Künye Rss Siteme Ekle İletişim
GÜNDEM 1. SAYFA VİDEO-HABER EKONOMİ SPOR EĞİTİM KÜLTÜR SANAT TEKNOLOJİ KADIN AİLE YEREL
Ana Sayfa > EĞİTİM-SEN > Uzaktan Eğitim ya da Gözetim Toplumu
Uzaktan Eğitim ya da Gözetim Toplumu
04/06/2020 - 12:40
EĞİTİM-SEN
0 Yorum
1703 Okunma
Makaleyi Yazdır
Diğer Yazıları
YENİDÜNYA
İnsanın Kayboluşu
Sınavlar değil SİZ ÖNEMLİSİNİZ GENÇLER !
SINAVLAR YAKLAŞIRKEN...
Uzaktan Eğitim ya da Gözetim Toplumu
KORONANIN GÖR DEDİĞİ!

       İngiliz toplum bilimci ve hukukçu Jeremy Bentham “panoptikon kuleyi” tanımlayıp kapitalizme hediye edince, kapitalist düşünürler buradan bir toplum modeli çıkar mı diye epeyce mesai harcadılar. Sonunda buldular da. Mimaride, sanatta, kültürde, siyasette hayatın her alanında “panoptimizm” hâkim oldu.

      Fransız filozof M.Focoult “panoptikon toplum” kavramını “denetim ve gözetim toplumu” olarak formüle ederek literatüre kazandırdı.

     Bentham’ın kulesi; meydanın orasında yüksekte duran bir kuleden aşağıdakileri gözetlemeyi önerir. Bunu yaparken kuleden yansıtılan yüksek voltajlı ışık aşağıdakilerin gözünü aldığı için hiçbir zaman yukarıya bakamazlar. Böylece sürekli başları önde çalışırken, yukarıda neler olup bittiğini de göremezler. Yukarıya bakmaya çalıştıklarında ya gözleri kör edilir ya da megafonla, yüksek sesle uyarılarak diğerleri üzerindeki korku pekiştirilir. Tanıdık geldi mi? Evet cezaevi gözetleme kulesi. 19.yy.da fabrikalarda seri üretimi bu kule sayesinde artırdılar.

    Bu fikir o kadar cazip geldi ki çılgın müteahhitler gökdelenleri yaptılar. En yukarıdan bakmak insanın en ilkel dürtüsünü tatmin ediyordu. Sürekli yukarı, daha yukarı şiarıyla; sanatta, siyasette, kültürde kısacası her alanda yukarıdan bakan, gözetleyen ve denetleyen söylemi pekiştiren bir zemin oluşturuldu.

     Temsil etme görevini, yönetme gücü ya da yetkisini ele geçirme olarak algılayan erk de aynı bakışla toplumu gözetleyen, denetleyen bir göze dönüştü. Sokaklara kurulan mobeseler yetmedi, işyerlerinin önüne okulların, hastanelerin koridorlarına kadar girdi.

      Yıllar önce TV’ lerde BBG  (Biri Bizi Gözetliyor) evleri vardı. Virüsle birlikte bütün evler farkında olmadan BBG evine dönüştü.  Değişik bilgisayar programlarıyla öğretmenler, psikologlar, danışmanlar vs. evimize, yani bizim en korunaklı özel alanımıza kadar girip; zamanımızı, mekânımızı, bilincimizi gözetlemeye başladılar. Bu gözetleme farkında olmadan izleme ve denetlemeye dönüştü.

     İyi niyetli bir girişim olarak düşünülen uzaktan eğitim aslında böylesi bir toplumsal kurgunun parçasıdır.

      Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk bir tweetinde, öğretmenlerin canlı derslerine katılıp ancak arkada oturacağını ifade ediyor. Böylece öğretmen öğrenci ve veliyi gözlerken Sayın, Bakan da öğretmeni öğrenciyi ve veliyi gözetleyip denetliyor.  Programın sahipleri ise hem Sayın Bakanı hem öğretmeni hem veliyi hem öğrenciyi hem de evin içini gözetleyip ekran görüntülerini kaydedebiliyor.

Anlayacağınız kimse gözetimden ve denetimden muaf değil.

 İşte bu yüzden diyoruz ki uzaktan eğitim, eğitim değildir. Denetim ve gözetimdir. Korku toplumu yaratır.

 Aslolan sınıfta, bahçede, doğada yüz yüze eğitimdir. Çünkü eğitim sevgi işidir.

 İdris ERDOĞDU

 

EğitimSen İşyeri Temsilcisi

04/06/2020 - 12:40
EĞİTİM-SEN
0 Yorum
1703 Okunma
Makaleyi Yazdır
YORUM YAZ
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Bandırma Yaşam Gazetesi - Bandırma ve Bölgenin Güçlü Sesi bandırma haberleri bandırma gazete bandırmadan haberler
Kodlama : Networkbil.net