Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > GÜNDEM > Hüseyin Sarı Genç Fm’e Konuk Oldu
Hüseyin Sarı Genç Fm’e Konuk Oldu
...
25-03-2019 10:13
GÜNDEM
0 Yorum
250 Okunma
Haberi Yazdır

Erdek Belediye Başkan adayı Hüseyin Sarı, Genç FM’de “Burcuyla Güne Günaydın” canlı yayın programına katıldı. Hüseyin Sarı, hakkındaki karalamaya yönelik haber, söylemler ve projeleri hakkında açıklamalarda bulundu.

“Hüseyin Sarı kimdir?”

Erdek Belediye Başkan Adayı Hüseyin Sarı “Üç dönemdir Erdek Belediye Başkanlığı yapan, Erdek'te doğmuş, ilkokulu Erdek'te tamamladıktan sonra ortaokul, liseyi İstanbul’da okuyup, Yıldız Teknik Üniversitesi mimarlık fakültesinden mezun olmuş, evli, üç çocuk babasıyım Erdekli bir vatandaşım.

 “31 Martta yapılacak yerel seçimler için aday gösterilmenizin süreci uzayınca yine gündemden düşmediniz, böyle olunca da hakkınızda birçok, sizi karalamaya yönelik haberler ve söylemler bölgede çok yayıldı. Aday gösterilme sürecini sizden dinleyelim.”

Millet ittifakı Erdek Belediye Başkan Adayı Hüseyin Sarı “Aday gösterilme sürecimize herhangi bir problem olmadı. Yani normalde Bandırma, Erdek, Edremit, Ayvalık elimizde bulunan dört belediye aynı anda aday gösterildi. Tabi İyi Parti’yle CHP yapmış olduğu millet ittifakında birçok yerde anlaşmak gerekiyordu. Tek parti olarak seçime girmedik, iki parti olarak seçime girdik. Burada oluşan bazı hukuki mücadelelere devam edildi. Yani normalde benim şahsımla ilgili herhangi bir sorun olduğundan dolayı değil, ama tabii Erdek’te rant hesabı yapan bir takım çevrelerin CHP’de  benim aday gösterilmememle ilgili çalışmalar olduğunu da biliyoruz.”

 “Hakkınızda yürütülen veya karara bağlanmış bazı dava dosyalarından dolayı, başkan seçilmeyeceğiniz, seçilirseniz de bu dosyalar yüzünden başkanlıktan alınacağınız konuşuluyor. Bu konuda açıklık getirir misiniz?”

