Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ali Akkoç > TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
08/11/2019 - 10:00
Ali Akkoç
0 Yorum
109 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR

AYN SEYLEM

Bu savaş Süleyman şah ile tutuş arasın da suriyeye hakim olmak için yapılmış bir savaştır. Caber kalesi civarında yapılan bu savaşta Süleyman sah yenilmiş üzüntüsünden kendi kılıcı üzerine atlayarak intihar etmiştir. Cenazesi daha sonra türk mezarı denilecek türbeye defnedilmiştir.  Ceber kalesinde civarında ki türk mezarında yatan şahıs üzerin de tarihciler arasın da kim olduğu tartışması vardır. Bazıları bu şahsı kutalmış oğlu Süleyman oğlu şah olarak kabul ederken ki doğrusu budur , bazıları ise bu mezarda yatan kişinin kayı boyu başkanı, Süleyman şah olduğunu söylerler. Bu iddaa bence yanlıştır. Çünkü kayı boyu başkanı olan şahıs aynı zamanda Osmanlı soyunun atası olan, gündüzalptir. Ve onun mezarı anadoludadır. Osmanlı pahdişahları Suriye toprağında hak etmek için, ya kutalmışoğlu Süleyman şah’ı ata kabul ettiklerinden, yahut da, Osmanlıların soyunu, Suriye de yaşamış olduğunu dile getirmek için, bilerek, kasten uydurdukları bir Süleyman şah masalını ortaya atarak caber kalesinde ki bu türbeye türk mezarı demişlerdir. Lozan antlaşmasında da ceber kalesinin yakının da ki bu türbe özel bir madde ile dar bir çevre ile türk toprağı sayılmış, ve türkiyeye verilmiştir. Ancak ülkemiz bu ilk türk mezarı denilen yeri, koruyamamış önce Fırat üzerine yapılan barajın suları altında kalması nedeni ile burada ki hakkını biraz daha kuzeye taşıyarak yeni bir türbe yapıp koruma şekline yönelmiş daha sonra İŞİD’in türbe civarında ki topraklara hakim olması nedeniyle bir askeri harekat ile burada ki gömülü şahısların kemiklerini alarak boşaltıp, terk etmiş hemen Suriye sınırımız dibin de yeni bir Süleyman şah türbesi inşa ederek aynı miktarda toprağı türk toprağı sayma yoluna girmiştir. Bugün ki Suriye olayları bittiğin de Süleyman şah  türbesi burada mı kalacaktır. Yoksa terk edilen yerine mi götürelecektir. Türk hükümeti tarafından açıklanmadığından bilinmemektedir. Suriye Selçukluları ve Anadolu Selçukluları Anadolu ve Suriye de yaşarken Avrupa hristiyan dünyasının suriyeye hakim olabilmek, Filistin de ki kutsal yerleri ele geçirebilmek için dinsel mahiyetli, peş peşe belirli aralıklarla Ortadoğu ülkelerine yaptığı pek çok hristiyan, ve müslümanın ölümüne sebep olan özellikle müslüman Türklerin çok can ve kan kaybettiği yeni bir Suriye savaşları silsilesi başlamıştır. Dünün ve bugünün tarihçileri bu savaşlar için pek çok farklı sebepler saysalar da aslın da bu savaşların sebebi bizansın elinden çıkmakla hristiyanların elinden çıkmış olan, Suriye ve filistinin hakimiyetini tekrar hristiyan Avrupalılara kazandırmak amacı ile yapılan savaş olduklarından haçlı seferleri de Suriye hakimiyeti yapılan savaşlardır.

HAÇLI SEFERLERİ

Haçlı Seferleri ve Anadolu’da Haçlı Devletleri

Hıristiyanlarca kutsal sayılan Hz. İsa’nın doğum yeri Kudüs ve dolayları, VII. yüzyıldan beri Müslümanlar’ın elinde bulunuyordu. Avrupa’da yaşayan Hıristiyanlar’ın bu kutsal yerleri Müslümanlar’dan almak için giriştikleri seferlere Haçlı Seferleri denir. Bu seferlere katılan Hıristiyanlar, sefere çıkarlarken göğüslerine ve kalkanlarına, seferden dönerlerken de sırtlarına kırmızı birer haç işareti koyuyorlardı. İşte bunun için de kendilerine Haçlı denmiştir. 1096 ile 1270 yılları arasında yapılan sekiz Haçlı seferinden sadece birinci ve dördüncü seferlere krallar katılmamıştır. En önemli seferler ise birinci ve üçüncü Haçlı seferleridir.

08/11/2019 - 10:00
Ali Akkoç
0 Yorum
109 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net