Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > GÜNDEM > Erken Teşhis Hayat Kurtarır
Erken Teşhis Hayat Kurtarır
...
08-02-2019 10:32
GÜNDEM
0 Yorum
341 Okunma
Haberi Yazdır

Bandırma Royal Hastanesi’nde 4 Şubat Dünya Kanser günü nedeniyle basın toplantısı düzenlenerek kanser hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verildi.

 

Özel Royal Hastanesi Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Ahmet Sağıroğlu, Başhekim Yardımcısı Op. Uz. Dr.Tuğçe Karaçay,  Beyin ve Sinir Cerrahi Uz. Dr.Duygu Baykal ve Üroloji Uz. Dr. Onur Yıldırım yaptıkları açıklamalarda kanser hastalığının önemine dikkat çekerek, erken teşhisin önemli rol aldığını belirttiler.

 

Başhekim Op. Dr. Ahmet Sağıroğlu tarafından yapılan açıklamanın ardından sırasıyla Başhekim Yardımcısı Op. Uz. Dr. Tuğçe Karaçay, Üroloji Uzman Dr. Onur Yıldırım, Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Duygu Baykal ve Üroloji Uzmanı Dr. Onur Yıldırım,  kendi branşları çerçevesinde geniş ve açıklayıcı bilgileri basın mensuplarıyla paylaştılar.

İlk bilgilendirmeyi Başhekim Yardımcısı Op. Uz. Dr. Tuğçe Karaçay verdi. Karaçay açıklamasında şunları söyledi. “4 Şubat Dünya Kanser Günü olması nedeniyle vatandaşlarımızı bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla ülkemizde de çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Kanser beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının yanı sıra, maddi ve manevi yönden uzun süreli mücadele gerektiren bir hastalıktır.

Ülkemizdeki son kanser verilerimizi genel olarak değerlendirdiğimizde;

Erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer ve prostat kanseri iken, tütüne bağlı kanserler erkeklerde önemini korumaya devam etmektedir.

Kadınlarda en sık görülen meme kanseri, her 4 kadın kanserinden birisi olmaya devam etmektedir.

Hem erkeklerde hem de kadınlarda bağırsak (kolorektal) kanseri, üçüncü en sık görülen kanser türüdür.

Çocukluk çağı kanserlerinde ise lösemi, en sık görülen kanser türüdür.

"Dünya Kanser Günü" her yıl 4 Şubat günü; kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla dünya genelinde kutlanmaktadır.

Uluslararası Kanser Savaş Örgütü (UICC) tarafından bu yıl yayınlanan bildirgede, kanserle mücadele hususunda dünya genelinde yapılması gerekenler ve bu konudaki önemli noktalar aşağıdaki şekilde vurgulanmıştır;

Kanseri Önleme ve Riski Azaltma

Günümüzde kanserin %30-50'si önlenebilir. Bu, risk faktörlerinden kaçınma ve mevcut kanıta dayalı önleme stratejilerini uygulama yoluyla başarılabilir. Birçok kanserin iyileşme olasılığı, erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilmişse yüksektir.

Tütün kullanımı, önlenebilir en büyük kanser nedenidir ve sigarayı bırakmak kanser riskimizi azaltmak için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biridir. Tütün kullanımının; ağız kanserleri, akciğer, karaciğer, mide, bağırsak ve yumurtalık kanserlerinin yanı sıra bazı lösemiler de (kan kanserleri) dahil olmak üzere yaklaşık 15 farklı kanser türüne neden olduğu bulunmuştur.
Hangi yaşta olunursa olsun sigarayı bırakmak büyük bir fark yaratır, yaşam süresini uzatır ve yaşam kalitesini yükseltir.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, yaygın kanserlerin en az üçte biri sağlıklı bir diyetle, sağlıklı bir kiloyu korumak ve fiziksel olarak aktif olmakla önlenebilir. Sağlıklı miktarda meyve ve sebze ile lifli gıda tüketimi), sağlıklı bir kilonun sürdürülmesi ve fiziksel
aktivitesinin (her gün 30-40 dakika yürüyüş) günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi, bağırsak, meme, rahim, yumurtalık, pankreas, yemek borusu, böbrek, karaciğer, ileri prostat ve safra kesesi kanserleri gibi on kanser riskini azaltmanıza yardımcı olur.