 “2014 Yerel seçimlerinden bir gün önce cumartesi günü 28 mart 2014 te Cumhuriyet Meydanında miting yaparken, o zamanın Başbakanıyla ilgili sesi kısıldı diye ''abla oldu ''gibi bir laf söyledim ve oradan da hakkımda dava açıldı. Şikâyetçide ilçe örgütü vs. Tabi ''abla'' aslında hakaret söz konusu değil. Sesinin kısılması o anda Van'da ve Diyarbakır'da ki yaptığı mitinglerdeki konuşmasında, ‘abla'' gibi oldu manasında söyledim ve ondan sonra hakkımda dava açıldı. Ancak Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, bütün kamuoyuna çıktı ve dedi ki; Ben, bana bugüne kadar her türlü hakaret edilen davaları geri çekiyorum dedi. Şimdi bunu tabi Cumhurbaşkanı söyledi ve bütün dava yerel seçimden önce bununla ilgili hukuk işlemine müracaat ettik. Bir tek benimle ilgili olan davayı geri çekmediler. Sanıyorum bu konuyla ilgili Cumhurbaşkanımızın haberi yok. Çünkü Cumhurbaşkanımızın ağzından çıkmış bir talimatın yerine getirilmemesi de bütün kamuoyuna bütün Türkiye'ye verdiği bu mesajın uygulanmaması da aslında Cumhurbaşkanımızın sorgulaması, gerektiği yerlerden de hesap sorması demektir. Bu yargı sonucu ben, 11 ay 20 gün kamu görevlisine hakaretten ceza aldım. Cumhurbaşkanına hakaretten ceza almadım, sonuçta yerel mahkemenin verdiği cezayı Yargıtay sonucu da 6 Aralık 2018 itibariyle geldi. TC kanunu 53/1 A-B-C-D vs. hükümleri var. Bu hükümlerin hepsinden yerel mahkeme bana mahkûmiyet vermişti. B hükmünde seçme ve seçilme hakkı da vardı. Ancak anayasa mahkemesi seçme ve seçilme hakkının özgürlüklere engel olduğu gerekçesiyle TCK'deki bu hükmü iptal etmişti. Dolayısıyla Yargıtay’da benim hakkımda hükmün kesinleştiği kararı düzelterek seçme ve seçilme hakkımda herhangi bir mani olmadığını, bu maddenin uygulanamayacağını not düşerek kararı onadı. Ondan sonra zaten YSK'ya bizim adaylık sürecimiz 17 Şubat itibariyle son 24'ünde de netleşti yani itirazlar vs. Bu itirazların hepsini benim aday olmamam için mücadele eden kişiler yaptı ve bu yaptıkları girişimlerin hepsi ters tepti YSK’nın kararı  ortada. Dolayısıyla YSK'nın kararı var onu da paylaştım yani bu mahkeme kararının varlığını bilerek, bu mahkeme kararını uygulayarak YSK beni aday yaptı. Onun için adaylığımla ilgili herhangi bir sorun söz konusu değil. Şuan işte seçim üstü aslında birçok vatandaşımızın aldığı mahkûmiyeti kararı kesinleşen, borçlar olabilir, ticari ilişkiden olabilir, şundan bundan olabilir ve hepsi infaz erteleme alabilir. Hepsi erteliyor, Benim hem YSK kararından önce hem YSK kararından sonra yapmış olduğum iki ertelemeyi de maalesef savcılık reddetti. Siyasi kimliğimden, siyasi baskıdan dolayı, Seçim üstü bu şekilde karar vermeleri Erdek halkının kafalarını karıştırarak bundan da siyaseten fayda sağlayacaklarının beklentilerine girmişlerdi fakat halkımız bana daha çok sahip çıkarak onların bu yaptıkları her türlü ayak oyunlarını bozmuşlardır. Benim yüz kızartıcı suçum yok, benim dil sürçmesi veya spontane olan bir konuşmada yapmış olduğum bir hata var. Sonrada Cumhurbaşkanımız Erdek’e cenazeye geldi ve ben kendisiyle konuştum, özür ve diledim. Yani spontane bir konuşmadan çıktı, sağlığınıza duacıyız dedim. Bununla ilgili bir sorun yok ama Cumhurbaşkanımızın bütün Türkiye'nin önünde vermiş olduğu bu talimatın uygulamayanlardan hesap sorması lazım. Çünkü Erdek küçük bir yer. Erdek’te beş bin oy almışsın almamışsın Ak Parti için çok önemli olmayabilir. Erdek'i kaybetmişsin kazanmışsın çok önemli olmayabilir ama Cumhurbaşkanımızın bütün kamuoyunda vermiş olduğu sözü görmeden, talimatı uygulamayanların  bence Cumhurbaşkanımızı hangi pozisyona soktuğu sorgulaması lazım.”

 “Konu Hüseyin Sarı olunca sizin bu adli sürecinizle ilgili rakip iktidar partisinin Erdek ilçe başkanı ve bazı milletvekillerinin konuyla ilgili Bandırma ve Erdek adliyesine birtakım ziyaretlerde bulunmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

