Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Ali Akkoç > TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
TARİHTE SURİYE HAKİMİYETİ İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR
10/12/2019 - 09:57
Ali Akkoç
0 Yorum
101 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
Gerçekleştirilen İcraatlerin Faydaları Yanında Mahsur Ve Zararları Olabileceğini Unutmamak Gerekir
GERÇEKLEŞTİRİLEN İCRAATLERİN FAYDALARI YANINDA MAHSUR VE ZARARLARI OLABİLECEĞİNİ UNUTMAMAK GEREKİR
ÜMMETÇİLİK, OSMANLIKCILIK , MİLLİYETÇİLİK TEK CEPHEDE BİRLEŞEBİLİR Mİ?
ÜMMETÇİLİK, OSMANLIKCILIK , MİLLİYETÇİLİK TEK CEPHEDE BİRLEŞEBİLİR Mİ?
DEVLETTEN FAİZLE PARA VEYA MAL ALMAK HELAL DE ŞAHISTAN FAİZLE PARA VEYA MAL ALMAK NEDEN HARAM

 Atatürk devrinden itibaren milli devlet olan Türkiye Cumhuriyeti, Suriye toprakları üzerin de hiçbir zaman herhangi bir kesim için hak iddia etmemiştir. Ne var ki atatürkün bertaraf ettiği Osmanlıcılar, hilafetçiler daha geniş mahiyette ümmetçiler Suriye toprakların da gözü olmaya devam etmiş Türk devletinin Suriyeyi kendine dahil edeceği günleri hayal etmeye devam etmiştir. Bu karşılıklı hayaller nedeni ile Türk devleti Suriye toprakların da yer alan İslam dini kökenli İslam kardeşliği gibi isimler taşıyan terör örgütleri desteklemeyi Suriye rejimi de Türk toprakları üzerinde Kürt devleti kurmayı amaçlayan Pkk ve türevlerini desteklemeyi sürdürmüşlerdir.

Arap baharı öncesin de bugün ki ülke yönetimimiz daha doğrusu bugün ki iktidarımız komşularımızla kabaca sıfır sorun diyebileceğimiz bir dış siyaset uygulaması ile Suriye ile ilişkilerini sıklaştırmış hatta ortak kabine toplantısı yaparak iki ,devletin üst düzey yöneticileri arasın da samimi görüntüler veren durumlar sergilemişlerdir. Hatta bugün ki iktidar öncesi dönemler de pkk’nın başı olan Abdullah öcalını suriyeden çıkaran Esat rejimine karşı bizim yöneticilerimiz de İslami cihatçıları ve benzeri örgütleri  desteklemeyi gevşetmişlerdir düşüncesindeyim.  Gerçi devletimizin bu tür örgütleri desteklediğini resmiyette ispatlamamız, veya devletimizin buna yarayacak kanul ve açıklamaları hiçbir zaman olmamıştır. Bu konu şahsi yorumumdur. Ortak kabine toplantılarına varacak şekilde samimi yakınlaşmalar, arap baharı uyarınca, Suriye de karışıklıklar çıktığında ülkemiz ABD ile birlikte Esat rejimi karşıtlarının rejiminde yer almış onları desteklemeye başlamıştır. Suriye de çıkan iç karışıklıklar iç savaşa dönüştüğün de Suriye rejimi Rusya federasyonu yardıma çağırmış yardıma hazır olan İran devletinin de yardımlarını alarak muhaliflerini ezmeye başladığın da ülkemiz de muhalifleri destekleyip örgütleyen ABD ve Avrupalı müttefiklerin yanın da yer alarak esat rejimine hasım olmuştur. Rusya ve İranın yardımıyla hasımlarını durdurmayı başaran Esat rejiminin ortadan kaldırılmayacağını anlayan Türkiye bence anlaşılması oldukça zor bir siyaset uygulamaya yönelmiştir. Bir yandan esat rejiminin ve rusyanın bir yandan ABD mütefiklerin desteğini alan ypg ve pyd’nin dolayısıyla pkk’nın ülkemiz ve sınırlarımız için arz ettiği tehlikeyi bertaraf etmek için bu örgütleri hedef alan askeri harekatlara yönelmiş bazen ABD ile bazen Rusya federasyonu ile işbirliği halin de çalışmalara yönelmiştir. Bu siyaset Suriye de izlenen yol ülkemize ne getirecektir.

