Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ali Akkoç > Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
11/09/2019 - 10:21
Ali Akkoç
0 Yorum
110 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6

Sevk işleminin nasıl yapılacağı ise, Meclis-i Vükela mazbatasında şu esaslara bağlanmaktaydı: Ahali, kendilerine tahsis edilen bölgelere rahat bir şekilde, can ve mal emniyetleri sağlanarak nakledilecektir. Yeni evlerine yerleşene kadar iaşeleri göçmenler ödeneğinden karşılanacaktır. Eski mali durumları göz önünde tutularak kendilerine emlak ve arazi verilecek, muhtaç olanlara hükümetçe mesken inşa edilecek, çiftçi ve zenaat erbabına tohumluk ve alet edavat temin olunacaktır. Geride bıraktıkları taşınabilir mal ve kıymetler kendilerine münasip şekilde ulaştırılacaktır. Ermenilerin boşalttıkları şehir ve köylerdeki gayr-i menkulleri tespit ve kıymetleri takdir edildikten sonra, bu köylere yerleştirilecek muhacirlere paylaştırılacaktır. Muhacirlerin ihtisas sahası dışında kalacak, zeytinlik, dutluk, bağ, dükkân, fabrika, depo gibi gelir getiren yerler müzayede ile satılacak veya kiraya verilecek ve bedelleri sahiplerine ödenmek üzere mal sandıklarınca emanete kaydedilecektir.

Bütün bu konular özel komisyonlar marifetiyle yürütülecek ve bu hususta bir talimatname hazırlanacaktır .

Bu esaslar çerçevesinde Ermeniler, Adana, Ankara, Aydın, Bolu, Bitlis, Bursa, Canik, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Erzurum, İzmit, Kastamonu, Kayseri, Karahisar, Konya, Kütahya, Mamüretülaziz (Elazığ), Maraş, Niğde, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van şehirlerinden Halep, Rakka, Zor, Kerek, Havran ve Musul'a sevk edilerek iskân edilmişlerdir. Göç ettirilenlerin gerek kamplarda, gerek yolculuk esnasında bir saldırıya uğramaları halinde saldırganlar yakalanarak Divan-ı Harbe sevk edileceklerdir. Bunlardan rüşvet veya hediye alanlar veya vaat veyahut tehdit ile kadınları iğfal edenler yahut onlarla gayrimeşru münasebet kuranlar derhal görevden alınıp, Divan-ı Harbe sevk edilerek, ağır şekilde cezalandırılacaklardır .

Sevk kararları çerçevesinde 391.040 kişi yerleştirilecekleri bölgelere sevk edilmiş, bunlardan 356.084'ü yerleşim bölgelerine ulaşmıştır. Ancak bu sayıya Halep'e sevk edilen 26.064 Ermeni nüfusu dâhil değildir. Bu sayı da dâhil edildiğinde geriye 9-10 bin kişi kalmaktadır. Bunlar da, Türkler tarafından öldürülmemiş, 500'ü Erzurum-Erzincan arasında eşkıya grupları tarafından; 2000 kişi, Urfa'dan Halep'e giden yol üzerinde Meskene'de Urban eşkıyaları tarafından; 2000 kişi Mardin'de eşkıya tarafından öldürülmüştür. Dersim bölgesinden geçen kafilelere bölge halkının saldırıları sonucunda yaklaşık 5-6 bin kişi öldürülmüştür. Geriye kalan 3 bin civarında Ermeni ise Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılarak yerleşmişlerdir. Türkiye'de yaşayan Katolik ve Protestan Ermeniler bu mecburi göçün dışında tutulmuş, sadece isyan ve olay çıkaran Gregoryan Ermeniler göç ettirilmişlerdir . Bu bilgiler ışığında Sevk işlemini gözden geçirdiğimizde bu uygulamanın olabildiğince eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmeye çalışıldığını görmekteyiz.

Amerika'nın Mersin konsolosu Edward Natan, 30 Ağustos 1915'te büyükelçi Morgenthau'ya gönderdiği raporunda şunları söylüyor: Tarsus'tan Adana'ya kadar bütün hat güzergâhı Ermenilerle doludur. Adana'dan itibaren bilet alarak trenle seyahat etmektedirler. Kalabalık yüzünden sefalet çektikleri zahmete rağmen hükümet bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare etmekte, şiddete ve intizamsızlığa yer vermemekte, göçmenlere yeteri kadar bilet sağlanmakta ve muhtaç olanlara yardımda bulunmaktadır .

Dâhiliye Nezareti, 9 Haziran, 14 Haziran, 21 Haziran, 22 Haziran, 23 Haziran, 26 Haziran, 1 Temmuz, 4 Temmuz, 5 Temmuz, 12 Temmuz tarihlerinde kendisine ulaşan bilgiler ışığında Musul, Zor, Elazığ, Trabzon, Sivas, Diyarbakır, Canik gibi yerleşim yerlerine gönderdiği telgraflarla göçün iyi bir şekilde yürütülmesine, meydana gelen yanlış anlamalara ve yanlış uygulamalara son verilmesine, özellikle can ve mal emniyetinin sağlanmasının zaruretine ve bunun için gerekli tedbirlerin alınmasına dair emirler vermiştir.

4. Ordu Komutanı Cemal Paşa, 3 Temmuz 1915 tarihinde Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya çok gizli ve kişiye özel olarak çektiği telgrafta "... 4ncü Ordu mıntıkaları dâhilinde göç ettirilen Ermenilerin mal, can ve namuslarının tamamen muhafazasını temin için tarafımdan lazım gelenlere en kati emirler verilmiştir. Diğer mıntıka ve vilayetlerde de meseleye lüzumu kadar ehemmiyet verdirmek ve göç ettirilen Ermenilerin güvenliklerinin sağlanması ve her türlü tecavüzden korunmalarını temin için bilhassa taraf-ı devletinizden kesin ve şiddetli emirler verilmesini istirham eylerim..." demektedir. Osmanlı yöneticilerinin verdikleri bütün emirlerde göç sırasında Ermenilere insanca davranılması ısrarla ve birçok defa bildirilmiştir. 15 Mart 1917 tarihinde, 4ncü Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın şifreli telgrafı buna bir örnektir: "C 14.3.333, Giden Ermenilerin araba ve hayvanlarını satınız. Fakat bu adamların zarar görmelerini kabul edemem. Aranızda teşkil edeceğiniz bir Satış Komisyonu vasıtasıyla bu araba ve hayvanların hakiki kıymetlerini tayin ediniz ve sahiplerine o suretle ödemede bulununuz”.

11/09/2019 - 10:21
Ali Akkoç
0 Yorum
110 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net