“Bu ilk değil benim yıllardır belediye başkanlık yaptığım zamandan  beri devam ediyor zaten .Kendi başarılarının ikballerini daha çok çalışarak, daha iyi şeyler üreterek, daha güzel şeyler konuşarak, yapmayı değil de rakiplerine çelme nasıl takarız, Hüseyin Sarı'nın önünü nasıl keseriz çünkü halkın bana olan güveninin yüzde yetmişlerin üzerinde olduğunu biliyorlar. Dolayısıyla her türlü olumsuzluğa rağmen yani büyükşehir kanunun getirdiği bütün olumsuzluklara rağmen, büyükşehir kanunuyla beraber ilçe belediyelerinin de belde belediyeleri gibi kapılarına kepenk vuracak, kilit vuracak hale getirilmesine rağmen ,halkın bir güveni var. Erdek yaz kış nüfusu on beş kat farklı bir ilçe. Zaten ekonomik olarak çok ciddi bir borç yükü söz konusu. Benim görevde olmadığım beş yılda çok ciddi borçlar eklenmiş. Bunu vatandaş biliyor, halk biliyor. Benim dürüst olduğumu biliyor. Benim siyasette ne zenginleştiğimi iddia edemezler hatta Erdek'te beni sevmeyenler bile bunu söyleyemezler. Dolayısıyla onun başarılarını benim nasıl aday olmayacağım üzerine kurguladılar. CHP'de de bu politikayı güttüler. Ama genel merkezimizde bu konuya çok yakından biliyordu. Genel başkanımızda biliyor idi, Dolayısıyla bu konuda’da başarılı olamadılar. B planlarıda buydu, Ben Erdek halkının sağduyusuna güveniyorum. Bırakıyorum.31 martta yani hiç kimse doğuştan belediye başkanı doğmadı. Allah bize bir yol açıyor evet bize de bu misyonu yüklemiş halkın desteği olmadan biz orda varız diyemeyiz 31 Martta yapılacak seçim sonucunda herkes boyunun ölçüsünü alır, ben alırsam daha önce nasıl 2009 da seçimi kaybettim kenarda oturduysam otururum ama ben memleketim için çalışmaya o dönemde de sürdürdüm yani siyasete de devam ettim, memleketimi terk etmedim, her türlü maddi sıkıntıya rağmen direndim, doğru yapmaya çalıştım veya o gün meclis grubu bendeydi çoğunluğu bende olmasına rağmen yapılacak hiç bir hizmete engel olunacak bir karar aldırtmadım, Erdek'e zarar verecek hiçbir şeye imza attırmadım. O dönemde de ben belediye başkanı seçilmedim ama meclisin üçte ikisi bendeydi. Dolayısıyla beni Erdek halkı tanıyor. Benim ne olduğumu, kim olduğumu herkes biliyor. Bu tip entrikalarla, bu tip komplolarla başarılı olacaklarını düşünüyorlarsa 31 Martta Erdekliler onlara çok ciddi sağlam bir tokat atacaklardır.”

 “Belediye Başkanlığı döneminde mutlaka gerçekleştirdiğiniz ve gerçekleştiremediğiniz birçok projeniz olmuştur. Gerçekleştiremediğiniz projeleri hayata geçirememe sebepleriniz nelerdir?”

“2014 sonrası Türkiye yerel yönetimde çok ciddi bir evreye girdi ve bence çok sorunlu bir evde. Ve ucube bir yasa yani büyükşehir kanunu gerçekten ilçe belediyelerinin kapısına da beş on yıl içerisinde kepenk kilit vurur hale getirdi neden? Gelirlerin yarısı gitti işte Bandırma'da aynı sorun var. Bandırma bugün seksen milyona yakın mal sattı. Seksen milyon mal sattı bunun karşılığında otuz milyonunu eğer  yatırıma harcadıysa, kırkıyla da gider ekonomik gelirlerini telafi etmek için maaş ödemek durumunda kaldılar. Biz Erdek Belediyesi olarak daha önceden gelen hacizlerden dolayı bir deliklik kuruş mal satamadık. Tek kuruşluk mal satamadık. Dolayısıyla gelir gider dengesini beş yıl sağlamaya çalıştık. Ben Belediye Başkanı olduğumda giderlerde iki kat arttı neden? Çünkü belde belediyeleri, köyler bize bağlandı. Dolayısıyla nüfus yüzde atmış arttı, hizmet alanı üç kat arttı. Gelirin yarısı düştü, gider iki katına çıktı dolayısıyla cari açık yüzde yüzdür. Yani on lira gelirin varsa yirmi lira gider var. Yani on lira borçlanıyorsun. Her sene gelirin iki katı kadar borçlanır hale geldik. Ne yaptık biz işte beş yılsonunda ilk defa 2018 de gelirle gideri dengeledik. İsrafı, savurganlığı ve hortumları kestik.42 milyona ulaştık. Ben daha öncede iki dönem iktidar partilerinde belediye başkanlığı yaptım bir dönem ANAP’ta bir dönem Ak Parti'de. O dönemde yapamadığım kadar bu dönem de hizmet ettim.

