Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Sena Alboğa > EVLİLİK HAYATI SALLANTIDA
EVLİLİK HAYATI SALLANTIDA
05/03/2019 - 10:58
Sena Alboğa
0 Yorum
2862 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
EVLİLİK HAYATI SALLANTIDA
DOSTULUĞUN MAYASI
AŞKIN KIYISINDA
YALNIZLIĞIN GÖLGESİ

İnsanlık olarak çok zor zamanlardan geçtiğimiz bu çağda, ülke olarak da birçok açıdan nasibimizi almış durumdayız. Bu sorunlardan bir tanesi ise günümüz evlilikleri. Toplumun çekirdeğini oluşturan aileler çok zor kuruluyor ancak, bir o kadar da çok kolay ve hızlı bir şekilde dağılıyor.  Çok üzücü olan bu boşanmalar toplumda da derin yaralar açıyor.

Hal böyle olunca; ayrılan insanların geneli kendilerini kolay toparlayamıyor, bununla birlikte yaşadıkları psikolojik sorunlar nedeniyle sosyal yaşantıdan uzaklaşarak topluma küsmelerine de yol açıyor. Ayrıca bu yıkımdan en fazla evliliklerden olan çocuklar nasibini alıyor. Daha da acısı çocuklar küçük yaşta ise ne olup bittiğini anlayamadıklarından hayata bir sıfır yenik başlayabiliyorlar. Erken alınan ayrılma kararları, tarafların ailelerinide de uzun süreli bir kriz atmosferine girmelerine neden olabiliyor. Toplumun bazı kesimleri ne yazık ki, hâlâ bunu idrak edememekte, yuvayı kurtarmak için çözüm üretmek yerine yangına körükle gitmektedirler.

Çağın getirdiği hastalıklar yüzünden aile yapımız çetin ve zor bir sınavdan geçmektedir. Bu sınavdan geçer not alabilmek ya da bu badireyi en az yara ile atlatabilmek için eldeki bütün imkânları seferber etmeliyiz. Çünkü bir aile dağılırsa arş çatırdar.

Televizyonda daha önce yayınlanan evlilik programlarının insanların mahremini sergilediklerini düşünüyordum ki, şimdilerde sosyal medyada İslami evlilik siteleri türedi ki, bu da toplum adına ayrı bir üzücü durum haline geldi. Biz bunlara tepki göstermedikçe ve gençlerde bu yollarla evliliğe teşebbüs ettikçe yaramız büyüyeceğe benzer.

Genellikle büyüklerimizden duyduğumuz, “eskiden biz böyle miydik evleneceğimiz kişinin yüzüne dahi uzun zaman sonra bakabilir ve hatta utanırdık” cümlesi beni daima etkilemiştir. Devrimiz çok farklı. Şimdinin şartlarıyla eski devir elbette aynı değil! Ama biz bunu daha iyi bir hale getirebiliriz. Kişiler evlenecek yaşta ise, ilişkilerini sağlam temeller üzerine kurmalı, bir bina inşa ediliyorsa yarıda kalmamalıdır. Yıkık dökük bir ilişki ile kurulan evlilikler de daha en baştan sallantıda demektir ve sonu baştan bellidir, birçoğunun boşanmayla sonuçlandığı da ortadadır.

İnsanların, evleneceği kişiyle iletişim kopukluğu yaşadıklarını fazlasıyla görebiliyoruz. İnsanlar birbirlerini dinleyip anlarsa daha sağlıklı sonuçlar elde edilebilir düşüncesindeyim.   Aslında kişiler, ‘ben değil biz olup’ bütünleşmeli, aile olmak sadece iki kişiyle değil, iki tarafın ailelerinin kaynaşmasıyla da sağlam zemine oturtulur.  Şimdilerde ise, her şey pasifleşmiş bir hal almış durumda. Evlilik kolay alınacak bir karar değil, ancak insanların birçoğu kısa bir zaman diliminde bu kararı alarak kendilerini adeta uçurumun kenarına getirecek şekilde sonuçları itibariyle zulmediyorlar. İnsanlar sadece dış görünüşe aldanarak fikir alışverişi yapmadan ve düşünce yapılarına bakmadan sadece duygusal ve nefsani hislerle hareket ederek evlilik yapıyorlar ve maalesef kötü sonuçlara ortamı çoktan hazırlamış olabiliyorlar.

Sıkça gördüğümüz en kötü durum ise günümüzde kadınların evlilik hayatları boyunca sözlü ve fiili şiddete maruz kalmalarına  rağmen şikâyetçi olmadan yaşamlarına devam etmeleridir. Bu hususta kadınların bir kısmı korktuklarından dolayı, bir kısmı mahalle baskısından, bir kısmı ise eşlerinin düzeltebilecekleri ümidiyle seslerini çıkarmadan bu zulme uğramaya devam ediyorlar.

Evlenen insanların geneli sorunlarını ailesi ve arkadaşları ile paylaşarak yanlış bir davranış sergiledikleri de ortada. Eşler özel hayatında iyi veya kötü ne yaşamışsa aralarında konuşarak halletmeli ve ailelerine arkadaşlarına yansıtmamalılar. Bütün yollar denendikten sonra evlilik çekilmez bir hal alamaya başlayınca alternatif yollara başvurmanın daha doğru olacağını düşünenlerdenim.

Saygı çerçevesinde, her iki taraf da sorumluluklarının farkında olarak bir yaşam sürerlerse birçok sorunun üstesinden eşlerin zaten gelecekleri de aşikardır.

Evlilikte insanların birbirlerini dinlemeleri ve iletişim yollarını açık tutmaları çok mühimdir. Anlamadan dinlemeden alınan kararlar yıkıcı olabilir. O yüzden yanlış anlaşılmalara sebebiyet vererek ortalığı tabiri caizse elli altıya vermenin lüzumu yok. Eğer öyle yaparsak ateşi alevlendirir ve ortalığı bir yangın yerine çeviririz. İnsanlar birbirlerini dinleyerek düşünerek teraziyi dengede tutarsa daha iyi bir yol alınır.

Saygıdeğer eşler! Kendiniz için, varsa çocuklarınız için, toplum için; birbirinize daha anlayışlı, tahammülkâr, fedakar, saygılı olun lütfen. Toplumun yaşayabilmesi için sağlıklı ailelere ihtiyacı var.

Esen kalın, sevgiyle kalın.

05/03/2019 - 10:58
Sena Alboğa
0 Yorum
2862 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net