Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > EĞİTİM > Hamd Ve Şükür Ara­sın­da­ki Fark Nedir?
Hamd Ve Şükür Ara­sın­da­ki Fark Nedir?
...
07-06-2018 10:42
EĞİTİM
0 Yorum
249 Okunma
Haberi Yazdır
Hamd Ve Şükür Ara­sın­da­ki Fark Nedir?
Hamd : “Bir ih­sa­na karşı kal­bin medih ve şükür duy­gu­la­rıy­la dol­ma­sı ve o İhsan sa­hi­bi­ni tazim et­me­si” Hamd ile şükür iliş­ki­si umum husus ola­rak özet­le­ne­bi­lir. Yani her şükür aynı za­man­da bir hamd­dir.
Ancak her hamd şükür de­ğil­dir. Hamd, bize ve bütün
mah­lu­ka­ta ya­pı­lan ikram ve izet­le­ri Al­la­ha tak­dim et­mek­tir. Şükür ise daha hu­su­si ola­rak bize ya­pı­lan ik­ram­la­ra kar­şı­lık gelir. Bu ne­den­le şükür ke­li­me­si ham­din ye­ri­ni tu­ta­maz. Hamd daha geniş ve şu­mül­lü­dür.
Kur’an’ın hü­lâ­sa­sı olan Fa­ti­ha sû­re­si, “Âlem­le­rin Rab­bi­ne hamd” ile baş­lar. Demek ki âlem­le­rin ter­bi­ye edil­me­le­ri insan için bir ihsan, bir ik­ram­dır; Ona Rab­bi­nin bir­lüt­fu­dur.
Güneş bir ter­bi­ye­den geç­miş de ziya ve­ri­yor, ısı ve­ri­yor; ge­ze­gen­le­ri­ni et­ra­fın­da dön­dü­rü­yor. Onu böy­le­ce ter­bi­ye eden Allah’ı medih ve sena ede­riz. Bir de bu ter­bi­ye­nin in­sa­na bakan ci­he­ti var. Gü­ne­şin böy­le­ce ter­bi­ye gör­me­si sa­ye­sin­de in­sa­noğ­lu ondan is­ti­fa­de ede­bi­li­yor. Yâni, bu ter­bi­ye in­sa­na bir İhsan. Bu ih­sa­na karşı da Rab­bi­mi­ze şükür borç­lu­yuz. İşte hamd, bu me­dih­le bu şükrü bir­lik­te ifade eden mühim bir­zi­kir. Ok­si­jen­le hid­ro­je­ni ayrı ayrı ter­bi­ye eden, sonra bun­la­rın iki­si­ni yeni bir ter­bi­ye­den ge­çi­re­rek su hâ­li­ne ge­ti­ren Rabb-ül Âle­min’e ham­de­de­riz. Zira, su ya­rat­mak, nehir, göl, deniz ya­rat­mak Allah’ın azim bir sa­na­tı ol­du­ğu gibi in­sa­noğ­lu­na da büyük bir ih­sa­nı­dır. Gö­zü­mü­zü gör­me­ğe, eli­mi­zi tut­ma­ğa, ci­ğe­ri­mi­zi so­lu­nu­ma uygun ola­rak ter­bi­ye eden Rab­bi­mi­ze ham­de­de­riz.
Dün­ya­nın Güneş et­ra­fın­da, Ay’ın da Dünya et­ra­fın­da dön­dü­rül­me­si büyük bir kud­ret te­cel­li­si ol­du­ğu gibi, insan için büyük bir İlâhî ih­san­dır ve ik­ram­dır. On­la­rı böy­le­ce ter­bi­ye ede­nAl­lah’a ham­de­de­riz. 
Mü’min­ler için cen­ne­ti, kâ­fir­ler için ce­hen­ne­mi ter­bi­ye eden Hâ­lı­kı­mı­za ham­de­de­riz.
