Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > Melek Babacan > Zümrüdü Anka’nın Hikâyesi
Zümrüdü Anka’nın Hikâyesi
13/02/2020 - 08:18
Melek Babacan
0 Yorum
3544 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
Ah Şu Zaman
Göstermelik Sevgiler
Olmak ya da Olmamak
Tutarlı Olabilmek
Doyumsuz İnsanlar
Zümrüdü Anka’nın Hikâyesi
Sanat Aşkı

Birçok kültürde yer edinmiş, adını sıkça duyduğumuz, efsanevi kuş Zümrüdü Anka’yı hemen hemen herkes bilir. Ama bütün bildiklerimiz bu kuşun yandıktan sonra küllerinden tekrar doğması ile sınırlıdır. Fakat bu kuş, kendisiyle beraber pek çok şey barındırır. Aslında önemli olan kısım onun küllerinden tekrar doğuşu değildir. Onunla birlikte doğan, insanlara ders verecek nitelikte imgesel hikâyesidir.

Efsaneye göre kuşların hükümdarı olan ve Kaf Dağı’nda yaşayan Zümrüdü Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Ama içlerinden onu gören olmamış. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Onun var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip, yolunda gitmeyen şeyler için yardım istemeye karar vermişler.

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce ‘Aşk Denizi’nden geçmişler sonra ‘Ayrılık Vadisi’nden’ uçmuşlar. ‘Hırs Ovası’nı aşıp, ‘Kıskançlık Gölü’ne’ sapmışlar. Kuşların kimisi ‘Aşk Denizi’ne’ dalmış, kimisi ‘Ayrılık Vadisi’nde’ kopmuş sürüden. Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); Kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış; Baykuş yıkıntılarını; Balıkçıl kuşu bataklığını özlemiş…

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi ‘Şaşkınlık’ ve sonuncusu Yedinci Vadi olan ‘Yokoluş Vadisi’nde’ bütün kuşlar umutlarını yitirmiş. Kaf Dağı’na vardıklarında geriye sadece otuz kuş kalmış. Simurg’un yuvasını bulunca ögrenmişler ki ‘Simurg – otuz kuş’ demekmiş. Onların her biri birer Simurg’muş. 30 kuş anlar ki aradıkları kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.

"Gerçek iyi insan Anka kuşu gibi nadiren dünyaya gelir. Büyük şeyler seyrek yaratılır, paha biçilmez değerleri daha da iyi anlaşılsın diye...”

Ne kadar anlamlı, bir o kadar da bizi çok iyi anlatan güzel bir hikâye...

Unutmayın gerçek güç sizin içinizde...

Bazen yanmanız gerekir ki küllerinizden yeniden doğabilmeniz için.

Sevgiyle kalın.

"Bilgenin yüreğinde her dilek,

Anka kuşu gibi gizli gerek.

Damla nasıl inci olur denizde:

Sedefler içinde gizlenerek."

 

Ömer Hayyam

13/02/2020 - 08:18
Melek Babacan
0 Yorum
3544 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net