Mesela Erdek pazar meydanı bir çadır tiyatrosu gibiydi.1970 de yapılmış küçük küçük dükkanlar vardı ama sonradan kaçak ilaveler, görüntü kirliliği had safhadaydı ki orası tescilli ağaçlar vardı onları yıktık, Erdek pazar meydanını cennet bahçesine çevirdik. Şimdi insanlar hep burada selfie yapıyorlar, Erdek'in akciğeri oldu burası. Keza çay bahçeleri Erdek'in önünde Cumhuriyet meydanında duvar gibi 70'lerden sonra ilave edilen kaçaklarla üzerinde kuş pisliklerinden önünde yürüyemediğin ve mikro klimanın şehir içerisine engel olan bir yapılanma vardı. Çay bahçelerinin tamamını yıktık, ara geçişler insanlar Cumhuriyet meydanından limana geçmek için çay bahçelerinden geçiyorlardı. Yollarını açtık Cumhuriyet meydanının olduğu gibi. Denize doğru zeytinli adaya doğru açarak, bir kentin içine deniz havasını mikro klimanın girmesini sağladık. Tanova Otel mezbelelikti, bırakın insanı konaklamasını ahıra dönmüştü. Orayı yepyeni güzel halde yakışır bir hale getirdik. Bunun yanında köyler bize geldi. Büyükşehir Erdek'e veya Bandırmaya veya diğer ilçelere yetişemedi. Hiçbir şey yapmadı. Bütün altyapı hizmetleri Büyükşehir’e gitti. Ulaşım Büyükşehir’e gitti, otogar hizmetleri, kıyılar, deniz kenarındaki yer, kumsallar, dolgular hepsi Büyükşehir’e gitti.

 Yani bir üzüm salkımını düşünün. Meyveler büyükşehirde, sapı çöpü ilçe belediyesinde kaldı. Bunun yanında gelirler bitti ilçe belediyesinde de hizmet alanı büyüdü. Köyler de bize bağlandı. Beş tane mahallemizde ciddi sel sorunu var. Alt yapı büyükşehirde, biz yapmayız deme şansınız yok. Ne yaptık? Üstüne yol yapabilmek için ,ilçe belediyesinin yükümlülüklerini yerine getirip için kaldırımını yolunu düzeltebilmek için önce alt yapısını yapmak lazım. Büyükşehir’in keyfini beklersen o hizmeti yapamıyorsun.

Şahinburgaz, Karşıyaka, Tatlısu, Narlı, İlhan mahallerimize önce bir alt yapı yağmur suyu alt yapısını oluşturduk, elimizden geldiğince. Yaklaşık beş köyde 20-25 km alt yapı yaptık büyükşehir sorumlu olmasına rağmen, bundan sonra da yollarına yapmaya çalıştık bu kadar kıt imkanlara sahip olmamıza rağmen.

