Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > EĞİTİM-SEN > KORONANIN GÖR DEDİĞİ!
KORONANIN GÖR DEDİĞİ!
23/05/2020 - 12:07
EĞİTİM-SEN
0 Yorum
1638 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
YENİDÜNYA
İnsanın Kayboluşu
Sınavlar değil SİZ ÖNEMLİSİNİZ GENÇLER !
SINAVLAR YAKLAŞIRKEN...
Uzaktan Eğitim ya da Gözetim Toplumu
KORONANIN GÖR DEDİĞİ!

Merhaba!

Sevgili okurlar bugünden itibaren belli periyotlarla bu köşeden sizlere seslenmek istiyoruz. Bu köşeyi eğitim emekçilerin halka seslendiği bir kürsü olarak değerlendirmek istiyoruz. Bize bu  imkanı sunan gazete yöneticilerine şimdiden teşekkür ediyoruz.

Bu satırları okuyan her okuyucu    geçmişte mutlaka bir yada birden fazla öğretmenin öğrencisi olmuştur. Dün sınıfta  , bahçede vs  seslendiğimiz  sizlere bugün bu köşeden seslenmenin  mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitim Sen li öğretmenler olarak topluma karşı olan sorumluluğumuzun devamı olarak sizlerle sadece eğitimle ilgili değil, hayatın her alanına ilişkin görüşlerimizi paylaşmaktan mutlu olacağız. Aydınlık bir ülke ;   laik ,demokratik, bilimsel ve parasız eğitim  mücadelemizin bir parçası olarak görüyoruz bunu. Umarım   herkes için faydalı  sonuçları olur…

Korona salgını nedeniyle gerek ülkemizde gerekse dünyada toplumsal ve ekonomik yaşamda  çalkantılar yaşanıyor , muhtemelen yakın gelecekte siyasal sistemlerde de büyük altüst  oluşlar görülecektir.

Bir musibet bin nasihatten evladır!  atasözü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. Bilim insanlarının                    tüm uyarılarına    rağmen insanoğlu ekolojik yıkıma devam ediyorken, Çin den yola çıkan bir virüs zengin-fakir, yöneten-yönetilen, Müslüman-Hristiyan demeksizin bütün  dünyayı büyük bir çaresizlikle karşı karşıya bıraktı.

Dünyanın süper güçleri olmakla övünen ABD  ve  Avrupalı  ülkeler  korona karsısında sudan çıkmış balığa döndüler. Ne yapacaklarını bilemez bir halde önce kimleri feda  edeceklerini     tespit etmek gibi bir çaresizlikle karşı karşıya  kaldılar! Binlerce km ötedeki hedefleri vurabilen füzeler üretebilen kapitalist ekonomiler  basit tıbbi maskelere . solunum cihazlarına sahip olmadıklarını fark ettiler ve bazı    ülkeler arasında ‘maske savaşları’ bile yaşandı. Arz ve talep esasına dayalı üretim ilişkileri ; sağlık, eğitim gibi en temel hizmetleri veremez hale geldi..  Yıllarca aşağıladıkları, çeşitli gümrük tarifeleri ve ambargolarla  dar alana sıkıştırmaya  çalıştıkları Küba ve Çin gibi sosyalist ekonomilerin kendilerine yaptıkları maske , solunum cihazı ve doktor  yardımını büyük bir şükranla karşıladılar!

1929 ekonomik  buhranından sonra yaşanan bu en büyük krizle birlikte halklar , üretim  ilişkilerini ,  sermaye ve işçi sınıfı gerçekliğini sorgulanmaya başladılar. Hepimiz bir gemideyiz masalının sabun köpüğü gibi yok olduğu görüldü.. Dünya burjuvaları  kendilerine  adalar alarak  salgından  kurtulmaya çalışırken, üretimin sekteye uğramaması için işçileri fabrikalara hapsettiler!  Sistemlerin çökmemesi için Avrupa ülkeleri işsiz kalan emekçileri finanse edeceğini açıklarken bizim gibi gelişmekte olan ülkeler sermayedarlarını memnun edecek krediler vermekle meşguldüler.

Eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma, turizmden bilişime tüm sektörlerde pandemi    sonrası  yeni arayış ve uygulamaların devreye gireceği aşikar oldu. Sadece kendi ülkemizin  değil bütün dünya ülkelerinin birbiriyle kader birlği içinde olduğu konusunda herkes fikir birliğine vardı. Ülkemizde ise maalesef   bu dayanışma süreçlerinin istenilen seviyelerde  yaşandığı söylenemez. İktidar ve muhalefet partileri  ile bazı belediye başkanlıkları arasında  yardım kampanyaları konusunda polemikler  yaşandı . engellemeler yasaklamalar başladı. Pandemi  sürecine yönelik oluşturulan bilim kurullarına sahada görev yapan sağlık emekçilerinin en  örgütlü gücü olan Türk Tabipleri Birliği  davet edilmedi. Sağlık örgütlerinin, sendikaların uyarıları dikkate alınmadı, işbirliğine gidilmedi.

İktidar bu süreçten zarar görmeden  ,  aksine  güçlenerek çıkmayı amaçarken  ,ülkenin birlik ve beraberlik duygularını yeşertecek görüntü ve uygulamalara ihtiyacı  vardı oysaki .

Pandemi  koşullarının getirdiği ekonomik yıkım altında  yaşayan halk en temel ihtiyaçlarını bile sağlayamıyor , küçük esnafın kirasını bile ödeyemediği görülüyor. Sosyal Dayanışma Vakfı aracılığıyla yapılan maddi ve ayni yardımların ihtiyaçları giderecek büyüklükte olmadığı ortada.. Bu bakımdan belediyelerin ihtiyaç sahibi vatandaşlar için organize ettiği yardım kampanyaları  değil engellenmek aksine teşvik edilmelidir!

Ülke insanları pandemi  nedeniyle can derdindeyken .  ülke  demokrasisi  ise  yeni kayyum atamaları ile iyice nefes alamaz olmuştur. Emekçilerin ‘söz yetki karar sahibi’ olamadığı sendikalar, tabipler odası, barolar oluşturulmaya çalışılması akıllara ziyandır.  Görünen o ki ülkemiz siyaseti  koronodan  gerekli dersleri çıkaramamıştır.

Bu süreçte aktif olarak emek harcayan, hayatı pahasına çalışan başta sağlık emekçileri olmak üzere, tüm kamu ve özel sektör çalışanlarına  saygılarımı sunuyorum.. Günlerce hatta haftalarca ailelerinden uzakta yaşamak ve çalışmak zorunda kaldılar. Müthiş bir performans göstererek halkın takdirini kazandılar. Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz.  Saglık bakanlığının da alkışla yetinmeyerek doktor ve hemşireler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarında iyileşmeye gitmelerini; bekledikleri 3600 ek gösterge , yıpranma ve emeklilik haklarını halkımızın teşekkürü olarak vermelerini bekliyoruz.

 Bu mücadelede  hayatını kaybeden tüm sağlık emekçilerine ve vatandaşlarımıza rahmet diliyoruz .

Erdal DOĞRU-Eğitim Sen Bandırma Baştemsilcisi

23/05/2020 - 12:07
EĞİTİM-SEN
0 Yorum
1638 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net