Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Sadullah Özcan > Mekke’nin Fethi ve İran Mollalığı
Mekke’nin Fethi ve İran Mollalığı
14/01/2020 - 08:47
Sadullah Özcan
0 Yorum
708 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
Ayasofya Camii açılışı ve üstümüze düşenler
Yeni cepheler ve stratejimiz
15 Temmuz’u Bilmek ve Unutmamak
Ayasofya Camii kararı üzerine-2
Ayasofya Camii kararı üzerine
Sosyal medyanın geleceği
Dünya yeniden kurulur, yerimizi alırız

Aslında sadece İran’da mollalar arasında yaşanmakta olan güç mücadelesini kaleme alacaktım. İran’ını getirdiği durum ile Ortadoğu kaosundaki rolü üzerinde durmayı düşünüyordum.

Fakat yazıyı kaleme alırken 11 Ocak tarihinin önemi aklıma düştü. “11 Ocak tarihinde ne olmuş ki?” sorusunu soracak birçok okurum. ‘Mekke’nin Fethi’ deyince bir duraksayacaksınız. Çoğumuz Mekke’nin Fethini 11 Ocak değil 31 Aralık olarak bilir. Oysa o tarih İslam Ordusu’nun Medine’den Mekke’ye harekât tarihidir. Yılbaşı kutlamasına karşı alternatif program adına ‘Mekke’nin Fethi’ yanlış ve yanıltıcı bir şekilde 31 Aralık’ta kutlamak gibi bir gelenek oluşturuldu. Miladi takvime göre gerçek tarih 11 Ocak’ta maalesef hiç akla gelmez.

Mekke’nin Fethi İslam’ın dönüm noktasıdır. İslam’ın âlem şümulünün simgesidir. Bizler Mekke’nin Fethi ve sonrası gelişmeleri pek hakkı ile bilmiyoruz. Mekke Fethi sonrası İslam tarihi yazılı kaynaklarından pek ulaşılma imkânı bulamadığımız bir konuya işaret edeceğim. Çünkü İslam tarihi boyunca Müslümanların yaşadığı kargaşa, kavga ve fitnelerin kaynağı Fetih sonrası gerçekleşen bazı olaylar bilinmeden anlaşılamaz. Hatta birçok tarikat, cemaat ve mezheplerin doğuşu da çözülemez.

Bundan 5-6 yıl önce bilgisine büyük önem verdiğim bir dost ile uzun bir sohbet imkânı bulmuştum. Konu konuyu açtı. Söz döndü dolaştı Türk ve İslam dünyasına geldi.

Dostum Mekke’nin Fethi öncesi ve sonrası neler olduğundan bahsetti. Peygamberimizin karargâhını kurduğu Komuta çadırından bahsetti. Devamında “Mekke’nin Fethi’nden sonra Müslümanlığı kabul eden Yahudilere ne oldu?” sorusunu sordu? İmam Hatipliyim ama hiç duymadım. Soruyu biraz daha açtı ve “Yahudiler Peygamberimizden aman dilediler ve müsaade istediler, bütün servetlerini de develere yüklediler Mekke’den gittiler” dedi. O dostum “nereye gittikleri ve gittikleri yerlerde ne yaptıklarını bilmezseniz bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu da çözemezsiniz” dedi.

Bir süre bu soruların cevaplarını araştırdım. Ulaşamadım. Çünkü araştırdığım hiçbir kaynak, sorduğum hiçbir tarihçi- ilahiyatçıdan bu sorunun cevabını da alamadım. Karşılaştığım ve tanıştığım tarihçi ve ilahiyatçılara bu soruyu halen sorarım.

Merakımı dostum bir sonrası sohbette giderdi. İşte o zaman tarihi süreç içinde İslam dünyasının bugüne kadar yaşadığı kargaşanın, bölünmenin, kaosun kodlarını yakalama imkânı buldum.

Bugün inancımız içerisine birçok konuda hem Yahudiliğin hem de Hıristiyanlığın misyonlarının nasıl karıştığını da anlıyorsunuz.

Bu dostumun ufuk açıcı bilgilerinden sonra anladım ki yazılı vesikalara geçmeyen fakat tarihi gerçeklerin sırlarını sözlü nakil bilgi kaynakları saklıyor. Tarihi bilgilerimizi bu kaynaklarla desteklemedikçe gerçeklere ulaşmamız ve anlamamız imkânsızdır.

İşte bugün İran’da hâkim olan mollalık müessesinin kaynaklarına da ancak bu yolla ulaşılabilir. Sünniliğin, Şiiliğin ki, Irak Şiiliğinin, İran Şiiliğinin, Kum, İsfahan’ın sırlarını ancak bu gerçeklerle çözebilirsiniz.

Moğul istilasını, Haçlı seferlerini, Büyük Selçuklu İmparatorluğunun çöküşünü, Abbasilerin yıkılışını…

1979 İran devriminin şifrelerini ve bu devrimin İslam dünyasında etkilerini…

Irak-İran arasında yaşanan 8 yıllık savaşın perde arkasını…

Bu Savaş sırasında hem Irak’a hem İran’a İsrail ve ABD’nin silah satışlarını…

İran’ın Ortadoğu’da ki bugünkü rolünü…

Son olarak Kasım Süleymani suikastı ve sonrası su yüzüne çıkan mollalar savaşının kökenlerini…

Mollalar arasındaki gizli İsrail hayranlarını, bu hayranlıklarının nedenlerini…

İşte tüm bunları 1389. Yılını dün yaşadığımız Mekke’nin Fethi’nden sonra başlayan gelişmeleri bilinmezsek anlamamız mümkün değildir.

Şu unutulmamalıdır her büyük devletin diğer devletlerle ilgili ülke genetiği analizleri vardır. Genetik haritasına hâkim olduğunuz ülkelerle ilgili istediğiniz şekilde oynarsınız. Genetik haritasını iyi analiz ettiğiniz topluluklara hükmeder bu genetiği zaman alsa da değiştirebilirsiniz. Aslında bütün İslam dünyasının yaşadığı travma bu genetiğin imhasından kaynaklanmaktadır.

O nedenle bir taraftan Türkiye’nin Genetik haritasını çok iyi bilip bozulmasını önleyeceksiniz. Bir taraftan da diğer ülkelerin genetik haritasına hâkim olacaksınız.

İşte İran’ı da ancak tarihi süreç içinde ki genetik haritasını çözdüğümüz ölçüde anlarız. Günlük hava durumu analizleri gibi tahminlerle olmaz.

Kalın sağlıcakla…

14/01/2020 - 08:47
Sadullah Özcan
0 Yorum
708 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net