 Dolayısıyla ne yaptık ne etmedik tabi geçen sefer çıkarken biz vatandaşımızın karşısına büyükşehir belediyesinden alacağımızı düşünerek proje hazırladık. O zaman 100 proje diyorduk. Her mahalle içinde ayrı sorunları tespit ettik. Sorunları tespit etmek bizi muhtarlarla beraber yapmamız gereken ,yerel yöneticilerle beraber yapmamız gereken birşey. Balıkesir'den gelip, Erdek'in, Tatlısu köyünün yada Aşağı yapıcı mahallesinin sorunlarını bilmeleri mümkün değil. Biz Erdek ilçesi olarak donanımlı bir şekilde bu bilgileri, bu projeleri hazırlayacağız ki seçim sonrasında kazanan Büyükşehir Belediyesi'ne iletelim ve sorunların biran evvel çözülmesi için düğmeye basmasını sağlayalım ve bunu da beş yıldır denedik. Edip Uğurla denedik, zaten Cumhurbaşkanımız da onun performansından memnun olmadı ki onu da görevden aldı, ondan sonra Zekai Kafaoğlu geldi. Demek ki onunda performansından memnun olmadı ki üçüncü kere aday çıkartmak zorunda kaldı. Neticede Ak Parti büyükşehir yasasıyla beraber, Balıkesir’de de, İstanbul'da da, Ankara'da da, Bursa'da da kendi seçmiş olduğu belediye başkanlarının başarısızlığını görerek zaten onları azletti. Milli irade sadece kendine oy verenin sayıldığı bir anlayış var. İnsanlar yerel yöneticisini seçiyor, bir kişi beğenmiyor ve görevden alıyor. Bu da hukuka uygun değil, demokratik bir yöntem değil. Şık da değil ama bir yerde de başarısızlığın tescilidir, dolayısıyla biz istediğimiz her şeyi yaptık mı yapamadık. Çünkü kanalizasyon arıtma tesisini, kanalizasyon projesini ben 2009da hazırlayıp bitirdim, kamulaşmasını yaptım, bir önceki dönem beş yılda büyükşehir belediyesi hiç ilgilenmedi. Erdek 10 yıl kaybetti. Doğalgazı biz getirdik diyorlar, hayır doğalgazı ben getirdim. Erdek Belediye Meclisi, Erdek Belediye Başkanlığı getirdi. Çünkü doğalgazın Erdek’e girebilmesi için AKSA bizden bir talepte bulundu. Bizde herşeye rağmen taleplerini kabul ettik, yolları kapama masrafını biz üstlendik ve Erdek doğalgaza kavuştu. İlçe belediyeleri yapacakları bir imar planını yapıp büyükşehirden onay bekliyor, eğer büyükşehir onaylamazsa ilçelerin hiçbir hükmü olmuyor. Zaman ve vakit kaybına yol açıyor. Kasrı imar planı Tatlısu ve Karşıyaka imar planını benden önce AK Parti belediyeleri onayladı. Biz hiçbir çizgisini değiştirmeden seçilir seçilmez aynı planları büyükşehir’e yolladık. Sırf Erdek’e, Bandırma’ya ceza vermek için veya kendinden olmayanlara ceza vermek için 4.5 sene komisyonda tuttular. Erdek’te %54 oyla Hüseyin Sarı seçildi ama %43 lük oyu da AK Parti aldı. Sen kendi seçmenini de cezalandırıyorsun. Yani halkımızın bugüne kadar bütün olanlara bakarak karar vermeleri gerektiğini düşünüyorum.”

 “Erdek’ten aldığımız duyumlara göre iktidar partisinin adayı ve parti organlarının bütün olanaklarını kullandıklarını ve bunlardan birisinin de para karşılığı vatandaşın oylarını ipotek altına almaya çalışmalarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz ve eşit şartlarda seçim çalışmalarının yürütüldüğünü düşünüyor musunuz?”

 “Haklıma hiçbir zaman böyle bir ithamı yakıştırmam. Benim halkım her zaman doğruyu bulur, bana da ceza verdiyse hakkı vardır. Bugün fakir kitle benim yanımda. Sloganı da “baba başkan” olarak onlar koydular. Çünkü birkaç günlük menfaatle hareket etmelerinin sonuçlarını geçmişte görmüşler,ben 5 yıl onlara sahip çıkmayı vaat ediyorum ve bunu da iyi biliyorlar. Erdek’te hiç kimsenin maddi çıkar için iradesini, hiçbir gücün de ipotek altına alacağına inanmıyorum. Almaya çalışan adamların da sicilleri doğru değil? Şuanda iki listeye de baktıkları zaman gerçekten de milli, dürüst, geçmişinde en ufak bir leke olmayan, en ufak bir illegal iş, ekmek olmayan insanlar benim ekibimde. Diğer tarafın sicilini, geçmişini herkes biliyor.”

 “Erdek ve Ocaklar ’da su sıkıntıları yaşandı. Rakip adayınızdan daha önce belediye meclis üyeliği ve başkan vekilliği yaptı. Onun döneminde yine maaş ve ekonomi sıkıntı yok muydu da sanki siz belediyeyi ekonomik sıkıntıya sokmuş gibi bir algı oluştu?”

