Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ümit Babacan > CİHAN HAYIRSEVENER SENİ UNUTMADIK…
CİHAN HAYIRSEVENER SENİ UNUTMADIK…
18/12/2014 - 14:13
Ümit Babacan
0 Yorum
4601 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
CİHAN HAYIRSEVENER SENİ UNUTMADIK…
"Dün dündür bugün bugündür" felsefesinin temsilcisi
Sarı "cesur yürek" liliğini sürdürüyor
DENEME 1
Deneme

Masmavi gözleri vardı. Gazeteci şehit Cihan HAYIRSEVENER Ağabeyimizin;

Bir dostu kaybetmenin acısının ne demek olduğunu ancak bunu yaşayanlar bilirler. Bizler bir ağabeyimizi aynı zamanda bir can dostumuzu kaybettik. Yüreklerimizde onun bizi bırakıp gidişinin acısının sıcaklığını halen hissediyoruz. Ailesi ise o kara haberin geldiği 18 Aralık 2009 tarihinde evlerine düşen bir cehennem ateşiyle yandılar. Bizler dostumuzu onlar ise babalarını, eşlerini, evlerinin direklerini kaybetmişlerdi. Ortalık yangın yerine dönmüştü. Kimse onun şehit olduğuna inanmak istemedi. Ona ve mavi gözlerine ölümü kimse yakıştıramadı. Ölüm o gülen yüzüne, oysa ona hiç yakışmıyordu…

Büyükle büyük, çocukla çocuk olan bu dev adamın çınar misali yıkılmasını kimse kabullenememişti. Balıkesir basını böyle güçlü bir kalemini kaybetmekle çok büyük bir zarara uğramıştı. Daha yapacağı çok işleri, yazılması gereken yazıları ve makaleleri vardı. Onun emanetlerine sahip çıkmak bir görev değil midir? Ardından çok yazı yazılıp çizildi. Daha da yazılır çizilir... Ama lafta kalmamalı! Ya yapılması gerekenler?

Beş yıl önce Bandırmada gerçeklerin gün yüzüne çıkması için çabalayan bir gazeteciye ölümü layık görenlerin ise halen akşamları rahatça kafalarını yastığa koyabilmeleri ise ayrı bir vicdan terazisindeki ince noktadır. Tetiği çekenler, tetiği çektirenler ve vur emrini acımadan verenler savunmasız bir insana, bir aydına yapılan bu haksız davranışın cezaları verildi. Ancak yeterlimi diye de düşünmek lazım?

Bugün kalemden kan damlıyor. Yazarların silahları oysa sadece kalemleridir. Nasıl silahı kalem olan bir adama kurşunla saldırdılar. Bandırmayı yetim, boynu bükük bırakabildiler. Araya çıkar, para, hırs, rant kavgası girdiği zaman elbette ki bunları anlamak güç değildi. Doğrunun ve adaletin yanında olan Cihan ağabeyim sana nasıl kıydılar?

Oysa Cihan ağabeyimiz Her zaman bizlere mütevazılığın, alçak gönüllülüğün yakışacağını kibir ve gururun da ancak şeytanın ileti olduğunu söylerdi. Hepimiz kendi çevremizde, ailemizde, iş yerlerimizde, arkadaşlarımızda gururdan, kibirden, bencilikten, sevgisizlikten kendini kaybetmiş insanlara şahit olabiliyoruz. Peki, nedeni nedir? Doğrusu bu gururun, nefretin paylaşılamamasını anlayamıyorum. Yeryüzünde tüm güzellikler verilmişken ve bu güzellikleri yaşamak varken neden biz insanlar hep bizi zora sokacak şeyleri seçeriz. Hiç ama hiç anlayamıyorum.

Bu yolculukta o kadar anlamsız çekişmeler yaşıyoruz ki geriye dönüp baktığımızda ‘KEŞKE’ bu çekişmeleri yaşamasaydık diyoruz. 
Biliyoruz ki bu ‘KEŞKE’lerin hiç bir faydası olmuyor bize. Geriye dönüşleri de olmayabiliyor. İncir kabuğunu doldurmayacak o kadar konu yüzünden ters düştüğümüz insanlar oluyor ki bunun savunulabilecek hiç bir yönü yok aslında. 
Tüm kırıp döktüğümüz konulara da baktığımız da hep menfaat çekişmesi, daha çok kazanma hırsı ve daha çok mal edinme hırsından kaynaklandığını görüyoruz.

  ‘ÖMÜR DEDİĞİN’  nedir ki? ‘ÖMÜR DEDİĞİN’ şey göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçiyor. Giderken yanımızda o hiç bir şeyi gözümüz görmeden kazandığımız hiç bir malımızı mülkümüzü götüremiyoruz. Sadece yaptığımız iyilikler, ana ve babamızdan aldığımız duaları götürüyoruz. Ve ancak beyaz beş metre bezle diğer tarafa gidiyoruz.

 Kanuninin biz sözü aklıma geldi. Kanuni  ” Ben ölünce tek elimi tabutumdan dışarı çıkarın. Çıkarın ki insanlar padişah olan Kanuni’nin dünyadan eli boş gittiğini görsünler.” Demiştir.
 

Bunu biliyoruz da yine de kendimizi değiştirmek istemiyoruz. Aynı şekilde hatta bazen daha bile dibe batarak yaşantımızı sürdürmeye devam ediyoruz.
Daha fazla kazanma hırsı ile kırıp döktüğümüz bütün değerler, ana ve babalarımıza döktürdüğümüz gözyaşları öyle bir çıkacak ki karşımıza ebedi hayatta. ‘AH KEŞKE’ diyeceğiz ama ne fayda!
 

Elbette yaşantımızı sürdüreceğiz. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyalık, yarın ölecekmişiz gibi ahretlik çalışacağız elbette. 
Biz hayatımızdan memnunuz mu diyorsunuz. O zaman siz bilirsiniz. Ama şunu unutmayın ki son pişmanlıklar kesinlikle fayda vermeyecektir. ‘KEŞKE’ lerimizin hiç kimseye bir faydası olmayacaktır bilesiniz…

Sevgili Cihan Ağabey ŞEHADETİNİN beşinci yılının ardından seni unutmadık ve asla unutmayacağız.

Sevgili Şehidimiz Cihan’ın tüm sevenlerine ve ailesine sevgilerimle
“Allah bizlere sabrını versin” diyorum. 
    




 

18/12/2014 - 14:13
Ümit Babacan
0 Yorum
4601 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net