Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Av. Birol Şahin > HER AN BAŞKA BİR VÜCUTTASINIZ ASLINDA
HER AN BAŞKA BİR VÜCUTTASINIZ ASLINDA
10/02/2012 - 10:26
Av. Birol Şahin
0 Yorum
2416 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
BELEDİYELER ALACAKLARINI AF EDEBİLİR Mİ?
O ŞAFAK’TAN BU ŞAFAĞA!..
Ölümün Bile Sizi Ayırmadığı Mal ve Para
Gerçekten Özgür Olmak İster misiniz?
HER AN BAŞKA BİR VÜCUTTASINIZ ASLINDA

Mevlana Celalettin hazretin günümüzde bazı resimleri varsa da bunların hiç birisi o değildir; bu resimlerde Mevlana’yı hatırlatan sadece ismidir.Oysa Mevlana’nın yaşadığı asırda ressamlar da vardı.Menakıbu'l-Ârifîn isimli eserde anlatıldığına göre o dönemin ünlü ressamı  Aynuddevle-i Rumî , Mevlana 'nın bir kağıt üzerine gayet güzel resmini yapmak istiyor. Mevlana da resmimi yapsın diyor. Aynü-d'devle eline kağıdı alıyor. Mevlana ayakta Ressama poz veriyor, Aynuddevle Mevlana’ya bakarak latif bir surette resmini yapıyor. Lakin onu benzetemiyor. Bir kağıt daha isteyerek tekrar resmini yapar. Yine benzemez başka bir şekilde görünür. Mevlana her an adeta  ayrı bir halde olunca 20 defa resmi çizer, ama hiçbiri diğerine ve aslına benzemez. Ressam kendinden geçerek kalemlerini kırar. Mevlana bunun üzerine:      
                  “Ah bi rengü binişan ki menem  /  Ki bit binet mera çünan ki menem”       
gazelini söylemeye başlar ve devrin ünlü ressamı Aynuddevle yaptığı resimleri benzetememenin şaşkınlık ve üzüntüsü ile ağlayarak Mevlana’nın ellerine sarılır.
Allah aşkıyla yanıp tutuşan Mevlana halden hale geçtiği için ressam resmi çizene kadar karşısında başka bir Mevlana gördüğünden resim bittiğinde karşısındaki Mevlana’ya benzemediğini görüp acz içinde kalemini kırmıştı.
Ya siz? Her gün aynı insan mısınız?
Saniyede 50 milyon hücre  yenileniyor; bir o kadarı ölüyor…Vücudunuzda toplam 100 trilyon kadar hücre var ve bunlar birbirinden farklı 200 çeşit hücreden oluşuyor…
Saçlarınız uzuyor, tırnaklarınızı kesiyorsunuz. Belki zayıfladınız? Eski pantolonları giyebiliyor musunuz? Çocukluk fotoğraflarınızı açın bakın, ne kadar da büyümüşsünüz. Bir zamanlar çocuktunuz. 10 kiloluk bir bedendiniz ya da o bedenin içindeydiniz. Demek ki saç, kaş, göz, boy, kilo vb bütün vücudunuz, organlarınız değişiyor….Yıllara göre kıyaslar, fotoğraflarınızı yan yana koyarsanız bu değişimi görüyorsunuz ama inanın her an yeni bir insansınız aslında… Bazen sakin, bazen heyecanlı, bazen hüzünlüsünüz. Bir gün borçlu, bir gün zenginsiniz. Kâh mağdur kâh suçlusunuz

