Mimar Sinan'a Sahip Çıkmalıyız Ama Bunu Bilinçli Yapmalıyız
25/03/2020 - 07:02

Değerli okurlarım, bugün bazı siyasilerimiz yaptıkları beyanlarla ünlü Osmanlı Mimarı koca Sinan yahut Mimar Sinan denilen büyük ustaya ve eserlerine sahip çıkacaklarını dile getirmekte şakşakçılarından medyadan gördüğümüz kadarıyla bol bol alkış almaktadırlar. Biz Türk milleti olarak “çek” “çak” lı lafları oldum olası severiz. Bunları bol bol kullananların peşine takılır. Onları destekler her kullandıklarında da onları alkışlayarak yeri göğü inletiriz.

Söylediklerini nasıl yaparlar yapabilirler mi? Yaparlarsa ne kazanırız. Yaptıkların da ne kaybederiz. Hiç düşünmez sadece alkışlamakla kalmaz yapmaları için gerekli izin ve desteği düşünmeden vermeyi mahsurlu görmeyiz. Yaşantımız ve tarihimiz bunun pek çok örnekleriyle doludur. “çek” çak” lara dayanarak destek verdiğimiz bir sürü ana yasamız mevcuttur. Nitekim 1961 ana yasamız da 1982 ana yasamızda bu tür icraatlar tipik örneği olmuştur.

Bu ana yasaları önce referandumla onaylamış sonra da değiştirmesi isteyen bizler olmuşuzdur. Şimdi yukarıda sözünü ettiğim şekilde mimar Sınana sahip çıkmalıyız beyanlarına sahip çıkan, alkışlayan şak şakçılara sormak isterim. Mimar Sinan’ın nesine sahip çıkılacaktır. Hiç düşündünüz mü? Mimar Sınanın Osmanlı ülkesinin o zaman ki coğrafyasında hangi eserlerini ayakta olduğu yolun da bilginiz var mı? Bu eserlere sahip çıkmak için neler yapılması ne kadar harcama yapılması gerektiği yolun da bilgilerimiz mevcut mu ki büyük olasılıkla bu konuda ki bilgilerin Mimar Sina’na sahip çıkacağız diyenlerin elinde dahi olmadığı düşüncesindeyim.

Hal böyle olduğu halde siz neye alkışlamaktasınız kaldı ki bu beyanı yapan siyasinin beyanı o kadar geniş kapsamlıdır ki sadece Mimar Sinanın eserlerini değil eserlerinin bulunduğu çevrenin de korunmasını sahip çıkılmasını içeren sözler ve işaretler ortaya koyduğunu da görmeleri alkışlarını ve tasdiklerini ondan sonra yaptıklarını düşünmekteyim. Sözün kısası Mimar Sinan’a sahip çıkacağız diyen siyasi veya siyasiler Mimar Sinanın eserlerini onun yaptığı günün şekli ve çevresel görünümüyle dirilteceğiz buna ters düşen Mimari unsurları ortadan kaldıracağız demektedirler. Düşüncesindeyim.

Bence bu beyan gerçekleşmesi imkansız bir beyandır. Başta İstanbul olmak üzere Osmanlı mülkünde ki Sinan eserlerinin yapıldıkları günü ve görüntüsü çevre görüntüsüne getirmek için devletimizin bütçesi   siyasal ve yönetsel gücü yetmeyecek durumdadır. Düşüncesindeyim. Onlar bu imkansızlığı çıkarları icabı dile getirirken şakşakçılar kendi özel durumları gereği açıklamakta mahsur görmemektedirler.

Ama hiç kimse aklı selim vatandaşımızın bu sözlere inanmasını beklememesi lazımdır. Çünkü ne İstanbul’un, ne Bursa’nın, ne Edirne’nin Osmanlı dönemi görünümlerine döndürülmesi mümkün değildir. Kaldı ki son 14 yıllık inşaat faaliyetleri ülkemizi Osmanlı dönemi görünümünden uzaklaştıran faaliyetlerin uzaklaşmanın yapıldığı dönem olduğu da ortadadır. Hele İstanbul inşaat ve yapılaşma açısından görülen çevre bozulmasın da Mimar Sinana sahip çıkacağız diyen zihniyetin adeta damgasını yaşayan bir saha olduğu da unutulmamalıdır. Doğrusu bu şartlar dahilinde bu siyasi verdiği beyanında ki söze nasıl sahip çıkacaktır. Merak konusu olacak bir durumdur. Aynı siyasi aynı beyanın da yıllardır bilinen bir gerçeğe değinilmiştir. Devamı Yarın…