Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ali Akkoç > PEYGAMBERLER TARİHİ
PEYGAMBERLER TARİHİ
11/01/2019 - 08:49
Ali Akkoç
0 Yorum
200 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
NEVRUZ BAYRAMII TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN MİHENK TAŞIDIR
NEVRUZ BAYRAMII TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN MİHENK TAŞIDIR
YEREL SEÇİM KONUSUNDAKİ VAATLER YEREL YÖNETİMLERİN İCRAATLARINI İÇERMELİ
MAHALLE SAKİNLERİ SEÇMENLERİNE UYARILAR
BANDIRMA OLARAK ÇANAKKALE ZAFERİ’Nİ VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ DEĞERLENDİRMEDEKİ EKSİKLERİMİZ

Aslında ortaya koyduğu Sih dini diyebileceğimiz Sih inanç ve ibadetlerini oluşturan sistemi başlatan kişi olması itibariyle ve Sih Dini inananlarının önemli bir kitle oluşturması nedeniyle bu şahısta bir oranda peygamber sayılabilir diye düşünmek mümkündür. Ancak şurası gerçektir ki; Kuran’da ismi geçen bir şahsiyet olmaması nedeniyle semavi dinlerin peygamberleri statüsünde görülmese de Sih Dini onun ortaya koyduğu inanç sistemi ve uygulamalarından geliştiği için nasıl Hz. İsa’nın temsil ettiği Hristiyan dini onun ölümünden sonra onun havarileri tarafından onun sözleri ve fikirlerinden oluşturulmuşsa bu Sih Dini de Guru Nanak sözleri ve uygulamalarından onun öğrencileri tarafından oluşturulmuş bir dindir. Bu yüzdendir ki dinin ibadetleri ve inançları açısından semavi dinlere benzer uygulama ve inançlar taşıyan Sih Dininin ortaya koyucusu Guru Nanak’ı da bir oranda peygamber kabul etmek mümkündür düşüncesindeyim. Çünkü o da yazı dizimizde yer alan Kuran’da isimleri geçen semavi dinlerin peygamberleri yahut Kuran’ da isimleri geçmediği halde peygamber kabul edilmesi mümkün diye düşündüğümüz şahsiyetler gibi peygamber olarak değerlendirilebilecek bir görünüm Guru Nanak için de söz konusu edilebilir düşüncesindeyim. Şunu da vurgulamak isterim ki İslam dinine göre Tanrı’nın gönderdiği elçilerin peygamberlerin sayısı 28’den 28 bine kadar kabul edilebildiği göz önünde bulundurularak Guru Nanak’ın da bu sayıya dahil ismi Kura’da yer almayan peygamberlerden biri olması söz konusu bir durum olarak değerlendirilebilir. Şurası da bir gerçektir ki Sih dinine inananların sayısı en azından Musevi dinine inananlara yakın bir görünüm arz ettiğine göre nasıl Museviler bir Ümmet kabul ediliyorsa Sihler de bir ümmet kabul edilebilir, onların dinini ortaya koyan kurucu Guru Nanak’da görünüm olarak pekala bir peygamber kabul edilebilir görüşündeyim. Bu konuyu daha iyi irdeleyebilmek için genel kaynaklardan Guru Nanak’ın özgeçmişine baktığımızda şu bilgilere rastlayabiliriz;

Guru Nanak ve Misyonu

Guru Nanak , İ.S. 1469 yılında Hindistan ´ın en kritik döneminde Pencap ´taki Talvandi köyünde doğmuş, çocukluğu ve yetişkinlik çağı bu köyde geçmiş; bu köyde evlenmiş ve bu köyde iki oğlu olmuştur. Fakir ancak soylu bir ailenin çocuğu idi. O Sultanpur şehrinde Müslüman bir idarecinin hizmetinde uzun yıllar geçirdi. Guru Nanak ´ın hayatını üç parçaya ayırabiliriz: İlk 30 yıllık bölümü Talvandi ve Sultanpur şehrinde ev hizmetçiliği yaparak geçirmiştir. İkinci 22 yıllık peryod uzak yakın birçok yerlere misyonerlik seyahatleriyle geçirdiği dönemdir. Üçüncü son 18 yıllık bölümü ise Kartarpur ´da müritlerini eğitmeye harcadığı hayatının son bölümüdür.

