Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ali Akkoç > TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
12/11/2019 - 10:04
Ali Akkoç
0 Yorum
112 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR

1 Muharrem 583’te (13 Mart 1187) hassa askerleriyle Dımaşk’ın güneyindeki Re’sülmâ ordugâhına çıkan Selâhaddin, burada birkaç gün kaldıktan sonra büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal’i gelecek askerleri beklemesi için bırakıp kendisi hassa birliğiyle güneydeki Busrâ şehrine doğru ilerledi ve Renaud de Châtillon’un hacıların yolunu kesmesini önlemek için safer ayı başına (nisan ortaları) kadar Kasrıselâme’de konakladı.

Daha sonra hassa birliğiyle Kerek üzerine yürüyerek Renaud de Châtillon’un topraklarını yağmaladı; Şevbek’e bağlı Karyeteyn denilen yerde Mısır ordusunun kuvvetlerine katılması üzerine geri dönüp Kerek topraklarını tahribe devam etti. 


Bu arada Musul, Diyarbekir, el-Cezîre ve Halep kuvvetleri de Re’sülmâ’da bulunan el-Melikü’l-Efdal’in yanında toplanmıştı. Efdal babasının emri gecikince el-Cezîre, Diyarbekir, Musul askerlerinden seçtiği bir birliğin başına Harran ve Urfa hâkimi Muzafferüddin Kökböri’yi, Halep askerlerinden seçtiği bir birliğin başına Bedreddin Duldurum el-Yârûkī’yi, Dımaşk askerlerinden seçtiği bir birliğin başına da Sârimüddin Kaymaz’ı kumandan tayin ederek bu kuvveti 20 Safer 583’te (1 Mayıs 1187) Saffûriye ve Akkâ istikametinde bir keşif seferine gönderdi. Gece harekete geçen Kökböri ve arkadaşları, her ne kadar sabahleyin Saffûriye’ye hücuma kalktıklarında karşılarında Raimond tarafından haberdar edilen Dâviyye ve İsbitâriyye (Templier ve Hospitalier) şövalyelerinden meydana gelmiş seçkin bir düşman gücü buldularsa da yapılan savaşta galip geldiler.

Bu savaşta İsbitâriyye’nin reisi Roger des Moulin ile pek çok şövalye öldürüldü; Dâviyye’nin reisi Gérard de Ridefort ise kaçmayı başardı. Selâhaddin bu zaferden haberdar olunca Kerek’ten dönerek Taberiye gölünün kuzeydoğusundaki Aşterâ mevkiinde karargâh kurdu; el-Melikü’l-Efdal de askerleriyle birlikte babasının yanına geldi. Bir ay kadar sonra, Ermeni ve Antakya Prinkepsliği sınırlarında tedbir almak için Halep’e gitmiş olan sultanın yeğeni Takıyyüddin Ömer de onlara katıldı. Yeterince askerin toplanması üzerine 15 Rebîülâhir’de (24 Haziran) orduyu teftişe çıkan Selâhaddin her emîri tek tek görevlendirdi; her birlikten özel hücum müfrezeleri çıkardı ve bütün birliklere yanındakilerle iş birliği yapmaları direktifini verdi. Bu arada askerlere teçhizatın yanı sıra bol miktarda bahşiş dağıttırdı ve zafer kazanıldığında çok daha fazlasını vereceğini vaad etti (İmâdüddin el-İsfahânî, s. 64, 70-71; Bündârî, vr. 231a). İktâlı ve maaşlı askerlerin sayısı 12.000 süvariydi.

Yayalar ise Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin ifadesine göre çoktu (Mirʾâtü’z-zamân, XIV, vr. 150b). Selâhaddin, merkezî kuvvetlerin kumandasını kendi üzerine alıp sağ kanadı Takıyyüddin’e, sol kanadı Kökböri’ye verdi. 17 Rebîülâhir’de (26 Haziran) Aşterâ’dan Hısfîn’e gelen ordu, ertesi sabah oradan yola çıkıp Ukhuvâne denilen yerde konakladı. Burada harp divanı toplandı ve alınan savaş kararı değerlendirildi; ayrıca sultan, kardeşi I. el-Melikü’l-Âdil’e de bir mektup yazarak Mısır’da kalan askerlerin başında Haçlı hâkimiyetindeki topraklara girmesini emretti. 

Haçlılar da Kudüs Kralı Guy de Lusignan ile Trablus Kontu III. Raimond’un arasındaki anlaşmazlığı halletmişler, Dârun’dan Antakya’ya kadar olan yerlerden toplayabildikleri en büyük orduyla Saffûriye’de karargâh kurmuşlardı. Eyyûbî ordusunda bulunan tarihçi İmâdüddin el-İsfahânî bunların sayısının 50.000 civarında olduğunu söyler (el-Fetḥu’l-ḳussî, s. 74); diğer kaynaklar da buna yakın bir rakam verir. Şüphesiz bunlarda mübalağa vardır.

Haçlı kaynaklarına göre ise mevcutları 4000, 9000 veya 20.000 kadardı (Runciman, II, 412-413). Haçlı ordusunun 2000 şövalye, 20.000 yaya ve o çevreden toplanan hafif süvari birliklerinden meydana geldiği söylenebilir. Her iki tarafta da ganimetten pay almak isteyen gönüllülerin sayısı epeyce kabarıktı. 

Ukhuvâne’den hareket eden Eyyûbî ordusu, 23 Rebîülâhir 583’te (2 Temmuz 1187) Taberiye gölünün 8 km. batısındaki Lûbye ovasında yer alan Kefer-Sebt mevkiinde mevzilendi. Düşmanla temasa geçen öncü birlikleri onları harekete geçirmek için ok atmaya başladılarsa da Haçlılar yerlerinden kıpırdamadılar. Selâhaddin durumu görünce muharip birliklere mevzilerinden ayrılmamaları emrini vererek kendi hassa askerlerini yanına alıp Taberiye üzerine yürüdü ve akşam saatlerinde şehri ele geçirip iç kaleyi kuşattı. Bunun üzerine şehrin hâkimi Kontes Ehive Haçlı ordusuna haber gönderip imdat istedi. Haçlılar harp divanını toplayarak durumu görüştüler ve yardım etmeye karar verdiler. 

12/11/2019 - 10:04
Ali Akkoç
0 Yorum
112 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net