleri sularken illa etkilenirsiniz, şiir çağırır şairi.

Farklı tarzlar denerim şiirlerimde; ben dili, sen dili, tasavvuf, kahramanlık, hiciv şiirlerinde denerim kalemimi. Toplumun ortak yaraları, evrensel sorunlar alakamı cezp ediyor. Soyut ve özgün olmaya gayret gösteriyorum. Bir başka şiirime ya da herhangi bir şairin şiirine benzemekten kaçınırım.

 

Şairlerin yaşadığı zorluklar var mı?

 

Özelikle kadın şair/yazarların toplum içinde daha fazla zorlandıklarını söyleyebiliriz. Eğer evliyseniz eşinizin desteğini tam almak zorundasınız. Belli kıstaslar koyarsa ve ya desteklemezse bocalar ve çalışmalarınızı pek sergileyemezsiniz. Ben şanslıyım demokrat bir ailede yetiştim, eşim en büyük destekçim olmuştur, birlikte yazdığımız şiirlerde bulunur. İkincisi toplum baskısı, kadın şair hür şekilde mısralarını ifade edemeyebiliyor. Aşk ve ya ayrılık şiiri yazdığında illa bu duyguyu kendisi yaşıyor manasına gelmez. Bir genç kızın gözlerinden okuyup kaleme almış olabilir. Kimi zaman meraklı sorulara maruz kalabiliyor kadın şair. Bunlar basit pürüzler gibi görünse de ilk etapta aşmak zorunda kalınan hengâmeler. Genel olarak değinecek olursak, maalesef git gide okuma alışkanlığını azaltan bir toplum halindeyiz. Esasen her kitap ayrı bir dünyanın kapısıdır, size sunulmuş bilgi ve düş denizidir. Böyle iken niye kendimizi bu leziz sofradan alıkoyuyoruz. Her tarz kitaptan biraz tatmalı, yudumlamalı, dimağımızı zenginleştirmeliyiz kanımca. Şair eserlerini paylaşabilmek ister, okunabilmeyi, yorum almayı bekler. Kendi duygu düşünceleri anlatmış olabilir fakat toplumdan esinlenmiştir ve toplumdan geri dönüşünü beklemek en doğal hakkıdır. Bir de şu var ki; internet portalında paylaştığınız eserler kimi zaman çalınabiliyor. Bakıyorsunuz ki eserinizi alıp kendi imzasıyla paylaşmış ya da bazı kelimelerini değiştirip ve ya eşanlamlısını kullanarak yayınlamışlar. Emeğe saygısızlık oldukça üzücü bir durum.

 

Edebiyat da şiirin yeri nedir

Eskiye oranla şu an öksüz bir çocuk gibi görünse de, şiir edebiyatın tam göbeğindedir bana göre. Şiir kitapları çok fazla satılmıyor, okunmuyor görüntüsü yaygın fakat şiir severler asla kopamıyor mısraların büyülü tınısından. Şiir ilk çağlardan beri toplum fertlerinin sesleniş ve kendini ifade ediş biçimi olarak yer almış, kültürleri kaynaştırmıştır. Şiirin halk kültürü öğelerinden en renkli dil olduğunu düşünürüm.

 

Gelecekte edebiyat da şiirin yeri neresidir

Son yıllarda revaçta görülen kitap türleri; kişisel gelişim, psikoloji ve roman türlerinin olduğunu fark ediyoruz. Buna rağmen her geçen gün edebiyat dünyasına yeni şair ve yazarların katıldığı görmek sevindirici. Her yeni ses ve tarz bayrağı bir adım öteye taşıyacaktır. Yeni isimlerin desteklenmesini ve yol gösterilmesinden yanayım. Bunun yanı sıra Türk edebiyatına şaheserler bırakmış olan üstatlarımızın bizlere önder olduğunun altını çizmek gerekirken, kilometre taşlarımızın unutulmamasını umuyorum.

Geçmişte olduğu kadar gelecekte de şiir edebiyattaki muazzam yerini koruyacaktır.

Son olarak diyorum ki; iyi ki varsın şiir, iyi ki şiirin sihirli serüvenine adım atmışım.

 

Etiketler :
“Emeğe Saygısızlık Oldukça Üzücü Bir Durum” -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net