Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > EĞİTİM > Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler
Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler
...
31-05-2019 11:53
EĞİTİM
0 Yorum
78 Okunma
Haberi Yazdır
Kur’an-ı Kerim’in in­me­ye baş­la­dı­ğı Ra­ma­zan ayı’nın yirmi ye­din­ci ge­ce­si Kadir Ge­ce­si­dir. İslâm’da en kut­sal ve fa­zi­let­li ge­ce­dir. Kadir ge­ce­si, içe­ri­sin­de Kadir ge­ce­si bu­lun­ma­yan bin aydan daha ha­yır­lı­dır.
Kur’ân-ı Kerim de bu ge­ce­nin fa­zi­le­ti­ni be­lir­ten müs­ta­kil bir sûre var­dır. Bu sû­re­de yüce Rab­bi­miz şöyle bu­yu­ru­yor:
“Doğ­ru­su biz Kur’ân’ı Kadir ge­ce­sin­de in­dir­mi­şiz­dir. Kadir ge­ce­şi­nin ne ol­du­ğu­nu sen bilir misin? Kadir ge­ce­si bin aydan ha­yır­lı­dır.Me­lek­ler ve Ceb­ra­il o ge­ce­de Rab­le­ri­nin iz­niy­le her türlü iş için iner­ler O gece, tan ye­ri­nin ağar­ma­sı­na kadar bir esen­lik­tir. "(Ka­dir­sû­re­si, 97/1-5)
Bu sû­re­nin inişi hak­kın­da de­ği­şik ri­va­yet­ler var­dır. Bun­lar­dan biri şöy­le­dir: 
Bir kere Ra­sû­lül­lah (s.a.s) As­hab-ı Ki­râ­ma İsra­ilo­ğul­la­rın­dan bi­ri­nin, si­la­hı­nı ku­şa­na­rak Allah yo­lun­da bin sene cihad et­ti­ği­ni bil­dir­miş­ti. As­ha­bın buna hay­ret et­me­le­ri üze­ri­ne Ce­na­bı Hak bu Kadir sû­re­si­ni in­dir­miş­tir­Bu ge­ce­ye Kadir ge­ce­si de­nil­me­si şeref ve kıy­me­tin­den do­la­yı­dır. Çünkü:
a)Kur’ân-ı Kerim bu ge­ce­de in­me­ye baş­la­mış­tır.
b)Bu ge­ce­de­ki iba­det, içe­ri­sin­de Kadir ge­ce­si
bu­lun­ma­yan bin ayda ya­pı­lan iba­det­ten daha faziİtli­dir.
c)Ge­lecek bir se­ne­ye kadar ce­re­yan edecek olan her türlü ha­di­se­ler Allah Teâlâ’nın ezelî kaza ve tak­di­ri ile il­gi­li me­lek­le­re bu gece bil­di­ri­lir (Tec­ri­di Sarih Ter­ce­me­si, VI, 312).
d)Bu ge­ce­de yer­yü­zü­ne Ceb­ra­il ve çok sa­yı­da
melek iner.
e)Bu gece tan­ye­ri­nin ağar­ma­sı­na kadar esen­lik­tir, her türlü kö­tü­lük­ten uzak­tır. Yer­yü­zü­ne inen me­lek­ler uğ­ra­dık­la­rı her mü’mine selam ve­rir­ler.
Kadir ge­ce­şi­nin hangi gece ol­du­ğu kesin ola­rak bi­lin­me­mek­le be­ra­ber ge­nel­lik­le Ra­ma­zan’ın yirmi ye­din­ci ge­ce­sin­de ol­du­ğu ter­cih edil­miş­tir. Hz. Pey­gam­ber (s.a.s) bunun ke­sin­lik­le hangi gece ol­du­ğu­nu be­lirt­me­miş, ancak; “Siz Kadir ge­ce­si­ni Ra­ma­zan’ın son on günü içe­ri­sin­de­ki tek ra­kam­lı ge­ce­ler­de ara­yı­nız” (Bu­hâ­rî, Ley­le­tü’l-Ka­dir, 3; Müs­lim, Siyam, 216) bu­yur­muş­tur.
Zir b. Hu­beyş diyor ki, Übey b. Ka’b’a sor­dum:
Kar­de­şin Ab­dul­lah b. Mes’ud: “Yıl bo­yun­ca iba­det eden Kadir ge­ce­si­ne isa­bet eder” diyor, dedim.