Kur’an-ı Kerim'in “Rabb-ül Âle­min’e” hamd ile baş­la­yıp, “Rab­bün­nâ­sa”sı­ğın­mak­la son bul­ma­sı ne kadar mâ­ni­dar­dır. Rabb-ül Âle­min; bütün âlem­le­rin ter­bi­ye edi­ci­si. Rab­bün­nas da in­sa­nı bütün or­gan­la­rıy­la ve bütün duy­gu­la­rıy­la ter­bi­ye eden Allah. Âlem­le­rin ter­bi­ye­si, in­sa­na bak­tı­ğı, in­sa­nın fay­da­lan­ma­sı­na en uygun şe­kil­de ya­pıl­dı­ğı için, âlem­le­ri ter­bi­ye eden ancak in­sa­nın Rab­bi­dir. Bir diğer ifa­dey­le in­sa­nın Rabbi ancak âlem­le­ri ter­bi­ye eden zât ola­bi­lir. İşte insan bu tab­lo­yu te­fek­kür et­ti­ğin­de ruh ve kalbi son­suz bir min­net, medih ve şükür ile dolar.
Allah’a son­suz ham­de­der.
Fik­ri­mi­ze kâ­inat ki­ta­bı­nı okuma gücü veren, kal­bi­mi­ze iman ve ma­ri­fe­ti yer­leş­ti­ren Rab­bi­mi­ze ham­de­de­riz. Kalb gö­zü­mü­zü hi­da­ye­tiy­le aç­ma­sı ve bize ken­di­ni bil­dir­me­si, ta­nıt­tır­ma­sı, sev­dir­me­si, Allah’ın en büyük bir ih­sa­nı bir ik­ra­mı ol­du­ğu kadar, en ince bir san’atı­dır da. Dünün nut­fe­si bugün Rab­bi­ni ta­nı­yor, O’nu se­vi­yor, O’nun san’at­la­rı­nı te­fek­kür ede­bi­li­yor.
San’at­kâ­rı­nı bilen eser, kâ­ti­bi­ni ta­nı­yan kitap...
Bun­lar beşer ha­yâ­li­nin eri­şe­me­ye­ce­ği nok­ta­lar. İşte
hi­da­yet­le nur­la­nan bir mü’minin kalbi, Allah’ın böyle
ha­ri­ka bir­san’atı.
İnsan ken­di­sin­de te­cel­li eden bu kemal için hem Rab­bi­ni medih ve sena eder, hem de bu büyük lütuf kar­şı­sın­da O’na son­suz de­re­ce­de şük­re­der. Hamd sa­de­ce in­sa­na mah­sus değil. Diğer mah­lûk­la­rın da en azın­dan hâl di­liy­le hamd­le­ri var­dır. Bir yıl­dız, Allah’a ham­de­der; yok iken var ol­du­ğu için. Zira, yoğu var etmek hem İlâhî bir san’at, hem de o yıl­dı­za bir ih­san­dır.
Bir çiçek de Allah’a ham­de­der. Suyu, top­ra­ğı ter­bi­ye ede­rek çiçek hâ­li­ne ge­tir­di­ği için Allah’ı hâl di­liy­le medih ve sena et­ti­ği gibi, ken­di­si­ne çiçek ol­ma­yı lüt­fet­ti­ği için de yine Rab­bi­ne şük­re­der. İşte bu medih ve şü­kü­ro­nun ham­di­dir.
Diğer var­lık­la­rı da bun­la­ra kıyas et­ti­ği­miz­de, her var­lı­ğın Allah’ı teş­bih et­ti­ği gibi O’na hamd de et­ti­ği­ni bir de­re­ce his­se­de­bi­li­riz.
* * *
insan, ba­şı­na gelen mu­si­be­ten do­la­yı şük­ret­me­si ge­re­kir. Ay­rı­ca her şükür bir hamd­dir. Şük­ret­mek, sab­ret­me­nin bir ala­me­ti ol­du­ğu gibi Allah'tan gelen her şeye razı ol­ma­nın gös­ter­ge­si­dir. Bu ba­kım­dan gelen has­ta­lık­la­ra şük­ret­mek de kulun Rab­bi­ne tes­li­mi­ye­ti­nin ve
onun rı­za­sın­dan başka bir şeyi gö­zet­me­di­ği­nin de­li­li­dir. Şük­ret­mek­le has­ta­lık art­maz, belki has­ta­lık­tan gelen ıs­dı­rap­lar ve me­yu­si­yet­ler aza­lır.

Etiketler :
Hamd Ve Şükür Ara­sın­da­ki Fark Nedir? -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net