Alkol kullanımı, ağız, yutak, gırtlak, yemek borusu, bağırsak, meme, karaciğer ve bağırsak kanser riskinde artışa neden olur. Alkolün tüketim miktarının artmasıyla tüm bu risklerde artış doğru orantılıdır, ancak alkol kullanımı ile ilgili güvenli eşik yoktur. Dolayısıyla alkollü içecekleri hiç tüketmemek en sağlıklı yoldur.

Nerede yaşarsanız yaşayın ve cilt tonunuz ne olursa olsun, cilt kanseri riskinizi azaltmak için güneş ışınlarına maruziyeti azaltmak ve bronzlaşma yataklarından ve solaryumlardan kaçınmak gerekir. Güneşin UV ışınlarının en yoğun olduğu zamanlar gölgelik yerlerde kalınmalı ve koruyucu giysiler giyilmelidir. Yüzde 99 -100 UV-A ve UV-B koruması sağlayan bir güneş gözlüğü, güneşe maruz kalmada göz hasarını önemli ölçüde azaltacaktır. Ayrıca güneş kremi kullanılmalıdır. Açıkta kalan cilde, geniş spektrumlu bir SPF 30+ güneş kremi iki saatte bir ve gerektiğinde daha sık uygulanmalıdır.

Bazı insanların yaptıkları işten dolayı kansere neden olan maddelere maruz kalma riski vardır. Örneğin, kimyasal boya endüstrisinde çalışan işçilerde mesane kanseri, normalinden daha yüksek oranda görülmüştür. Asbest eski evlerde, binalarda ve iş yerlerinde özellikle mezotelyoma adı verilen ve akciğer zarını tutan bir kansere neden olmakla birlikte akciğer kanseri riskini de arttırmaktadır. Kanserojen maddelere maruziyet önlenerek kanser riski ortadan kaldırılabilir.

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Tüm kanserler erken belirti göstermez. Bununla birlikte, birçok kanser bir şeyin doğru
olmadığına dair işaretler gösterebilir veya gösterir. Bunlar başlıca meme, rahim ağzı (serviks), kalın bağırsak (kolorektal), cilt, ağız (oral) ve bazı çocukluk kanserleridir. Bunu bilmek önemlidir, çünkü kanseri erken teşhis etmek neredeyse her zaman tedavi etmeyi ve hatta iyileştirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu da kanser tanısı alan insanlar için hayatta kalma ve yaşam kalitesini arttırma şansı anlamına gelmektedir. Dahası, bazı kanserlerin erken uyarı işaretlerini tanımak düşük maliyetlidir ve çoğu durumda herhangi bir özel teknoloji gerektirmez. Her birimiz vücudumuz için neyin normal olduğunu bilme ve olağandışı değişiklikleri tanıma konusunda doğru bilgileri Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim - Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) çalışan sağlık çalışanlarından alabiliriz.”

 

ÜROLOJİK KANSERLER (ÜROONKOLOJİ)

 

Üroloji Uzmanı Dr. Onur Yıldırım’da açıklamasında şu sözlere yer verdi. “Ürolojik kanserler içinde en sık görüleni prostat kanseridir. Erken tanıda kanda PSA bakılması önemlidir. PSA prostat kanserinde tarama testi olarak da kullanılmaktadır. 50 yaş üzeri her erkek yılda 1 kez PSA testi yaptırmak için üroloji muayenesi olmalıdır.            Ailede prostat kanseri öyküsü varsa 40 yaşından sonra yılda 1 ve 50 yaşından sonra yılda 2 kez üroloji muayenesi ve PSA testi yapılmalıdır.

Yüksek PSA ve şüpheli muayene bulguları varsa prostattan biopsi alınması önerilebilir. Sonuç prostat kanseri ile uyumlu gelirse, hastanın durumu hastalığın patolojik evresine göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Erken tanıda sonuç yüz güldürücü olmaktadır.

    Mesane kanserleri mesane içinde büyüyen ve zaman zaman idrarda kanama şeklinde kendini belli eden kitlesel lezyonlardır. Endüstirüyel maddele maruziyet, sigara ve genetik faktörler bilinen nedenlerdir. Hasta idrarında kanama görüyorsa (özellikle de ağrısız sızısız şekilde ) mutlaka zaman kaybetmeden bir üroloji uzmanına muayene olmalıdır.