Beş yıl önceki kişi aynı kişi değil…Beş dakika öncesi bile aynı kişi değilsiniz…Bir şey yediniz, bir şey öğrendiniz, bir şey unuttunuz, hücreleriniz bile öldü ve yenilendi…
Her an başka bir vücuttasınız aslında.Değişmeyen neyiniz var?
Türk, Müslüman, avukat, 80 kilo, Balıkesirli, Beşiktaş taraftarı değilsem…Ben kimim?
Biri ölünce “….. hayatını kaybetti.”  Diyorsunuz..Yani anahtarlarını, ehliyetini veya kredi kartını kaybetmiş gibi. Böyle demekle ölenin yok olduğu, hiç olduğu, dünyaya adeta hiç gelmemiş gibi olduğu anlaşılmıyor. Ölmüş olsa da o hala var. Ölen şahsiyetini/kimliğini değil sadece hayatını kaybediyor.
 “Bir kazada kolumu ya da iki bacağımı birden kaybetsem? %50 Eksilsem? Bir futbolcu için gerçek bir dram, ya benim için? Kitap okumama, çocuklarımla oynamama engel değil. Mesleğime engel değil. Oy kullanmama? Bacaklarım olmasa da tam eksiksiz bir vatandaşım. Gerek kendim gerekse ailem, devlet ve toplum bacaklarımın kopmasına rağmen Ben’de kalan, eksilmeyen bir şeyin varlığını kabul ediyor. Haklarım ve ödevlerim de tam ve eksiksiz. “Şeyler ancak algılanabiliyorlarsa vardırlar”. Algıya dayalı objektif, ölçülebilir varlık iddiaları Zaman selinin akışına bir saniye bile dayanamıyor. Bunun için 5 duyu ile etraftan topladığım bilgiler sürekli değişirken, yazmakta olduğum şu yazı bile Zaman içinde aynı kalamazken “Ben” kim oluyor da yıllar boyu aynı kaldığını iddia ediyor?”
Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce “her gün doğan güneş farklı bir güneştir” diyordu Efesli bilge Heraklitos . Bir sembolizm ya da felsefî bir derinlik aramadan, en düz, en yalın haliyle işitelim bu sözü. Heraklitos’tan bu yana 2500 x 365 farklı güneş doğmuş olabilir mi?
İsterseniz bir kaç gün üst üste çekilmiş güneş fotoğraflarına bakın. Yüzeyde meydana gelen lekelerin, patlamaların yeri ve büyüklüğü değişiyor sürekli. Neredeyse her saniye farklı bir güneş görüyoruz. Heraklitos’un bir başka sözü geliyor akla: “Aynı nehirlere girenlerin üzerinden farklı sular akar”. Var mı bir itirazınız? Şu halde aynı olmaktan ne anlıyoruz? Değişime, yıkılmaya, ölüme direnen, kesafet ve metanet sahibi, ölmeden ayakta duran bir güneş mi anlıyorsunuz? Bırakın asırları, tek bir gün içinde bile bizi aydınlatan güneşin aynı kaldığını söylemek imkânsız.
20. yüzyıl fiziği yoktan yaratılışın zannedilenden çok daha kapsamlı ve sürekli bir gerçek olduğunu gösterdi. Bunun neticesinde boşluk olarak düşündüğümüz yerin aslında pek de öyle olmadığı ortaya çıktı.Kuantum fiziği boşluk olarak düşünülen mekanların sayısız maddenin yaratıldığı ve sayısız maddenin de hemen yok olduğu alanlar olduğunu ortaya koymuştur. Çok kısa sürelerde gerçekleşen bu olaylar için enerjinin korunumu gibi fiziksel kanunlar da geçerli değildir. Bu ilginç durumu fizikçi Paul Davies şu sözlerle açıklıyor:“Kuantum mikrodünyasında, enerji hiçlikten ani ve öngörülemez bir şekilde medana gelebilir ve yok olabilir. Hiçbir zaman saniyenin milyarda birinin milyarda birinin binde birinden daha uzun yaşamazlar.”
Yani madde, evimiz, arabamız, oturduğunuz koltuk, ağaç, insan, dünya, güneş, uzay, yıldızlar velhasıl ne varsa her şey her an yok olup yeniden var oluyor…
Allah her an her şeyi yeniden yaratıyor…
Buna rağmen bazılarımız öldükten ve bedenlerimiz mezarda çürüdükten sonra yeniden yaratılıp hesaba çekileceğimize hala şüpheyle bakıyor…
Ey insan!.. Allah’ın gücünü gör ve  bir an bile gecikmeksizin “Sakın ona(şeytana) uyma, secde et ve Allah’a yaklaş…”(Alak Suresi-19. Ayet)
Akıl sahibi insan Allah katında  bedeni şekli, dünyevi imkanlarıyla değil; kalbi olgunluğu, mana derinliği, ruhani vasıf ve kabiliyetleriyle bir kıymet ifade ettiğini anlar ve bunu elde etmek için marifetullah ve muhabbetullah zirvelerine yolculuğa çıkar…

10/02/2012 - 10:26
Av. Birol Şahin
0 Yorum
2416 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net