“Geçmişte de su sıkıntısı yaşanmadı. BASKİ devraldıktan, büyükşehir sorumluluğuna girdikten sonra yaşanmaya başlandı. Bu da büyükşehrin beceriksizliğinden kaynaklandı.

Ben 1999’da Erdek Belediye başkanı olduğumda 3 milyon dolar bütçeyle devir aldım,10 yıl belediye başkanlığı yaptım, Eğridere projesinin benden önce temelleri atılmıştı ama geçici ve kati kabulleri benim dönemimde yapıldı. Yani Eğridere projesinin bütün borçları ve müteahhit ödemeleri benim dönemime tekabül etti. Ben 2009 yılında Erdek Belediye Başkanlığını teslim ettiğimde Zeytinli Ada’yı kamusallaştırmış, alt yapısını bitirmiş, bütün yol ve caddelerini tamamlamış bir belediye başkanı olarak 38 milyon borçla devrettim. 2009-2014 arasında bugünkü AK Parti adayının belediye meclis üyeliği ve başkan vekilliği yaptığı dönemde Erdek Belediyesi 93 milyon lira borçlandı. 132 trilyon borçla devir aldım. Gelirlerin yarısının büyükşehir’e gittiğini düşündüğünüz zaman ben devir aldığımda 6 ay maaş ödenmemişti.

Biz bir tane mülk bile satmadan 5 yıldır kıt kanaat geçinerek, tasarruf ederek, hortumları keserek Erdek Belediyesi’nin gelir gider dengesini sağladık. Bu sene yüzde 10 borçlanacaktık ki bu her sene aldığımız bir karar,4 milyon 200 bin lira borç alsaydık biz bugün 6-7 maaşımızı ödemiş olacaktık. Buna da engel olmak için her şeyi yaptılar. Biz 31 Mayısa kadar bu krediyi alıp bütün personel borcumuzu ödeyeceğiz. 2.5-3 milyon civarında bir mülkümüzü kiraya vereceğiz. Yani Erdek artık ayağını yorganına göre uzatmayı öğrendi ve bu yıldan itibaren personel maaşlarında çok ciddi bir sıkıntı olmayacağını gördüğüm için aday oldum.”

“Erdek’te ilçe merkezi hariç başta belediyeciliği iptal edilen Karşıyaka ile diğer mahalle statüsü kazanan köylere ne tür hizmetler yapmayı düşünüyorsunuz?”

 “Oralarda en büyük sıkıntı alt yapı sıkıntısıdır, Biz kısmen yağmur hatlarını yaptık. Bizim hedefimiz Erdek Belediyesi’yle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ni almak. İsmail Ok Büyükşehir’i kazandığı taktirde uyum içerisinde öncelikle alt yapı hizmetlerini başlatacağız. Mesela Erdek’in bütün mahalleleri doğalgaza kavuşacak. Önümüzdeki sene de Ocaklar programda. 1 yıl geciktiğini farz etsek bizim hedefimiz 2021’e kadar Erdek Ocaklar doğalgaz alt yapısını en azından tamamlamak.

Ocaklar Belediyesi 2014 öncesinde bir otel sattı, iller bankasına parayı yatırdı ve kanalizasyon için teminatını verdi. Ocaklar halkı yapılması gereken kanalizasyon projesinin parasını ödedi. 5 yıldır çivi çakamadılar, Ocaklar Belediyesi’nin nerede bıraktıysak orada duruyor. Erdek’ten büyükşehir belediyesine 5 yılda giden para 200 trilyon, 200 trilyondan Erdek ilçesine Paşalimanı da dahil 500 milyon liralık yatırım yapmadılar. Bunları kendi faaliyet raporlarındaki rakamlarla söylüyorum. Bu gelirleri kendi partilerinin kazandığı merkezlere kaydırdılar. Bu adalet değil, biz her ilçenin hangi kuruma yarattığı ne kadar kaynak varsa o ilçe için değerlendirilmesinin yapılmasını istiyoruz.”

“Erdek kozmopolitik bir yer ve başta Romen vatandaşlar olmak üzere Türkiye’nin bir çok noktasından vatandaşlarımız yaşıyor. Size oy vermiş veya vermemiş vatandaşlarımızda var. Hizmet götürme noktasında dengeyi saylayabiliyor musunuz?”

