CHP Lösemi Hastalığına Dikkat Çekti
9-11-2019

CHP Bandırma İlçe Başkanlığı Cumhuriyet meydanında LÖSEVİ haftası nedeniyle maske takıp farkındalık yarattı.

İlçe Başkanı Hüseyin Bahar “2-8 Kasım tarihleri arasında LÖSEV’in önderliğinde toplumun hemen her kesiminin katıldığı ‘Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.

İlçe yönetim kurulu, kadın ve gençlik kolları, ADD ve bazı STK temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasından önce CHP Bandırma İlçe Başkanı Hüseyin Bahar Atatürk Anıtına çelenk sundu. Daha sonra yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Hastalık dediğimiz olgu; genç-yaşlı, kadın-erkek, o partili bu partili ayrımı yapmadan toplumun her kesimini etkiler. Büyüklerimiz; “Allah önce can sağlığı versin” derlerdi, hatırlayalım. Geçmiş yıllarda tedavisi imkânsız gibi görülen pek çok hastalık, düzenli aşılama, gelişen ilaç teknolojisi ve sağlıklı yaşam koşullarının sağlanmasıyla tedavi edilebilmektedir. Lösemi de bunlardan birisidir. Hepimizin hafızalarında yer eden bu akşam da Barış Manço Kültür Merkezinde hep birlikte izleyeceğimiz 1973 yılında çekilen Canım Kardeşim filmini hatırlıyorsunuzdur. Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Kahraman Kıral’ın oynadığı ve hepimizi hüzne boğan filmde lösemi hastalığının tedavisi neredeyse imkânsız olarak tanımlanıyordu. Ancak bugün gelişen tıp teknolojisi sayesinde lösemi artık tedavi edilebiliyor. Geçtiğimiz yıl LÖSEV’in yaptığı bir tanıtım çalışmasında bu filmin sonu yeniden çekilmiş ve löseminin artık tedavi edilebilen bir hastalık olduğu, ‘Kahramanların hikayesinin mutlu sonla bittiği çok güzel bir biçimde anlatılmıştı.

Ancak Türkiye’yi her alanda bataklığa sürükleyen AKP Hükümeti en başarılı olduklarını savundukları sağlık sisteminde de büyük bir fiyaskoya imza atmıştır. Dünyada uygulamaya çalışılan ancak yüksek maliyet ve verimsiz işleyiş nedeniyle terk edilen devasa şehir hastaneleri bir rant kapısı olarak ülkemizin dört bir yanında yükselmekte, sağlık dağıtmaktan çok bir sorun yumağı haline gelen, tek işi yandaşlarına para aktarmak olan bir sistem haline gelmiştir.

Bununla da kalmamıştır. Az önce Kübra arkadaşımızın da bahsettiği gibi LÖSANTE Hastanesinin ruhsat sorunu da AKP hükümetinin sözde “AK” sayfalarına kara bir leke olarak yazılmıştır.  Kendi çıkarları veya yandaşlarına para aktarma söz konusu olduğunda TBMM’yi seferber eden, torba yasalarla, KHK’larla istediğini yapan tek adam yönetimi LÖSEV’in ruhsat talebini yıllardır sürüncemede bırakmaktadır. Ülkede güzel olan her şeye karşı çıkan bu zihniyet yardıma muhtaç halkı görmezden gelmektedir. “Devletin hastaneleri parasız hizmet veriyor” savunmasına ancak acı acı gülüyoruz. Parasız hizmet verdikleri hastanelere habersizce, altlarındaki milyonluk makam araçlarına binmeden, danışmanlarını, fotoğrafçılarını önden göndermeden acaba gidip gezdiler mi? Hele hele lösemi hastalığı süreci çok zor, maliyetli ve yorucu bir süreçtir. Bu süreçte minik yavrularımız eğitimlerinden geri kalmasın diye bünyesinde öğretmenler barındıran, taze et yemeleri için kurban bağışı alan, başkent Ankara’da tüm dünyaya örnek olan bir hastaneyi yalnızca bağışçılarının destekleriyle inşa eden LÖSEV’in hastanesine ruhsat vermeyerek asıl yüzlerini tekrar göstermişlerdir. Sağlık söz konusu olunca ne para-pul, ne siyaset, ne itibar; hiçbiri önemli değil. Hastan olan içimizden birinin de çocuğu olabilir. Hastalığın bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde “benim çocuğum hasta olmaz” anlayışı acınası bir düşüncedir. Kanser vakalarının bölgemizde bu kadar arttığı, çevremizdeki pek çok insanın Bursa’daki çeşitli hastanelere taşındığını hepimiz biliyoruz. Bu illet hastalıklar hiçbirimize uzak değil! Ancak rakamlar gizleniyor, tedaviler aksatılıyor, ilaçlar teminlerinde sıkıntılar yaşanıyor.

 Uzun mücadeleler sonucunda dün TBMM genel kurulunda partimizin gündeme getirdiği LÖSANTE Hastanesinin ruhsat sorununa AKP ve onun koltuk değneği MHP red oyu vererek bu konudaki samimiyetsizliklerini tescillemişlerdir. Soruyorum; bu hastaneye ruhsat vermeyerek elinize ne geçiyor? O ağzınızdan düşürmediğiniz beka sorununu mu çözüyorsunuz? Hastaneye ruhsat vermeyerek neyi veya kimleri kurtarıyorsunuz. Bu çocuklar hasta ve o hastaneye, o cihazlara ihtiyaç var. Biz bu konuda her platformda bu işin takipçisi olacağımıza bir kez daha söz veriyoruz.

LÖSEV bu yılın temasını “maskemi takıyorum-farkındalık yaratıyorum” olarak belirledi. Lösemi bulaşıcı bir hastalık değildir, lösemi hastalarının bağışıklık sistemleri zayıfladığı için her türlü virüse açık haldedir. Bu nedenle maske takmaktadırlar. Ben de maskemi takıyorum- farkındalık yaratıyorum” diyerek bu hastalığa dikkat çekiyorum. Sizleri LÖSEV’e destek olmaya, bağış yapmaya ve lösevi dükkanından alışveriş yaparak destek olmaya çağırıyorum”. /Ahmet Türkmen-Umut Osman Sunci