banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

“Afetlerin Şiddeti, Sıklığı ve Etkisinde Önemli Artışlar Bekleniyor!”

 

19 Temmuz 2021 11:02
“Afetlerin Şiddeti, Sıklığı ve Etkisinde Önemli Artışlar Bekleniyor!”


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Balıkesir İl Sorumlusu Aysun Aykan; “Yara Sarma Politikaları Yerine Afet Riskini Azaltıcı Tedbirler Alınmalıdır!” dedi.

Ülkemizde en son Rize’de meydana gelen ve aşırı yağışlara bağlı olarak can ve ekonomik kayıplar ile sonuçlanan sel ve heyelan, maalesef ülkemizin acı biçimde deneyimlenen en önemli doğa kaynaklı afet sorunlarının başında geldiğini bir kez daha hatırlatan Aykan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Her ne kadar meydana gelen bir doğal süreç olsa da, çoğu zaman yanlış uygulamalar sonucunda bir doğa olayı afet boyutuna ulaşmaktadır .

Küresel İklim Değişikliğine bağlı olarak taşkın gibi meteorolojik kökenli doğa kaynaklı afet olaylarının şiddetinde, sıklığında ve etkisinde önemli artışların beklendiği yıllardır bilinmektedir. Öncelikle İklim değişikliğini kabul etmek gerekiyor. Bu son 50 yıl içerisinde giderek artan bir değişim, ani yağışlar, ani sellenmelerle özellikle yerleşim alanlarında çok etkili oluyor bunların  sıklığı çok artacak; Çünkü  her yer betonlaşıyor ve sonuçta doğaya uygun iklim değişikliğine uygun yaşamıyoruz  ve önlem almıyoruz. Dolayısıyla bunlardan etkilenmeye devam edeceğiz; üstelik yapısal zararlar ve can kayıpları artıyor Dünyada; Türkiye’de de artıyor.

Ülkemizde, Yaklaşık 1 yıl önce Giresun’da can ve ekonomik kayıpların olduğu yine sel felaketi yaşadık. Giresunda olduğu gibi,  dere yataklarının değiştirilmesi, tekniğe aykırı menfez ve köprülerin yapılması, taşkın alanlarının imara açılması ve bu alanlardaki kaçak yapıların olması doğa olaylarının birer afete dönüşmesine yol açmaktadır.

Ülkemizin Meteorolojik ve Jeolojik koşulları nedeniyle birçok kentimiz önemli derecede taşkın riski altındadır. Tüm Afetsellik gerçekliğimizden dolayı, Hükümet veya  yerel yönetimlerin Taşkın Tehlike Haritaları ve Taşkın Risk Haritaları’nı  hazırlamaları, güncellemeleri  son derece önem taşımaktadır.  

Türkiye’de deprem, sel, heyelan gibi doğa kaynaklı afetlerden dolayı yapısal zararlarımız çok artıyor ve can kayıpları oluyor. Bunlar artacakta; çünkü derelerin üzerinde yerleşim birimleri, okullar, önemli yapılar var. Bu afetler bugün olan bir sorun değil, çok uzun yıllar üst üste gelen sorunların, hataların birikimidir ve bunları düzeltmek kolay değil. Yaklaşık 1 yıl önce Giresun’da ve en son Rizede meydana gelen ve aşırı yağışlara bağlı olarak sonuçlanan sel ve heyelan, ülkemizin acı biçimde deneyimlenen en önemli doğa kaynaklı afet sorunlarının başında gelmektedir. Giresun’da ve Rize’de yaşanan son olayda görüldüğü üzere özellikle, dere yataklarında ısrarla yapılaşmaya devam edilmesi, yüksek eğimli yamaçlara inşa edilen konutlar, kontrolsüz yapılan yol ve temel kazıları gibi olumsuz insan etkileri, bu doğa olaylarının afet boyutunu arttırmakta, can ve mal kayıplarının çıkmasına neden olmaktadır. Yaşanan son olaylar teknik ve yönetsel tedbir ve yaptırımların ülkemizde halen arzu edilen seviyede olmadığını göstermektedir.

Doğu Karadeniz, sellenme ve su baskınlarının sıkça yaşandığı bölge, hemen hemen her sene can kayıpları yaşanıyor; Bu yüzden acilen tedbirlerin alınması gerekiyor. Müdahale olarak çok iyiyiz; kurtarmaya Afad, Kızılay gidiyor. Afet ortaya çıkmadan önce zarar azaltma politikalarının üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Dere yataklarının ıslah çalışmaları gerekli fakat bazen ıslah çalışmaları yanlış yapılıyor, bunların iyi planlanması gerekiyor, Kanuni yaptırımların olması gerekiyor. Doğu Karadeniz sellenme ve su baskınlarının sıkça yaşandığı bölge ama sadece bu bölgede sel felaketi yaşanmıyor;  Adana, Mersin, Antalya, Bursa, İstanbul, Balıkesir gibi kentlerimizde de taşkınların yaşanması, Ülkemizde birçok kentimizin Taşkın riski altında olduğunu gösteriyor. Yine benzer olay, Geçen yıl Bursa’da 18 ve 21 Haziranda sel felaketi yaşandı; 6 vatandaşımız yaşamını yitirdi, yerleşim alanlarında mesken ve iş yerleri ve ekili tarım alanları hasar gördü. Kütle hareketlerine duyarlı, jeolojik birimlerin üzerinde önemli mühendislik yapıları  yer alan Bursa’da Topoğrafik, Jeolojik ve Jeomorfolojik koşullar heyelan, sel ve taşkın olaylarına elverişli bir ortam sunmaktadır. En son Bursa'nın Doğancı Köyü yakınlarında İstinat duvarı çalışmasının devam ettiği bölgede heyelan meydana geldi; 1kişi hayatını kaybetti. Heyelanın nedeni bölgedeki şevlenme ve kontrolsüz kazı idi. Bölge Metamorfik kayalardan oluşmakta, metamorfik kayaların yapraklanma eğimi ile yamacın eğimi aynı tarafa olduğu bölgelerde herhangi bir kazı olduğunda heyelana müsait yerlerdir.

Kaya düşmesi,  toprak kaymaları, bu bölgede risk oluşturuyor. 2018 yılında da aynı bölgede heyelan meydana gelmiş ve buradaki yoldan geçen araçların üzerine kaya parçaları düşmüştü. Tedbir alınmazsa bu olaylar son olmaz! Jeolojik ve Topografik özelliklere dikkat edilerek kazı yapıldığında ise bir sorun çıkmaz, risk oluşmaz.

Ülkemizde Deprem, Sel, Heyelan gibi Doğa olaylarının Afete dönüşmemesi için Başta; Aktif fay zonlarının sakınım bandı içinde kalan alanlara bina ve bina türü yapılaşmaya sınırlama getirilmeli, taşkın alanları, heyelan veya kaya düşmesi yaşanan bölgelerin imara açılmaması konusunda gerekli kanuni düzenleme yapılmalıdır.Dere yataklarının doğal akışı değiştirilmemeli, moloz ve çöp döküm alanı, yol ve altyapı tesisi amaçlı olarak kullanılmamalıdır.

Ülkemizde,  yaşanan deprem, sel, heyelan vb. gibi doğa kaynaklı olaylar afete dönüşmemelidir!  Sonuç olarak; her yaşanan deprem, heyelan, taşkın sonucunda, toplumun doğa kaynaklı afetlere karşı korunması için  Afet Sonrası Yardım ve Yara Sarma Politikaları Yerine  Afet Riskini Azaltıcı Çok Yönlü Tedbirler Alınmalıdır!!” /Melek Babacan

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.