“Şuanda bizim en büyük sorunumuz temizlik işleriydi, Şuanda Erdek 45 kişi ile temizleniyor. Araçlarımızın hepsi de pertti, 14 tane kamyon 2 tane yıkama aracı aldık. Temmuz ayından itibaren yeniden eski sisteme dönüyoruz, 2009 öncesi Erdek pırıl pırıldı. Şimdi baktığınızda Erdek’in bu halinden bende mutlu değilim ama Kapıdağ’ın tamamını 45 kişi ile topluyoruz. Eskiden dökülen çöp döküm sahasına dökmüyoruz. Her topladığımız bir torba çöpü Susurluk’a taşıyoruz. Ama şuanda geçici işçi sayımızı da arttırıyoruz. Saatli, şarkılı türkülü temizlik aracının geldiğini bütün sokağa duyurup o arada çöplerin çıkarılmasını sağlama yöntemine döneceğiz ve bu sorunda ortadan kalkacak.

Bütün mahallelere eşit davranıyorum, hatta fakir mahallelere daha da dikkatli davranıyorum. Elimden geldiği kadar çalışıyorum. Benim için ırk, renk, inanç önemli değil. Hiçbir ayrım yapmadan Erdek için bir çivi çakan herkesle beraberiz.”

 “Erdekli seçmen neden Hüseyin Sarı ile devam etmeli? Neden belediye rakip İktidar Partisi’nin eline geçmemeli? Bu sorumun ikinci bölümünü de seçmen açısından Erdek ve Bandırma yönüyle cevaplandırabilir misiniz?”

 “Şuanda Erdek’te ve Türkiye’nin genelinde en büyük sorun yozlaşmış siyaset, kirlenmiş siyaset, kirli işlere bulaşmış siyaset. Dolayısıyla bazen insanın onuru aç kalmayı da kötü olmayı da kabulleniyor.

Ben belediye başkanı olarak seçilmediğimde de kapıma gelip yardım isteyen hiç kimseyi geri çevirmedim. Elimden geldiğince yardım ettim. Erdekli bunu biliyor ve farkında. Aynı maceraya Erdekli bir daha düşmez. Hele bu seferki karşı kadro çok duyarsız. Belediye başkan adayının kahveye gittiğinde 10 kişiye çay ısmarladığını söylesinler adaylıktan çekileceğim. Seçime 10 gün kala cenazedeler, meydandalar. Biz bu coğrafyada belediye başkanı olalım yada olmayalım arkadaşlarım da dahil olmak üzere bizi davet eden her cemiyete icabet etmeye çalıştık. İyi günde kötü günde her zaman olmaya çalıştık. Belediye o yüzden şefkat demek. Fakirler bu yüzden beni çok seviyor.”

 “Son olarak söylemek istediğiniz şeyler nelerdir?”

 “Yapacağımız çok iş var sayamadık, genelde dedikodulara cevap verdik. Erdek’te artık turizmi çeşitlendirmekle ilgili ciddi projelerimiz hayata geçiyor. Kzyikos kazıları devam ediyor. Erdek’i tarihiyle öne çıkarmayı ön planda tutuyor. Zeytinli Ada’nın ziyarete açılmamasının sebebi Kültür Bakanlığı 1. Derece sit olduğu için kendi çalıştırmak istiyor. Onunla ilgili bir mutabakat çalışması yapıyoruz. Yani biz çalıştıralım, geliri paylaşalım gibi. Kongre ve Kültür Merkezi’ne 2000 yılında başladık. Maalesef araziyi bağışlayan hemşehrimiz vefat etti. Mirasçılar dava açtı, 16 sene dava sürdü. Orayı 2 yıl içerisinde tamamlayarak Erdek’te kongre turizmini başlatacağız. Çünkü Erdek en kalabalık, en sanayileşmiş bölgesinin kalbinde. İstanbul, Kocaeli, Bursa. Ama kongre turizmi için insanlar Antalya’ya gidiyor. Halbuki biz yakında iken bu avantajı kullanamamamız akıl karı değil.

