15 TEMMUZ ÖLÜMÜ ÖLDÜRENLER İN ZAFERİ DİR. 2
18/07/2018 - 10:49

                                              

 

                                            15 Temmuz 2016

                                            Kahramanlıklarla dolu bir gece. Deyim yerinde ise Türkiye tarihinin, son yüzyılının en uzun gecesi.

                                            Hain bir el yerli uşağı ve beslemesi FETÖ ye emir veriyor. Türkiye de bir ameliyat yapmak lazım. Bu ameliyatı 15 Temmuz 2016 da yap.

                                            Emrinizi memnuniyetinle yerine getiririm diyor. Hain fetö. Ve  Karar veriliyor. Tarih 15 Temmuz 20016.

                                            Ama bir şeyi unutmuştu bu hainler. Bu millet değişti. Bu millet gelişti, bu millet artık ihtilallar den bıktı. Dedeleri, Menderesi feda etti, babaları Özal ı feda etti.

                                            Artık Tayyip beyi feda etmeyeceklerdi. Çocuklarına ve gelecek nesillere bu acı olayları anlatmayacaklardı.

                                            Hainler milletteki bu kararı ve kararlılığı  bilmiyorlardı.

                                            Ve ÖLECEKSEK BİR KERE ÖLELİM. BU GÜN ÖLELİM, ŞEHİT OLALIM. ŞEHADET EN BÜYÜK MERTEBEDİR. ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR, TÜM NESİLLERE VE ÇAĞLARA diyen bir millet vardı.

                                            Bunu unutmuştu hainler. Yada Tank ile, tüfek ile, jet ile, helikopter ile korkuturuz diye düşünüyorlardı.

                                            Ama o gece bu milletten korku alınmış idi. Bu millet o gece,Tekbirler ile tankların üzerine yürüyor idi. En büyük silahları, aşık oldukları, dün gece de ülkemize ve dünyaya mesaj verircesine gökyüzünü süsleyen ay ve yıldız lı kan rengi bayrak idi.

                                            İlk şehitlerimiz 15 yaşındaki 15 liler idi. Tıpkı Çanakkale de olduğu gibi.

                                            Baba oğul aynı safta şahadeti özlemiş ve şehid olmuşlar idi. Erol OLÇAK, ABDULLAH OLÇAK

                                            Baba, eş çocuk, biri şehit, diğerleri gazi olmuş idi. Tıpkı ilçemizde yaşayan Niğdeli Ramazan KONUŞ, eşi Hacer kızı Rüveysa KONUŞ gibi.

                                            İkizler, çan kardeşler, babalarının değimi ile NEDEN GELMİYORSUNUZ İKİNİZDEN BİRİNİZ.. Şahadete yine doğumlarındaki gibi güle oynaya gitmişler idi.

                                            Şehirlerimizin arasında kimler yoktu ki? Ayakkabı imalatçısı, özel harekat polisi,öğrenci,dürümcü, tesisatçı,işportacı,koltuk ustası,yönetici,memur,serbest meslek, emekli,muhtar, çiftci,kepce operatörü,inşaat ustası, mobilyacı,Vinç operatörü, şoför,kuyumcu, ev hanımı,iş adamı, işçi, profesör… yani 250 şehit ve ülkenin her kesiminden, her meslek grubundan şehit.

                                            O gece hepsinin ağzında tek bir dilek vardı. Ya Şehid olacağız bu ülkeyi hainlere bırakmayacağız,  korku diye bir şey kalplerinde yok idi.

                                            Banka kuyruğu akıllarına gelmemişti, makarna yığınağı ise hiç gelmemişti. Bazıları bunlara makarnacı diyorlar idi. O gece makarnacılar kendiliğinden de belli olmuştu.

                                            Güldükleri, alaya aldıkları aslında fakir, fukara değil, kendileri imiş…. Yani yıllarca kendilerini alaya almışlar.

                                            O gecenin ilk saatlerinden itibaren meydanda olan biri olarak söylüyorum. O gece ölüm korkusu yok idi. O gece kardeşlik var idi. Vatan var idi. Bayrak var idi. Sela var idi.

                                            Zengin fakir yok idi, hep birlikte TÜRKİYE var idi. Yani o gece meydanlara inenler ÖLÜMÜ ÖLDÜRMÜŞ idi.

                                            Ve üç dört saatte birlik ve beraberlik galip gelmiş idi.

                                            Ne diyordu ATATÜRK, Birlik ve beraberlik kaderi ilahiden gayri her şeyi yener. Evet o gece Ezanlar dinmedi, Ayyıldızlı bayrak inmedi, vatan bölünmedi, bu millet yenilmez denen Amerika yı, İsrail i, dünyanın tüm süper güçlerini ve onun yerli işbirlikçisi, başta                 hain ve alçak fetö olmak üzere tüm hainleri yendi. Sabah namazını yine hür ülkenin bayrağı altında kıldı.

                                            Ve bu ülkenin toprakları yeniden şehit kanları ile bereketlendi. Ürünlerimiz helalaştı. Annelerimiz VATAN SAĞ OLSUN DEDİ. Babalarımız acısını kalbine gömerek şehidinin görevini üzerine aldı.

                                            15 Temmuz gecesi, bu ülkenin kahramanlarının gecesi, Ömer Halis Demir gibi yiğitlerin gecesi, 15 li ler in gecesi…

                                            15 Temmuz artık unutulmayacak, unutturulmayacak. Bunu dün gece tüm vatanda tutulan nöbetler ile yine gördük.

                                            Not; Balıkesir de anma meydanında protokol yeri ayrılmış, millet ile protokol arasına demir çekilmiş… Ne acayip anlayış, o gece bu millet tüm protokol kurallarını hiçe sayarak bu ülkeyi hainlerden kurtardı. Demek ki protokol ile 15 Temmuz anılmıyor… Anılamıyor. Ne müzikler, ne konuşmalar o gecenin ruhunu veremiyor… O halde bu 15 temmuz u bırakın halk ansın, bırakın protokol kurallarını, halkın kuralları ile protokol birleşip gecenin ruhu yaşansın….