Hayatının ilk safhası aynı zamanda aydınlanmaya ulaştığı dönemdir. O boş zamanlarında ormana çekilip düşüncelere dalmış, bu gezilerinin birinde kendisine “Yüce Tanrının varlığı düşüncesini yayma” görevi verilmişti. Bu arada kendisi Mekke ´ye gitmiş, Tanrının evinin sadece Kabe olmadığı sonucuna varmış, 1500 yılına doğru “tek ve gerçek olan tanrı” sını anlatmak için Sultanpur şehrinden çıkmış, kutsal yerleri gezmiş, birçok din adamlarıyla görüşmüş, tartışmalara girişmiş, bu sırada bir zengin tarafından şerefine Ravi Nehri kıyısında kurulan Kartapur köyüne yerleşti ve hayatının son on yılını burada geçirdi. Bu köyde yeni inancını yaymaya çalıştı. Guru Nanak insanın eşitliği üzerinde durdu. O Hindularla Müslümanları birbirlerine yaklaştırmaya çalıştı. O önemli şeyh ve azizlerin yanına gitti ve onlara ruhsal hayatın gerçek yolunu açıklamaya çalıştı. O kast sisteminin ayırıcı özelliğine hep karşı çıktı. Kendisini en alt kastın bir üyesi olarak adlandırdı, hep. Guru Nanak 1539 yılında 70 yaşında iken geride iki oğul ve birçok Sih bırakarak bu dünyaya veda etti. Guru Nanak ´ın ölümünden sonra Guru olarak Sihlerin başına Angad (1504-1552) geçti. Angad, Nanak ´ın en sadık talebesiydi ve Nanak ´ın telkin ettiği tenasüh (ruh göçü) inancı gereği, Onun ruhunun sırasıyla kendini takip eden “guru”ya geçeceği fikri ile Angad ve daha sonra gelen guruların hepsi Nanak ´ın yeni tezahürleri olarak görüldü.

Angad 1552 yılına kadar sürdürdüğü guruluğu sırasında Nanak ´ın şiirlerini bir araya topladı. Nanak ´ın ilk biyografisini yazdı. Pencap ´ta kullanılan Gurmuki Kutsal Metni Angad ´a dayandırıldı.

Sihler arasında birlik ve beraberliği sağlayan 3. guru Amar Das (1479-1574) yeni töreler oluşturdu. Kendilerine özel evlilik ve doğum törenleri ihdas etti. Kendisini ziyarete gelenlerle birlikte yemek yedi. Dini toplantılarda üç festivali (Divali, Barsakhi ve Maghi) ortaya koydu. Ondan sonra da Amardas ´ın damadı Ram Das guru oldu. Guru Ramdas (1534-1581) 4. guru olarak misyonerlik faaliyetlerine ağırlık verdi. Ramdas zamanında zengin ve fakir sınıflar arasında Sihizm yayıldı. Bazı Aristokratlar Amitsarı ( Ramdas ´ın yeni ibadet merkezi olarak kurduğu ve yerleştiği yer ) ziyaret etmişler ve Onun müritleri olmuşlardır.

Cemaatin gelişimi Ramdas ´ın en küçük oğlu Arjan ´ın (1563-1606) 5. guru olmasıyla sürdü. Arjan Ramdas ´ın hayatını kendisine adadığı en küçük oğlu idi. Arjan babasının isteğiyle evlenmek üzere Lahor ´a gitti. Orada babasından ayrı kaldığı için korkunç bir depresyon geçirdi. O haliyle Guru aşkı ve hasretiyle dopdolu iki önemli şiirsel mektuplar yazdıysa da Kardeşi Prithi Chand onlara el koyduğundan mektuplar babasına ulaşmamıştı. Mektuplarının bir yerinde : “Ruhum Guruyu görmenin hasretiyle yanıyor ve inliyor. Feryatlarım yağmur için ağlayan Çatriklerin feryatlarına benziyor” diyordu. Üçüncü mektup Ramdas ´a ulaşınca, Onu hemen çağırdı. Prithi Chand babasının yerine geçmeye çok meraklı ve istekliydi. Ancak Guru Ramdas çocuklarını test etti ve sonunda küçük oğlu Arjan ´ı halefi tayin etti. Guru Arjan Sihlerin endüstriyel ve kültürel merkezi olan Amritsar ´ı daha da geliştirdi. Oradaki Altın Mabed ´in (Har Mandar) yapım işini sona erdirdi. Bu Mabed Sihlerin ziyaret ettiği, kutsal bir mabettir. Ekber Şahın Sihlere tahsis ettiği toprak üzerinde Ramdas zamanında yapımına başlanmıştı. Tapınak güzel bir gölet ortasında etrafındaki topraktan daha düşük seviyede bina edilmişti. Yine Arjun ilk dört Gurunun ilahilerini ve Hindu Bhagatları ve Bhattları topladı. Onlara kendi dikte ettiği ilahileri içeren Gurdası ilave etti. 1604 de ilk kitap Adi Granthın derlemesini tamamlamış oldu. Bu kitapta Sihlerin dini inanç ve ahlak ilkeleri ortaya konulmuştur. Amritsar Onun zamanında bankacılığın, marangozluk, nakış, süsleme ve at eğiticiliğin merkezi oldu. Sihleri Orta Asya ve Afganistan ´a iyi atlar için gönderdi. Sihler atları yetiştirme ve binicilikte ilerlediler. Bütün bu gelişmeler Ekber ´in oğlu Cihangir ´in döneminde oluyordu. Müslümanlar bile Altın Mabede (Har Mandar) geliyorlardı. Cihangir onların kendilerine ait kelimeler kullanmaları gerektiğini böylece oraya akan trafiğin kesileceğini düşündü. Guru Arjan ´dan Adi Granthdaki İslam ´ın Peygamberi Muhammed ile ilgili bölümlerin çıkarılmasını istedi. Guru bunu yapmayı reddetti. Bu arada Divanda yalan yanlış hikayelerle Cihangirin düşünceleri zehirlendi. Sonunda Guruya kaynamış sular ve kumlarla işkenceler yapıldı. Guru Arjan büyük bir tevekkülle bütün eziyetlere katlandı. Sih tarihinin ilk şehidi oldu.