Übey b. Ka’b dedi ki: “Allah İbn Mes’ud’a rah­met ey­le­sin. O, in­san­la­rın Kadir ge­ce­si­ne gü­ven­me­me­le­ri­ni is­te­miş­tir. Yoksa Kadir ge­ce­şi­nin, Ra­ma­zan­da, Ra­ma­za­nın da son on günü içe­ri­sin­de yirmi ye­din­ci ge­ce­sin­de ol­du­ğu­nu bi­li­yor­du” dedi.
Kadir Ge­ce­si­nin en önem­li özel­li­ği, cin ve in­san­la­ra iki cihan sa­ade­ti bah­şe­den, kâ­inat ki­ta­bı­nın ezelî bir ter­cü­me­si olan yüce ki­ta­bı­mız Kur’ân-ı Ke­ri­min bu ge­ce­de ilk ola­rak dünya se­ma­sı­na in­di­ril­me­si­dir. Daha sonra ise ih­ti­ya­ca göre âyet âyet veya sû­re­ler ha­lin­de vah­yin maz­ha­rı Re­sul-i Ekrem Aley­his­sa­lâ­tü Ves­se­la­ma Ceb­ra­il (a.s.) va­sı­ta­sıy­la tak­dim edil­miş ol­ma­sı­dır.
Yine bu mü­ba­rek ge­ce­de in­san­lı­ğın ebedî re­fa­hı­na sebep ola­cak, ona be­re­ket­li bir ömrü ka­zan­dı­ra­cak bir fır­sat ve­ril­mek­te­dir. Bu ge­ce­yi dua, zikir ve iba­det­le ge­çi­ren kişi, ancak sek­sen sene gibi uzun bir ömür­de ka­za­na­bi­le­ce­ği ecir ve se­va­bı bir ge­ce­de elde etme bah­ti­yar­lı­ğı­na ermiş ola­cak­tır.
Bu ge­ce­de­ki İlâhî zi­ya­fe­te ve Kur’ânî sof­ra­ya başta Kur’ân-ı Mü­bi­ni Re­su­lul­lah Aley­his­sa­lâ­tü Ves­se­la­ma vahiy yo­luy­la ge­ti­ren Ceb­ra­il olmak üzere me­lek­ler de ine­rek şen­len­di­rir­ler. Kalb ve ba­sî­re­ti açık olan mü’min­le­re uh­re­vî âlem­den man­za­ra­lar ser­gi­le­nir.
Me­lek­le­rin pey der pey in­me­siy­le yer­yü­zü ma­ne­vî bir taz­yi­ke maruz kalır. Dünya adetâ on­la­ra dar gel­me­ye baş­lar. Mü’min­le­rin et­ra­fı­nı ku­şa­ta­rak on­la­ra Rab­le­ri­nin bağış ve rah­me­ti­ni müj­de­ler­ler.​turkeyarena.​net Tan yeri ağa­rın­ca­ya kadar devam eden bu ulvi te­cel­li,
üm­met-i Mu­ham­med’in gö­nül­le­ri­ne engin bir huzur ve sa­adet dal­ga­sı es­ti­rir.
Kadir Ge­ce­sin­de böyle nurlu hâ­di­se­le­rin yıl­dö­nüm­le­ri­ni idrak ede­riz. Onun kad­ri­ni bil­mek­le de feyiz ve be­re­ke­tin­den, dün­ya­yı ku­şa­tan nu­ra­nî ha­va­sın­dan is­ti­fa­de etmiş olu­ruz.
Ha­dis­ler­de Kadir Ge­ce­si
-Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle de­miş­tir: Re­sû­lu’llâh salla’llâhu aley­hi ve sel­lem, Kadir Ge­ce­si’ni haber ver­mek üzere Hâ­ne-i Sa­âde­tin­den çıktı. Der­ken Müs­lü­man­lar­dan iki kişi kavga et­ti­ler. Bu­yur­du­lar ki:
Ben, size Kadir Ge­ce­si’ni haber ver­mek üzere çık­mış­tım. Filân ile filân kavga et­ti­ler de ona dâir olan bilgi kal­dı­rıl­dı. İhti­mâl ki hak­kı­nız­da bu daha ha­yır­lı­dır.
