banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI   

 

15 Ocak 2022 23:36
SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI   

Balıkesir Tabip Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş Sendikası Balıkesir İl Temsilciliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Balıkesir Aile Hekimleri Derneği ve Balıkesir Aile Sağlığı Elemanları Derneği tarafından Altıeylül 18 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Bahçesinde ‘Vazgeçmiyoruz, Ceza Yönetmeliğini Reddediyoruz, Aile  Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği İptal edilsin’ konulu basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını okuyan Balıkesir Tabip Odası Başkanı Necdet Uçan, Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliğinin iptal edilmesini, İnfaz Komisyonlarının dağıtılmasını istedi. Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği 30 Haziran 2021’de yayımlandığında bu yönetmeliğin aile sağlığı merkezi (ASM) sağlık çalışanlarının iş güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını, düşünce açıklama görüş bildirilmeyi yasakladığını, özlük haklarını hukuksuz ve haksız yere kısıtladığını birçok basın açıklamaları ve eylem etkinliklerimizle kamuoyuna açıkladıklarını belirten Uçan’ın açıklaması şöyle:

“Tabip Odamızca Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin Yürütülmesinin Durdurulması ve iptali ile ilgili 3 Ağustos 2021 tarihinde Danıştay 2.Daire Başkanlığı’nda  2021/17616 dosya no ile  dava açıldı. Ayrıca birçok sağlık sendikamız da ayni davayı açtı. Ceza Yönetmeliği olarak tanımladığımız haksız ve hukuksuz düzenlemenin iptal edilmesi için yaptığımız açıklamalara kayıtsız kalan Sağlık Bakanlığı, il sağlık müdürlükleri bünyesinde hukuksuz bir şekilde kurduğu beş kişilik komisyonlarla ASM sağlık çalışanlarının işlerine son vermeye başladı. Şu ana dek öğrenebildiğimiz kadarıyla Hakkari, Tekirdağ illerinde görevli iki aile hekimi arkadaşımız sözleşmeleri haksız ve hukuksuz bir şekilde yenilenmeyerek işlerinde atılmış oldu. Ceza yönetmeliğinin ASM sağlık çalışanlarının iş güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını görmüş olduk.

Haksız ve hukuksuz bir şekilde kurulan komisyonlar üzerinden ASM sağlık çalışanlarının sözleşmelerinin yinelenmemesi iptal edilmesi talebimizde haklı olduğumuzu bir kez daha görmüş olduk. Haksız ve hukuksuz bir şekilde yayımlanarak uygulanan ceza yönetmeliğinin sözleşme feshiyle ilgili maddesi adeta yargılama ve yürütme  gücünü tek elde toplayan hüküm kesen infaz komisyonlarına yetki veriyor, ceza yönetmeliğinde ilgili maddede şöyle deniliyor: 5 ve daha fazla kez ihtar puanı verilmesi veya toplamda 150 ve üzerinde ihtar puanına ulaşılması halinde müdürlükçe komisyon oluşturularak değerlendirme yapılır. Değerlendirme neticesinde komisyon tarafından; yeniden sözleşme imzalanmasına veya sözleşmenin yenilenmemesine karar verilir. Aile sağlığı çalışanları için verilecek kararlarda aile hekiminin görüşü de alınır. Komisyonun teşekkülü ile çalışma usul ve esasları bakanlıkça belirlenir.

