Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > GÜNDEM > Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler
Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler
...
16-05-2019 11:51
GÜNDEM
0 Yorum
157 Okunma
Haberi Yazdır
I. Oruç iba­de­ti­nin hik­met ve fay­da­sı nedir?
Allah’ın emir ve ya­sak­la­rı el­bet­te­ki kul­la­rın iyi­li­ği için­dir. İslâm bil­gin­le­ri, bütün hü­küm­le­rin in­san­la­rın ya­rar­la­rı­nı ger­çek­leş­tir­me ama­cı­na yö­ne­lik ol­du­ğu ko­nu­sun­da görüş bir­li­ği için­de­dir­ler. Allah’ın ya­pıl­ma­sı­nı is­te­di­ği şey­ler­de kul­lar için çok büyük fay­da­lar, ya­sak­la­dı­ğı şey­ler­de ise büyük za­rar­lar bu­lun­du­ğu ka­çı­nıl­maz bir ger­çek­tir. İslâmi öğ­re­ti­nin ken­di­le­ri­ne yük­le­di­ği mis­yon ge­re­ği İslâm âlim­le­ri çe­şit­li iba­det­le­rin yarar ve hik­met­le­ri ko­nu­sun­da öte­den beri kafa yor­muş, bun­la­rın ki­şi­sel pra­tik ya­rar­la­rın­dan çok, insan nef­si­nin arın­dı­rıl­ma­sı ve yük­sel­til­me­si yo­lun­da fonk­si­yo­nel hale ge­ti­ril­me­si­ne ça­lış­mış­lar­dır. Bu bağ­lam­da kul­la­rın yap­mak­la yü­küm­lü tu­tul­du­ğu iba­det­le­rin sağ­la­dı­ğı bazı fay­da­lar ya da hik­met­ler tes­pit edi­le­bil­di­ği gibi, bu fay­da­la­rın veya ger­çek­leş­ti­ril­mek is­te­nen amaç­la­rın ta­ma­mı­nın tes­pit edi­le­me­di­ği de bir ha­ki­kat­tir.
Oruç iba­de­ti­nin temel he­de­fi in­san­la­rı tak­va­ya eriş­tir­mek­tir. Bu biz­zat Kur’ân-ı Kerîm’de “Ey iman eden­ler! Allah’a karşı gel­mek­ten sa­kın­ma­nız ve tak­va­ya eriş­me­niz için oruç, siz­den ön­ce­ki­le­re farz kı­lın­dı­ğı gibi, size de farz kı­lın­dı (...)” (Ba­ka­ra: 2/183-184) şek­lin­de ifade edil­mek­te­dir.
İnsanı ma­ne­vi bir eği­tim sü­re­ci­ne ta­şı­yan oruç, kulun, kısa sü­re­de kalbi ve ruhu üze­rin­de bi­rik­miş günah tor­tu­sun­dan sıy­rıl­ma­sı­nı sağ­lar. Böy­le­ce oruç, in­sa­nı “kad ef­la­ha men zek­kâ­hâ” aye­ti­nin sır­rı­na er­di­rir. Bu, nef­si­ni kö­tü­lük­ler­den arın­dı­ra­nın, kur­tu­lu­şa er­di­ği­nin bir ifa­de­si­dir. Nasıl ki sa­da­ka ve zekât, ina­nan­la­rı gü­nah­lar­dan te­miz­ler, on­la­rı arın­dı­rıp, yü­cel­tir­se (Tevbe: 9/103) be­de­nin ze­kâ­tı olan oruç da (İbn Mâce, Sıyâm, 44) in­sa­nı nef­si­nin hâ­ki­mi­ye­ti al­tın­da ezil­mek­ten kur­ta­rır.
Oruç tutan kişi, nef­si­nin zin­cir­le­ri­ni kı­ra­rak Allah’ın ipine sa­rıl­mış olur. Nefis in­sa­nı ben­cil­leş­ti­rip yal­nız­lı­ğa
iter­ken, insan Allah’ın ipine sa­rıl­mak­la sos­yal bir var­lık
ol­du­ğu­nu iyi­den iyiye his­se­der. Oruç ayı olan ra­ma­zan
bo­yun­ca toplu hâlde ya­pı­lan iba­det­ler bir­lik duy­gu­su­nu ruh­la­ra işler. Zen­gin, fa­kir­le aynı safta namaz kılar, aynı sof­ra­da yemek yer, zekât, fitre ve fid­ye­ler gelir da­ğı­lı­mın­da­ki den­ge­siz­li­ğe adeta can suyu olur.
Oruç, nef­sin is­tek­le­ri­ne iradi ola­rak uzak durma ol­ma­sı yö­nüy­le bir irade eği­ti­mi­ne, açlık ve su­suz­lu­ğun ver­di­ği sı­kın­tı­ya da­yan­ma yö­nüy­le de sabır eği­ti­mi­ne dö­nüş­mek­te­dir. Ki­şi­nin yaşam sü­re­cin­de ba­şa­rı­lı bir pe­ri­yo­da sahip ola­bil­me­si şüp­he­siz irade eği­ti­min­den geç­mek­te­dir. İra­de­si zayıf in­san­lar ha­yat­ta ba­şa­rı­lı ola­ma­dı­ğı gibi, uh­re­vî açı­dan da son­la­rı iyi de­ğil­dir. Çünkü iba­det­ler hemen hemen bü­tü­nüy­le ira­de­si güçlü in­san­la­rın ifa ede­bi­le­ce­ği bir konum ve ni­te­lik arz et­mek­te­dir­ler. Bu nok­ta­da oruç, nef­sin is­tek­le­ri­nin
kont­rol al­tı­na alın­ma­sın­da, ruhun arın­dı­rı­lıp yü­cel­til­me­sin­de et­ki­li ol­mak­ta­dır. Ni­te­kim oru­cun de­ği­şik bi­çim­ler­de de olsa hemen bütün din ve kül­tür­ler­de ri­ya­zet ve mü­ca­he­de yolu ola­rak be­nim­sen­miş ol­ma­sı bu ger­çe­ği ifade et­me­si yö­nüy­le dik­kat çe­ki­ci­dir.
