banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Sayılara Yine Takla Attırılarak Açıklandı

 

13 Ocak 2021 15:41
Sayılara Yine Takla Attırılarak Açıklandı

Emekli Sen Bandırma Şube Başkanı Levent Balkış ile Eğitim Sen Bandırma Temsilcisi Erdal Doğru Cumhuriyet Meydanında ortak basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına, CHP Bandırma İlçe Başkanı Dr. Selim Panç, Bandırma Kent Konseyi Başkanı Dr. Murat Ergöz, ADD Bandırma Şube Başkanı Serdar Polat, Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı İlyas Satırlı, ve çok sayıda sendika üyesi ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Emekli Sen Bandırma Şube Başkanı Levent Balkış yaptığı basın açıklamasında, 4 Ocak 2021 tarihinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan resmi enflasyon oranlarından söz ederken, Eğitim Sen Bandırma Temsilcisi Erdal Doğru’da son günlerde yaşanan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki tepkilere değindi.

 Açıklanan oran kesinlikle gerçeği yansıtmıyor

TÜİK’in enflasyon oranlarını 2020 Aralık ayı için yüzde 1.25, 2020 yılı için ise yüzde 14.60 olarak açıkladığını ifade eden Emekli Sen Bandırma Temsilcisi Levent Balkış basın açıklamasında şunları söyledi “Alıştığımız üzere yine sayılara takla attırılarak ve ülkenin gerçekliğinden tümüyle kopuk bir enflasyon oranı açıklanarak işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin yaşam şartları göz ardı edilerek yeni zam oranları ilan edildi. Şeytana bile takkesini ters giydiren bir yöntemle TÜİK, kamu emekçilerine yüzde 7.36 artış işçi ve Bağ-Kur Emeklilerine ise yüzde 8.36 maaş artışı ile sefaleti dayatıyor. Gerçekte yıllık enflasyonu yüzde 36.72, Aralık ayı enflasyonu yüzde 3.88 olduğu çarşı pazar da kendisini bütün çıplaklığıyla hissetmektedir. Ülkede dört kişilik bir aile için açlık sınırı 2 bin 590 lira, yoksulluk sınırı 8 bin 436 lira iken asgari ücretlilere yapılan zam, TÜİK’in açıkladığı yalan enflasyon rakamlarıyla yapılan zam, emeklileri ölüm sınırına iteceği açıktır” dedi.

Enflasyon oranı, zam müjdesi bizim için yok hükmündedir

Balkış “Birileri, işçi sınıfının, memur emeklilerin, kıt kanaat geçinerek patronlara, Hükümete boyun eğmesini istemektedir! Birileri, emeklilerin evlerinde, üstelik böylesi zorlu bir pandemi sürecinde, ellerine geçmeden eriyen üç kuruş ile ölümü beklemesini istemektedir! Taleplerimiz karşılanmadan açıklanan “resmi enflasyon oranı” ve buna bağlı olarak “zam müjdesi” bizim için yok hükmündedir” açıklamasında bulundu.

Mücadeleye yılmadan devam edeceğiz

Seslerinin duyulmak istenmediğini öne süren Balkış “Taleplerimiz nettir: Emeklilikte insan onuruna yaraşır ücret istiyoruz. Emekli ücretleri enflasyona endeksli değil; milli gelir artışı da göz önüne alınarak belirlenmeli, buda asgari ücretin altında olmamalıdır. Emekli ücretleri arasındaki farklılıkların giderilmesi için acilen bir intibak yasası hayata geçirilmelidir. Emeklilikte yaşa takılanlar adı altında yaratılan sorunun bir an önce eşitlikçi bir biçimde çözüme kavuşturulmalıdır. Biz hem asgari ücretli işçilere yapılan zulmün hem de bize reva görülecek olan bu insanlık dışı sefalet ücreti zamların karşısında yılgınlığa kapılmayacağız. Meşru ve demokratik zeminde mücadeleye yılmadan devam edeceğiz” dedi.

Bu ülkenin halkı demokrasi istiyor

Eğitim Sen Bandırma Temsilcisi Erdal Doğru’da yaptığı açıklamada son günlerde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yaşanan eylemlere de değindi. Doğru “Bu ülkenin halkı demokrasi istiyor. Bu ülkenin yurttaşları demokrasinin en asgari kriteri olan seçme ve seçilme hakkı için mücadele ediyor. İşçiler sendikasını, üniversitenin asli unsurları rektörünü, halk yerel yöneticilerini ve vekillerini özgürce seçmek istiyor. Atanmışlarla, kayyumlarla ve dayatmalarla bu halkın kaderini belirlemeye çalışmak artık kabul görmüyor. Son olarak Boğaziçi Üniversitesine atanan bir rektöre karşı öğrenciler ve öğretim üyeleri demokratik yollarla tepkilerini dile getirdiler. Daha önce ihraç edilen akademisyenlerin cüppelerini çiğneyenler, bu kez de üniversitenin kapısına kelepçe vurarak tarihe geçtiler” ifadesinde bulundu.

Üniversiteler siyasi otoritenin aracı olmaktan çıkarılmalı

Doğru açıklamasının devamında şunları söyledi “Tepeden inme bir rektör atamasıyla bir üniversitenin kurumsal değerleri, ihtiyaçları ve tüm bileşenlerinin iradesi yok sayılmıştır. Akademik özgürlüğün ve kurumsal özerkliğin ortadan kaldırılması üniversitelerimizi her geçen gün bilimsel üretimden daha da uzaklaştırmaktadır. Nitelikli bilimsel üretim için üniversiteler siyasi otoritenin aracı olmaktan çıkarılmalı, üniversitelerin yönetim organları tüm bileşenlerin dahil olduğu katılımcı süreçlerle ve seçimle oluşturmalıdır. Bu toprakların tarihinde her zaman demokratik üniversite mücadelesi, demokratik Türkiye mücadelesinin güçlü bir parçası olmuştur. Bu nedenle üniversitelerine sahip çıkan, demokrasi mücadelesini yükselten Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin, öğrencilerinin ve mezunlarının haklı mücadelesinin yanındayız”. Ahmet Türkmen-Melek Babacan

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.