Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > > TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
03/12/2019 - 09:42
0 Yorum
4933 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
CAN BOĞAZDAN ÇIKAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
Trabzon Havalisinde Yaşayanlar Öz ve Öz Türktür – 6

Kral Hüseyin, Orta Doğu'nun Haşimi soyundan krallarından, kuzeni ve dostu Irak Kralı Faysal'ın akıbetine uğramak istemiyordu. Faysal, 1958 yılında düzenlenen askeri darbe sırasında sarayının bahçesinde vurularak öldürülmüştü.

İsrail ile komşu Arap ülkeleri arasında süren 6 günlük savaş sınırları değiştirdi.

Savaşa doğru adım adım

Savaşa giden tırmanış İsrail-Suriye sınırındaki sorunların alevlenmesiyle devam etti. Amerikalılar Ürdün'ün Filistin akınlarını durdurmak için elinden geleni yaptığına inanıyordu ama Suriyeliler konusunda aynı düşünmüyorlardı. Suriye, Filistinli gerillaları destekliyordu ve İsrail de tartışmalı sınırdaki toprak taleplerinde sert bir şekilde ısrar ediyor ve askersizleştirilmiş toprakları, zırhlı traktörler kullanarak tarıma açıyordu.

Gerginlik 7 Nisan 1967'de doruk noktasına ulaştı ve İsrail ile Suriye arasında tam bir hava ve topçu savaşı yaşandı. İsrail Suriyelileri püskürttü.

Ertesi sabah İngiliz diplomatların tanıklıklarına göre Kudüs'deki genç Filistinliler İsrail'in başarısı ve Arapların çaresizliğinin şaşkınlığı içindeydiler ve "Mısır nerede?" diye soruyorlardı. Nasır üzerinde sözlerine uygun eyleme geçme baskısı giderek artıyordu.

İsrail ise ulusal bir kutlama havasına girmişti. Fakat bazı tecrübeli devlet adamı ve askerler kaygılıydı. İsrail Parlamentosu Knesset'in koridorlarından birinde eski Genelkurmay Başkanı Moşe Dayan, eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve o sırada Rabin'in baş yardımcısı konumundaki General Ezer Weizmann ile karşılaştığında ona "Delirdiniz mi siz? Ülkeyi savaşa götürüyorsunuz" dedi.

saldırıdan yanaydı

Suriye ve desteklediği Filistinli gerillalar saldırılarını iyice artırırken, İsrail de her olaya aşırı tepki vererek durumu tırmandırdı.

Sadece Suriye ve Mısır değil, İngiltere ve ABD'de İsrail'in daha büyük bir planın peşinde olduğu kanısındaydı.

Abartılarak yazılmış bir ajans haberinde "üst düzey bir İsrailli yetkili"ye atıfla "Suriyeli teröristler İsrail içlerine yönelik sabotaj akınlarını sürdürürlerse, İsrail de Şam rejimini devirmek için sınırlı askeri harekata başvurur" dediği belirtiliyordu.

Bahsedilen üst düzey yetkili İsrail askeri istihbaratının başı Tuğgeneral Aharon Yariv idi. Ama Yariv Şam rejiminin devrilmesinden sadece bir dizi uç ihtimalden biri olarak söz etmişti. Fakat ajansın haberi gerek Suriye gerek İsrail basınında gayet ciddiye alındı.

Derken, Sovyetler Birliği'nin bir müdahalesi herşeyi değiştirdi. 13 Mayıs 1967'de Moskova, İsrail'in Suriye sınırına askeri yığınak yaptığı ve bir hafta içinde saldıracağı konusunda bir uyarı yolladı.

Sovyetler Birliği'nin patlamaya hazır durumun fitilini neden ateşlediği o zamandan bu yana tartışılagelir. İki İsrailli tarihçi İsabella Ginor ve Gideon Remez, Sovyetler Birliği'nin o dönemde krizi kasten kıskırttığını savunuyor. İki tarihçi, Sovyetlerin bunu o sırada sonuca çok yaklaşan İsrail nükleer silah projesini durdurmak için yaptığı ve gerekirse savaşa bizzat kendi güçlerini de göndermeye hazır olduğu görüşündeler.

O sıralarda "orta düzeyde" bir Sovyet yetkilisi Amerikan istihbarat örgütü CIA'ye Sovyetler Birliği'nin, ABD'nin başını ağrıtmak için Arapları kışkırttığını söylemişti. O sırada Vietnam'da büyük sorunlar yaşayan ABD için Orta Doğu'da bir başka savaşla uğraşmak çok zor olacaktı.

Sonuçta 1967 ortamında ne İsrail ne de Arap komşuları savaşmak için fazla bahane aradı. Yıllardır beklemekte oldukları krize dalmakta tereddüt etmediler.

Nasır'ın kumarı

Sovyetler Birliği'nin yolladığı uyarıdan 24 saat sonra Mısır orduları başkomutanı Mareşal Emir, güçlerini alarma geçirdi.

Harekatlar Komutanı Korgeneral Enver el Kadi, Genelkurmay Başkanı Emir'e, ordunun aralarında en seçkin birliklerin de bulunduğu yarıdan fazla gücünün Yemen'de olduğunu hatırlattı. İsrail'le savaşacak güç yoktu.

Emir ise ona gerçek bir savaş olmayacağını, sadece İsrail'in Suriye'ye yönelik tehditlerine karşı bir güç gösterisi yapılacağını söyleyerek güvence vermeye çalıştı.

İki gün sonra Mısır krize iyice batmıştı. Gazze-Mısır sınırında 1956'dan bu yana devriye gezen Birleşmiş Milletler barış gücü askerlerini sınır dışı edip, birliklerini Sina çölüne sürdü.

Suriye'ye odaklanmış olan İsrail ordusu başlangıçta Mısır konusunda çok daha sabırlı davrandı.

03/12/2019 - 09:42
0 Yorum
4933 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net