Bununla ilgili fiziki üst yapı eksikliğimiz vardı. İnşallah 1-2 sene içerinde onu tamamlarız. Seyitgazi projesini 10 sene onaylatmakla uğraştım. Onu tamamlayacağız, onun bir çok ayağı var. Keza Mağara Tepe dediğimiz Erdek’in kuzeye kapalı olan sırtındaki tepemizde de günübirlik tesisler zinciri yapacağız. Kzyikos’un imitasyonunu oluşturup orada amfi tiyatroların ve konserlerin yapıldığı çocuk köyleriyle, gençlik merkezleriyle hayal ettiğim böyle bir proje var. Çalışmaları daha önceki dönemde hazırlanmıştı. Bizim için en önemli konu Erdek Körfezi’ne taşınmak istenen eskimiş kimya sanayisini durdurabilmek. Bu konuda Bandırma Belediyesi’nin de desteğine çok ihtiyacımız var. Erdek Körfezi Akdeniz’in Kızıl Körfezi yani hem Kapıdağ hemde körfez çok özel. Akdeniz ve Karadeniz’in canlılıklarının tamamını taşıyor. Koruma alanı ilan edilmesiyle ilgili bir girişimimiz var, Pina sahası ve Berselona sözleşmesine göre de koruma altına alınmış Pina sahaları, Erdek Körfezi’nde Kırmızı mercan bulunca bilim adamları şoka girdi,Ayvalık’ta var denildi,Bu coğrafyaya sahip çıkmamız lazım.

 Sanayileşmeye karşı değiliz. Çevreye zarar veren değil Balıkesir’in üretimine uygun katma değer üretecek sanayiye ihtiyacımız var. Tarımsal sanayiye ihtiyacımız var veya bor ile ilgili bir sanayiye ihtiyacımız var. Dil ovasına bu coğrafyayı çevirirsek burayı terk etmemiz gerekir. Onun için akıllı olmamız, birlik olmamız lazım, birlik olarak bu güzel coğrafyayı korumamız lazım. Köylerimize alt yapı yollarımızı düzelteceğiz. Turizmi bütün Kapıdağ’a yaymaya çalışıyoruz. Yukarıyapıcı’da başlattığımız “Köyümü Yaşat” Projesi var. Onu Paşalimanı’na da, Hamamlı’ya da uyguluyoruz. Tarım ana geçim kaynağımız, Ama zeytinden 35 milyon kazanıyoruz, turizmden 20 milyon. Yaklaşık 60 milyon gelirimiz var.

 Oysa Kapıdağ’da 2.5 milyona yakın kestane, 2.5 milyona yakın ıhlamur, defne, 2 milyon 600 bin sonradan ekilmiş olsa da çam ve ceviz gibi Allah’ın verdiği nimetler var,Bandırma Orman Şefliği’nin bana verdiği rakamlar sadece Allah’ın yaratığı bu orman ürünlerini toplasak, ekonomiye değerlendirsek 180 milyon lira ekonomik değerden bahsediyor, Bunlar 2013 yılı rakamları,Şuanda doları o zamana göre 3 kat arttı dersek 600 trilyonluk bir ekonomik değerden bahsediyoruz. Bunu değerlendirebilmek için Tarım Kalkınma Kooperatifleri kurmamız lazım, 2-3 tane daha kurup birlik haline getirirsek Kapıdağ Tarım Kalkınma ve Orman Değerlendirme Birliği olarak bir birlik oluşturabilirsek, bunun da Büyükşehir Belediyesi’nin ciddi yetkisi var. Erdek Belediyesi’nin kaynakları tabiki sınırlı,Büyükşehir Belediyesi’nin ve Erdek Belediyesi’nin ayıracağı bir 5-6 milyonluk bir kaynakla bu orman ürünleri değerlendirildiği taktirde Erdek bugünkü bütün ekonomik birikimini 5-10 katı daha büyük bir gelire ulaşacak ve zenginleşecek.

31 Martta da herkes beş duyusunu açsın, cebine baksın, 17 yıldır yaşadığımız süreci iyi bir değerlendirsin. Herkes ilçesine, beldesine, köyüne sahip çıksın ”Açıklamalarında bulundu.

Etiketler :
Hüseyin Sarı Genç Fm’e Konuk Oldu -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net