Bunu zaman gösterecektir. Ama şurası bir gerçektir ki Suriye de çıkan çatışma ve iç bunalımın yurt dışına kaçmak zorun da bıraktığı Suriyeli göçmenlerin büyük çoğunluğu sınırlarımızı açıp onları kabul etmemiz yüzünden ülkemiz topraklarına dağılmıştır. Onların katılımı onların yaşamını düzenli kılabilmek için yapılan harcamalar dolayısıyla ülkemizi ekonomik açıdan zora sokarken Suriyeli sığınmacıların ülkemizde ki bireysel yaşamları gereği türk vatandaşları ile sosyal ilişkileri  medeni halleri daha açık tabir ile karşılıklı kız alışverişi ile milletimizin ırksal açıdan ve kültürel açıdan tehdit etmeye bozmaya başlamıştır. Çünkü bir Arap birey ile Türk birey evlenmesi sonucu olarak çıkan çocukları türk de arap da olmazlar hali ile biyolejik açıdan melez ırk olan bu çocuklar türk ırklığının saflığını bozacak artan nufusları ile türk toplumunu melezleştircektir. Aynı şey dil nedeni ile diğer kültür ögelerinin kabulu ile kültürel saha da da aynı türden olacaktır. Ülkenin dil birliği bozulan ülkenin milliliği de kaybolacaktır. Bunun bugün büyükşehirlerimiz de sokağa çıktığımız da hemen görmek ve hissetmek mümkündür. Nitekim bir gezi içim gittiğin İstanbul da sahayı daha daraltarak söylemek gerekirse ben gördüğüm gibi bakıldığın da her han görmek mümkündür. Şunu da vurgulamak isterimdir . Suriye sorunu ülkemiz açısından bunlar ve benzeri tehlikeler arz ederken Rusya federasyonu için yarar sahalayan ABD için yarar sağlayan çalışmalar ve girişimler olmuştur. Rusya Suriyeye müdahil olmakta akdenize inmiş orada gerek hava gerek kara gerekse deniz üstleri elde etmiştir.

Artık Rusya Ortadoğu konuların da Suriyeye dayanarak söz sahibi olduğu gibi kendi doğalgaz üretimi ile elde ettiği doğalgaz gelirini tehdit edebilecek doğu Akdeniz doğalgazı üzerin de de söz ve hak sahibi olmuştur. üstelik, bizim tutumuz ve ABD ile sürtüşmemiz sayesin de natoyu da birbirine düşürme imkanınızı elde etmiştir. ABD ise suriyenin petrol bölgelerine el koymayı gerçekleştirdiği gibi eğitip silahlandırdığı ypg ve pydliler sayesin de gelecek de israile kardeş bir kürt devleti kurmanın zeminini hazırlamayı başarmış görülmektedir. Aynı zaman da İrana karşı İsrail ile ortaya bir engel koyarak iranın israile karşı gerçekleştireceği tehlikeleri perteraf zeminini hazırlamaya imkan bulmuştur. Şurası bir gerçek ki Suriye olayları nedeni ile gerek Rusya gerek ABD ayrı ayrı silah satma imkanını da elde etmişlerdir.

Sözün kısası Rusya ve ABD devletleri ve onların müttefiklerinin araların da geçen Suriye ye hakim olma yolunda ki son çatışmalar yaşanan savaşlar iç huzursuzluklar her ne kadar, şu anki konum da Suriye üzerin de geniş mahiyette Rusya’nın hakimiyet kazandığını göstersede bugünün suriiyesine hakim olma savaşları henüz sona ermemiştir. Hala devam etmek de olup belki de farklı safhalarla devam etmeyi sürdürecektir. Nevar ki bu savaş, belki de suriyenin üniter yapısını ortadan kaldırıp fedaral bir ortaya çıkarması da mümkündür. Bu savaşlardan en zararlı çıkıcak olan devletimizi görmekteyim. Federal olarak sürdürmek amacımız bize gönderdiği sığınmacılar sayesin de bizim toplum yapımız, ulusal yapımız milli homejenliğimiz ortadan kalkmıştır. Bu gelecek yaşam da daha bariz olarak görülecek ve yaşanacaktır. Suriyenin ve orta doğunun hakimiyetinin elde edilmesi çabaları büyük devletlerin bu konu da çalışmları nedeni ile ara ara bitse bile daima süreceği muhakkaktır.

10/12/2019 - 09:57
Ali Akkoç
0 Yorum
101 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net