    Böbrek ve böbrek kanalını ilgilendiren kanserler ( böbrek hücreli kanser) genellikle herhangi bir semptom vermez. Çoğu zaman başka nedenle yapılan bir batın görüntülemesinde tedadüfen tanı konur ve tedavi ile çoğu zaman tamamen temizlenir. Ancak nadiren çok büyük boyutlara ulaşan böbrek kitleleri künt böğür ağrısı ve yine idrar kanama ile ortaya çıkabilir.

Testis kanserleri oldukça nadir görülmekle birlikte en önemli bulgusu testiste oluşan ağrısız ve dokunulduğunda kaya gibi sert ve düzensiz sınırlı bir kitle şeklinde hissedilen oluşumdur. Testiste böyle bir kitle oluştuğunu fark ettiğiniz anda acilen bir üroloji uzmanına görünmelisiniz.

 

AKCİĞER KANSERİ, EN SIK ÖLDÜREN KANSER TÜRÜDÜR

Dr.Nazmi İçim ise Akciğer Kanseri Tarama Programı ile ilgili şu bilgileri verdi.

Akciğer Kanseri dünyada en sık görülen 2. kanser türü olup, en sık öldüren 1. kanser türüdür. Dünya genelinde, tanı konduğunda akciğer kanserli hastaların %50'den fazlasında hastalık metastatlk evrede, yani akciğer dışındaki organlara sıçramış haldedir. O zaman hastalık ileri evre olarak kabul edilir ve bu evrede ameliyat şansı neredeyse yok denecek kadar azdır.

Akciğer kanserinde 5 yıllık sağ kalım, tüm evreler göz önünde bulundurulduğunda %17,7’dir. Yani akciğer kanserine yakalanan 100 hastadan sadece 17 tanesi en az 5 yıl yaşayabilmektedir. Kanseri, bir akciğerin bir lobuna yerleşmiş olan hastaların 5 yıllık sağ kalım şansı %55,2’yken, akciğerde ve lenf bezlerinde sınırlı hastalarda %28'e, uzak organlara yayılmış hastalarda da %4,3'e düşmektedir.

Bu nedenle akciğer kanserini erken evrede tespit etmek, diğer kanser türlerinde olduğu gibi hayat kurtarıcıdır. Malesef akciğer kanseri bulguları çoğu zaman diğer solunum yolu hastalıklarına benzediğinden hastalıktan şüphelenilmez, bu da zaman kaybına ve geç tanı konmasına sebep olur.
Akciğer kanserinde diğer bazı kanser türlerinde olduğu gibi rutin bir tarama testi veya hastalığı, başlamadan öngörebilecek kesin bir metod yoktur. Yılda bir tekrarlanan akciğer grafisi ve/veya balgam tahlillerinin, akciğer kanserinden ölümleri engellemede veya azaltmada ya da geç dönemde yakalanmasını azaltmada bir rolünün olmadığı bilinmektedir. Buna karşın Amerika ve Uzak Doğu’da yapılan bazı çalışmalar akciğer kanseri açısından riskli bireylere yapılacak “Düşük doz akciğer tomografisinin tarama testi olarak birçok hastada erken evre hastalığı saptayabileceğimi göstermiştir.Bu sayede:

-Erken evrede yakalanan akciğer kanser oranının arttığı,

-Geç evrede yakalanan akciğer kanser oranının azaldığı,

-Tarama yapılırken akciğer kanseri tanısı konan hastalarda uygulanan tedaviler İle akciğer kanserine bağlı ölüm oranlarının (mortalite) %2Q azaldığı,

-Aynı hastalarda tüm nedenlere bağlı ölüm oranlarının %7 azaldığı saptanmıştır.

Biz de; 50 yaşın üzerinde, en az 20 yıldır günde 1 paket (veya 10 yıldır günde 2 paket) sigara içen bireylere Göğüs Hastalıkları uzmanına muayene olmasını ve düşük doz akciğer tomografisi çektirmelerini öneriyoruz. 50 yaşın altındaki sigara içicilerine ve yukarda bahsedilen sayılardan daha az miktarda sigara içenlere de etkin bir Sigara Bırakma Programına başvurmalarını öneriyoruz.”

/Ahmet Türkmen

/Canan Babacan Yıldız

Etiketler :
Erken Teşhis Hayat Kurtarır -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net