Oruç iba­de­tiy­le ka­na­at, tek­rar ka­pı­mız­dan ev­le­ri­mi­ze girer. Açlık çeken insan yok­su­lun, muh­ta­cın du­ru­mu­nu anlar ve ka­na­at et­me­nin öne­mi­ni daha iyi kav­rar. Artık israf ede­mez olur. Allah Re­su­lü’nün “Ka­na­at bit­me­yen bir ha­zi­ne­dir (Bey­ha­kî, Zühd, 2/88)” sözü mü­mi­nin ku­lak­la­rın­da yan­kı­la­nır. Ni­me­tin es­ki­sin­den daha çok kad­ri­ni bilen insan, Allah’a olan şük­rü­nü ar­tı­rır. Hır­sın mah­ru­mi­ye­te, ka­na­atin rah­me­te ve­si­le ol­du­ğu­nu anlar. Allah Re­su­lü’nün “ik­ti­sat eden geçim sı­kın­tı­sı çek­mez” (İbn Ebî Şeybe, el-Mu­san­nef, 5/331) müj­de­si ha­ya­tın­da te­za­hür et­me­ye baş­lar.
Oruç iba­de­ti, in­sa­na iftar ve sahur ile, kı­lı­nan te­ra­vih na­maz­la­rıy­la, diğer iba­det­ler­le ha­ya­tı di­sip­li­ne etme im­ka­nı tanır. Oruç ayı olan ra­ma­zan ayı kulun Rab­bi­ne il­ti­ca ede­rek, gü­nah­la­rı­nın ba­ğış­lan­ma­sı için hayat yo­lu­na yer­leş­ti­ril­miş fır­sat ve hâ­zi­ne­ler­le do­lu­dur. Kişi, Kur’an üze­rin­de daha fazla dü­şün­me im­kâ­nı ya­ka­lar.
Ra­ma­za­nın ge­tir­di­ği be­re­ket­le, gü­nah­la­rın kalp ve beyin üze­rin­de ört­tü­ğü per­de­yi kal­dır­ma­sıy­la insan, bazı ayet­le­ri daha de­rin­den his­se­der ve anlar. Oruç be­de­nin ze­kâ­tı ola­rak, vü­cut­ta bi­rik­miş za­rar­lı un­sur­la­rın defi için me­ta­bo­liz­ma­ya büyük bir imkân sağ­lar. İnsa­nın, vü­cu­du­nu diğer can­lı­lar­dan daha fark­lı ola­rak madde ve ma­na­nın sırlı ve ahenk­li bir bir­le­şi­mi ola­rak gör­me­ye baş­la­dı­ğı bu ayda, vü­cut­lar ye­ni­le­nir, di­mağ­lar par­lar... Allah Re­su­lü’nün “Sûmû te­sıh­hû” “oruç tu­tu­nuz ki sıh­hat bu­la­sı­nız” sö­zü­nü teyit eder­ce­si­ne be­den­le­ri­miz sağ­lık bulur. (Ta­be­ra­ni, Mu’cemu’l-Ev­sat, VIII, 174; Mün­zi­rî, et-Ter­gîb, 2/206)
Ra­ma­zan orucu ümit­siz in­san­la­rın ba­ğış­lan­ma ümit­le­ri­ni ye­şert­tik­le­ri bir zaman di­li­mi­dir. Oruç, an­sı­zın ge­lecek sı­kın­tı­la­ra karşı in­san­la­ra da­ya­nık­lı ol­ma­yı öğ­re­ten bir öğ­ret­men­dir. Ço­cuk­la­rı­mı­za ke­yif­le din­le­ri­ni öğ­ren­me ve ya­şa­ma fır­sa­tı veren bir aydır ra­ma­zan...
Allah Re­su­lü, ina­nıp kar­şı­lı­ğı­nı Allah’tan bek­le­ye­rek ra­ma­za­nı de­ğer­len­di­ren­le­rin geç­miş gü­nah­la­rı­nın ba­ğış­la­na­ca­ğı­nı söy­le­miş­tir.
(Nesâî, İman, 21) Aynı şe­kil­de Allah Re­su­lü, Sa­ha­bi­si Ka’b b. Ucre’ye hi­ta­ben: “Ey Ka’b! Namaz ki­şi­nin Müs­lü­man olu­şu­na de­lil­dir. Oruç ise sağ­lam bir kal­kan­dır. Sa­da­ka ver­mek, suyun, ateşi sön­dür­dü­ğü gibi gü­nah­la­rı silip sü­pü­rür. Ey Ka’b! Ha­ram­la bes­le­ne­rek te­şek­kül eden et ve ke­mik­le­re ancak ateş­te olmak ya­ra­şır. (Tir­mi­zî, Cum'a, 79)” diye söy­le­miş­tir.
Oru­cun hik­met­le­ri ile hü­küm­le­ri­ni an­la­mak ara­sın­da sıkı bir bağ var­dır. Oru­cun fık­hı­na ta­al­luk eden ku­ral­la­rın bi­lin­me­si oru­cu­mu­zu Allah Re­su­lü’nün bize hik­met ola­rak bı­rak­tı­ğı sün­ne­ti­ne uygun oruç­lar tut­ma­mı­za imkân tanıyacaktır.

Etiketler :
Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net