Artık siz, Kadir Ge­ce­si’ni yir­mi­den son­ra­ki ye­din­ci veya do­ku­zun­cu veya be­şin­ci ge­ce­ler­de ara­yı­nız
-ibn-i Abbâs (r.a)’dan ri­vâ­yet edil­di­ği­ne göre, Nebî salla’llâhu aley­hi ve sel­lem şöyle bu­yur­muş­tur:
Ashâb’ım! Siz ley­le-i Kadr’i Ra­ma­zan’ın aşr-ı ahî­rin­de ara­yı­nız!. Ley­le-i Kadir, ya Ra­ma­zan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece ka­la­dır
-Âişe (r.a)’dan şöyle de­di­ği ri­vâ­yet edil­miş­tir:
Ra­ma­zan’ın son on günü gi­rin­ce, Nebî salla’llâhu aley­hi ve sel­lem ibâ­det ko­nu­sun­da daha da ciddî bir sa’y ü iç­ti­hâd arz eder­ler­di. Ge­ce­si­ni ihyâ eder, ehl ü âile­si­ni de ibâ­det için uyan­dı­rır­dı.
-Ebû Hü­rey­re ra­di­yal­lâ­hu anh’den: Şöyle de­miş­tir: Re­sû­lu’llâh salla’llâhu aley­hi ve sel­lem bu­yur­du ki: Her kim, imâ­nın­dan do­la­yı ve mü­ka­fa­tı­nı yal­nız Allâh’tan uma­rak Kadir Ge­ce­si’ni ihya eder­se, geç­miş gü­nah­la­rı af­fe­di­lir. Bin aydan ha­yır­lı­dır den­me­si­nin hik­me­ti nedir?
“Bin ay” sek­sen üç sene dört aylık bir sü­re­ye te­ka­bül eder. Geç­miş­te­ki salih kim­se­le­rin bir ömür boyu ka­zan­dık­la­rı ma­ne­vi mer­te­be­yi bir gece için­de elde etme fır­sa­tı­dır. Re­su­lul­lah (a.s.m.) sa­ha­bi­le­re İsra­ilo­ğul­la­rın­dan bir kim­se­nin Allah yo­lun­da bin ay bo­yun­ca si­lâh­lı ola­rak cihat et­ti­ği­ni an­lat­mış­tı. Sa­ha­bi­ler bunu du­yun­ca şa­şır­dı­lar ve kendi amel­le­ri­ni az, gör­dü­ler. Bunun üze­ri­ne Kadir Su­re­si in­di­ril­di.
Başka bir ri­va­yet­te Pey­gam­be­ri­miz Sa­ha­bi­le­re İsra­ilo­ğul­la­rın­dan dört ki­şi­nin sek­sen sene bo­yun­ca hiç günah iş­le­me­den iba­det et­tik­le­ri­ni an­lat­tı. Sa­ha­bi­ler bunu hay­ret­le kar­şı­la­dı. Ceb­ra­il Aley­his­se­lâm geldi, “Yâ Mu­ham­med, üm­me­tin o bir­kaç ki­şi­nin sek­sen sene iba­de­tin­de hay­re­te düş­tü­ler. Allah sana ondan daha ha­yır­lı­sı­nı in­dir­miş­tir” di­ye­rek Kadir Su­re­si­ni okudu ve, “İşte bu senin ve üm­me­ti­nin hay­ran ka­lı­şın­dan daha ha­yır­lı­dır” bu­yur­du.(1)
Diğer bir ri­va­yet­te Re­su­lul­lah’a bütün üm­met­le­rin ömür­le­ri gös­te­ril­miş­ti. Kendi üm­me­ti­nin öm­rü­nü kısa gö­rün­ce, ömrü uzun olan üm­met­le­rin amel­le­ri­ni dü­şün­dü. 
Kendi üm­me­ti­nin bu kısa ömür­le­rin­de yap­tık­la­rı amel­ler­le on­la­ra ula­şa­ma­ya­cak­la­rı en­di­şe­si için­de üzül­dü. Yüce Allah da Ha­bi­bi­ne, bu üzün­tü­sü­ne mu­ka­bil Kadir Ge­ce­si­ni ve­re­rek diğer üm­met­le­rin bin yı­lın­dan daha ha­yır­lı kıldı. (2)
 Kadir Su­re­si bu ha­di­se­ler üze­ri­ne nazil ol­muş­tur.

Etiketler :
Ramazan Ayı İle İlgili Bilgiler -
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net