Har Gobind (1595-1644), babası Arjun ´un 1606 da ölmesi üzerine 6. guru olarak Sihlerin başına geçti. Babası Moğol tiranlığının kurbanı olmuştu. Har Gobind zamanında Sihler , Cihangir ve daha sonra oğlu Şah Cihana karşı askeri teşkilatlanma yoluna gittiler. Bunun için 800 at, 300 atlı süvari ve topçu sınıfı oluşturdular. Moğollarla üç savaş yaptılar. Birincisi 1643 de Amritsar ´da oldu. İkinci savaş Lehra yakınlarında 1637 de oldu. Gurunun ordusu kazandı. Üçüncü savaş 1638 de Kartarpur ´da yapıldı. Gurunun bu üç savaşta da gösterdiği başarılar Sihler arasında büyük itibar sağlamasına sebep oldu. Guru Har Gobind ´in bu kariyeri Sih tarihinde bir dönüm noktası oldu. Bu yeni şartlarla Sihizm militaristleşti. Guru iki kudrete sahip oldu: Ruhsal Gücü (Peeri) ve askeri gücü (Meeri). 1644 de Guru Har Gobind Guru Har Raiyi halefi olarak atadı.

Guru Har Rai (1630-1661) 7. Guru oldu. Guru Har Rai Sihleri Moğolların baskısından kurtarmaya çalıştı. Guru Har Rai aşk ve barış adamı idi. Sangat ´ın hizmetinde bulundu. O müritlerinden Guru Granth Sahib ´in ilahileri ve kendi disiplinli hayatına yönlendirme üzerine meditasyon yapmalarını sağladı. O hayırsever ve cömertti. Bir seferinde ataları Nabha, Jind ve Patıla ´nın önceki yöneticileri olan kimseler Gurunun yanına geldiler. Yiyecek için ağlıyorlardı. Guru onlara yiyecek verdi ve onları memnun etti. Guru Har Rai kendini onlara adamış, ihtiyaçlarını gidermede yardımcı olmuştu.

Guru Harkrişhan (1656-1664) 8. Guru oldu. “Çocuk Guru” diye anılan Harkrishan özellikle çocukları ve öğrencileri korudu ve onları sevdi. 30 mart 1664 de öldü. Yerine amcası Tegh Bahadır (1621-1675) dokuzuncu Guru olarak geçti. Guru Tegh Bahadur ´un hayatı üç önemli devreye ayrılır: Birinci dönem Amritsarda babasıyla birlikte 23 yıllık dönem. İkinci devre Bakala ´da meditasyonla geçen 19 yıllık dönemi ile Doğu Hindistan ´da ve Pencap ´ta geçirdiği hayatın son 11 yıllık dönemi. Tegh Bahadur, Pencap ´ta zenginlerden zorla para alması, kaçakları saklaması ve yağmalara girişmesi yüzünden Gurkanlılar tarafından öldürülmüştür. Rivayete göre İmparator Evrengzip Tegh Bahadur ´u hapsetmiş ya İslam ´ı kabul etmesi ya da bir mucize göstermesini istemişti. Guru Bahadur ikisini de reddetmiş; mucize konusunda şunları söylemişti: “İmparator başkalarına zulmederken kendi ölümünü unutması, asla mucize değildir.” Daha sonra İmparator Evrengzip Gurunun idamını emretmiş, böylece Sih tarihinde öldürülen ikinci kişi olmuştur.

Gobind (1666-1708) babasının öldürülmesinden hemen sonra Onuncu Guru olarak (1675-1708) göreve başladı. Guru Gobind ´in önderliği altında Sihler dört başarıya ulaştılar:

1-Moğol gücüne karşı direnişe geçtiler.
2-Khalsa ´yı (Tanrının Grubu) kurdu.
3-Savaşa uygun bir literatür ortaya koydu.
4-Sihler için daimi bir Guru ve Guru Granth Sahib olarak Adi Granth ´ın tesisini sağladı.

11/01/2019 - 08:49
Ali Akkoç
0 Yorum
200 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net