Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Sadullah Özcan > Strateji Savaşları ve son gelişmeler
Strateji Savaşları ve son gelişmeler
29/10/2019 - 16:09
Sadullah Özcan
0 Yorum
317 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
NATO’nun gizli ajandası ve siyaset
Ekonomik münhasır alan ve Akdeniz hâkimiyeti
NATO’nun geleceği ve Türkiye
Siyasetin geleceği ve çözümsüzlük
Toplumsal birlik-beraberlik ve siyasetin rolü

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı ile dünya siyasetinin işleyişi hakkında toplum olarak yeni kavram ve farkındalıklara daha açık vakıf oluyoruz. PYD-PKK üzerinden ABD ve Rusya’nın telaşları ve bu açıdan değişen tavırları uluslararası strateji oyunlarını daha net görmemizi sağladı.

Barış Pınarı Harekâtı sonrası bundan böyle halkın olup bitenlere eskisi gibi bakmayacağı daha gerçekçi bir pencereden daha realist açıdan olup bitenleri analiz edeceğinden kuşku olmayacak.

Toplumsal algıları yönetmek eskisinden daha da zor olacak. Özellikle bölgemizde ve dünyada bizim üzerimize oynanan oyunların analizini halkın iç siyaset gelişmelerinden daha etkili ve daha doğru yapacağı kuşkusuz. Daha önceki farklı yazılarımızda özellikle siyasi gelişmelerin analizlerini taşra ve kırsal kesimin daha doğru ve daha gerçekçi yaptığının örneklerini yazmıştık. Hatta Ankara ve İstanbul elitlerinin hem dünyayı hem de Türkiye’yi okumada çok geri kaldıklarına işaret etmiştim.

Ankara-İstanbul’da hem siyasi hem bürokratik hem ekonomi, hem diplomatik, hem aydın elitlerinin kısır döngüye kapıldıkları, sadece rant ekonomisi, rant bürokrasisi ve rant siyaset döngüsü kıskacına sıkışıp kaldıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu kesimlerin eksikliklerini uzun süre halkın ferasetinin dolduracağını söyleyelim. O nedenle hem iç gelişmelerle ilgili hem bölgesel gelişmeler hem de dünyadaki gelişmelerin en doğru analizlerini, ufuk açıcı yorum ve değerlendirmelerini Anadolu insanının ferasetinde yararlanarak yapmakta büyük yarar var 

Barış Pınarı Harekâtı ve bu harekat sonrası gelişmeler toplumsal bilinçlenme seviyesi çok ciddi artırmıştır. Yani halkın bütün kesimlerinin bundan böyle gelişmeleri değerlendirmek konusunda artık devlet erkinin karar verici yapılarının ortağı olduğu unutulmamalıdır.

Türkiye bugün dünya strateji savaşlarının tam orta yerinde ve kızgın saç üzerinde olduğu unutulmamalıdır. Son gelişmeler Ortadoğu’da farkına varmadığımız ittifakları açığa çıkarmıştır. Türkiye’nin bir süredir Irak ve Suriye’de mücadele ettiği ABD’ye karşı Rusya ile oluşan dostluğun göreceli kaldığı ortaya çıktı. Son gelişmeler ABD ve Rusya’nın gizli ittifakını ortaya çıkardı. Şimdi bu ittifak aynı zamanda çok farklı farkında olmadığımız farklı bloklaşmaların tezahürü olduğunu da gösterdi. Aslında ABD-Rusya ittifakı Asya’da gelişen yeni tehlikeye karşı tepki gibi de görülüyor.

Hani bir söz vardır. “İki balık bir suda kavga ediyor ise oradan bir süre önce mutlaka bir İngiliz geçmiştir” diye. Bugün Ortadoğu’da ve dünyanın farklı yerlerinde bir kargaşa varsa ortada da İngiliz görünmüyorsa mutlaka daha önce oradan geçmiştir. Bugün Irak ve Suriye bataklıklarında İngiliz’in adı duyulmaz. Ama bu onların oradan geçmediği manasına gelmez.

Türkiye şunu bilmek zorunda dünyada İngiliz-Çin ittifakını görmek zorundadır. Bu İttifak içinde daha güçlü ikinci-üçüncü bir yapı kabul edilemez. Bu nedenle Şangay 5’lisi diye bilinen yapı zorunluluktan doğduğu görülmektedir. Çin’in hiçbir şekilde güçlü bir Rusya istemediği bilinmelidir. O nedenle Çin’in Rusya’nın inisiyatif elde edeceği projeler içinde olmadığı görülmektedir. Bu açıdan İngiltere’nin çok özel götürdüğü “Bir yol bir kuşak” projesinin inisiyatifinin Rusya’ya kaptırılmamasını Çin’in özellikle istediği iddiaları geliyor. Rusya’nın bir taraftan Türkiye ile dostluğu bir taraftan Suriye stratejisinin temelinde İngiltere-Çin yeni bloğunun denklemden çıkardığı stratejik konum mücadelesi olduğu görülmektedir.

İngiltere-Çin yeni bloğunun hızla devam ettiği ve bu blok kurulması halinde en büyük zararı görecek ABD ve Rusya’nın çok özel olarak yeni bir blok oluşturarak bu zararı engellemek için Ortadoğu’da ittifak halinde olduğu unutulmamalıdır. Aslında bu aşamada Türkiye anahtar konuma gelmektedir. Türkiye bu açıdan hem ABD-Rusya bloğunu hem de İngiltere-Çin bloğunun tamda anahtar deliğini oluşturmaktadır. Bu açıdan her iki blok arasında sıkışıp kalmak yerine daha stratejik konumda çıkarlarını koruma noktasına gelebilir. Barış Pınarı harekâtı sonrası dünyadaki bloklaşmayı bu açılardan görmek gerek.

Strateji savaşları bundan sonra daha açık olacak. O nedenle halkın feraseti ihmal edilmeden yeni blokların anahtarı elimizde iyi muhafaza edilmelidir. Bütün blokların ipi elimizdedir.

Kalın sağlıcakla...

29/10/2019 - 16:09
Sadullah Özcan
0 Yorum
317 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net