Ceza yönetmeliğinin bu maddesine dayanarak, komisyon üyeleri ve il sağlık müdürleri tarafından ASM sağlık çalışanları telefonla aranarak sözleşme feshi tehditleri yapılmıştır. Yine ASM sağlık çalışanlarına 30 Haziran 2021 öncesine ait verilen ve henüz yargı tarafından kesinleşmemiş ceza puanları yeni yönetmeliğin hukuksuz maddesine göre işletilerek sözleşmeler yenilenmedi. Üstelik sözleşmesi yenilenmemiş bazı sağlık çalışanların aldığı cezaların bir kısmında; Sağlık Bakanlığı’nın, akılcı ilaç kullanımı ve gereksiz ilaç tüketimini önlemeye yönelik kampanyasıyla da çelişmektedir. Hastaların ilaç yazdırma dayatmalarına karşı gereksiz ilaç yazmama tavrını gösteren hekimlerin mesleki bağımsızlığını zedeleyen cezalar mevcuttur bu dosyalarda. Bu ve bunun gibi sözleşme yenilememe örneklerinin oldukça rahatsız edici olduğunu bildirmek isteriz. Hakkari’de çalışan aile hekimi arkadaşımızın haksız ve hukuksuz sözleşme yenilenmesi yapılmamıştır.   Aile hekimliği yapamaz anlamına gelen bu karara rağmen 2021 yılında aile hekimliği yaptığı birimde görevlendirilmiş olması, sağlık yönetiminin için düştüğü aczi göstermektedir. Bu hukuksuz kararların sebebinin ceza yönetmeliği olduğu açıktır. Hem ceza yönetmeliğinin hem de komisyonların haksız hukuksuz kararlarının yargı tarafından iptal edileceğine inanıyoruz.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul Tabip Odası ve birinci basamak sağlık örgütlerinin uyarı ve mücadelesiyle 13 arkadaşımızın sözleşmesinin yinelemesi, haksız ve hukuksuz uygulamadan vazgeçmesi sevindirici olmuştur.

Tüm birinci basamak sağlık çalışanlarının güvencesiz çalışmayı dayatan, sağlık çalışanlarının sözünü yasaklayan, özlük haklarını gerileten yönetmeliğin iptali ve komisyon kararlarının geri alınması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının haklarını, emeklerini savunmak, halkın hekimlerinden mahrum kalmasını önlemek, halkın sağlık haklarını savunmak için sürdürdüğümüz mücadeleye halkımızın destek olacağını biliyor, tüm kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıyoruz. Hiçbir arkadaşımızın iş güvencesinin elinden alınmasına da, bu tür yönetmeliklere de izin vermeyeceğiz. Ceza ve infaz yönetmeliği durduğu sürece biz durmayacağız. Vazgeçmiyoruz! Oyalama değil, hakkımızı istiyoruz!

Enflasyonun gerçek anlamda % 50’nin üzerine çıktığı, açlık sınırının 4 bin 13 lira, yoksulluk sınırının 13 bin 73 lira olduğu şartlarda hekimler olarak geçinemiyoruz, emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu zorlu çalışma koşullarında adeta emeğimiz yok sayılıyor. 15 Aralık günü yaptığımız bir günlük G(ö)REV, bir uyarıydı! Almakta olduğumuz maaşlarımız emeğimizin karşılığı değildir, iktidarın keyfine göre belirlenemez. Bu denli yoğun emek çalıştığımız koşullarda emeğimizin değersizleştirilmesini kabul etmiyoruz.  Bugün geldiğimiz nokta, uzun yıllardır sağlıkta adım adım yaratılan çöküşün bir sonucudur. Konu salt bir zam meselesi değildir. Mesele sağlığa 5 dakikada üretilebilecek bir meta olarak bakan sistemdedir. Mesele, hekimlik değerlerinin yok sayılması, bilimin değil ekonomik çıkarların ön plana koyulması, mesleğimizi görmezden gelen anlayıştır.  Konu, çalışma koşullarımızın her geçen gün kötüleşmesi, şiddetin her geçen gün artmasıdır. En fazla hastalanan ve ölen meslek grubu olmamıza rağmen COVID-19’un meslek hastalığı sayılmamasıdır. Sorun koruyucu değil tedavi edici sağlık sistemindedir. Sorun bizlerin hak arama eylemlerinde değil, sorun bizlerin emeğini çalan, emeğimizin karşılığını vermemekte direnen bu sistemdedir.

Toplumun sağlığı, sağlık çalışanlarının sağlığından geçer. Meclis’in açılması ile özlük haklarımıza yönelik düzenlemelerin acilen gündeme alınmasını talep ediyoruz. Sunulan tasarıdan daha geri bir düzenlemeyi asla kabul etmeyeceğimizi, üretimden gelen ve emeğimizden aldığımız gücümüzü kullanmaktan kaçınmayacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.” /Haber Merkezi

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.