banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Efendim. Ocak ayının ilk haftasında “fasulye” fiyatları şöyle arttı , böyle arttı diye TV ekranlarında konuşulunca , ertesi gün pazara gittim. Boy boy dizilen fasulye çuvallarına baktım, gerçekten dedikleri gibi bizim fasulyenin fiyatları , almış başını gitmiş…

Pazar yerini biraz dolaşayım derken, diğer sebze ve gıda maddelerinin kıskançlık kriziyle birbirlerini çekiştirdiklerini duydum.

PATATES: Ay şuna bak! Görgüsüz n’olcak. Biraz az üretildi diye hemen medyatik oluverdi. Zamanında biz de meşhur olduk ama, bizim adımıza öyle buçuklu şarkı olmadığı için çabuk unutuluverdik.

SOĞAN: Ayol, bensiz yapamadığı halde bana bile pas vermez oldu. Gözü dönmüş, biraz ünlendi ya, artık yaşı da kurusu gibi havalara girer.

ISPANAK:Abe, siz boşverin onun gururlanmasını. Daha şimdiden kurusu ile yaşı, çalısı ile Ayşe kadını birbirine düştü. Ayşekadın ise , boncukla dolaşmaya başladı.

KEREVİZ: Ben n’apim ? kokuyorum diye eve bile sokmuyorlar. Benimki de kör talih işte.

DOMATES: Üzülme be kereviz kardeş. Bak bana , ben yıllarca her yemeğe girip çıktım. Tonlarca salçam yapıldı. Kahvaltı sofralarının süsü oldum. Çeşitli şekillere girdim, yazları tonlarcam denize döküldü , ağzımı açıp tek bir laf bile etmedim. Nankör…

BRÜKSEL LAHANASI: Yahu beni gene tanımıyorlar bile. Ya ben n’apayım?

PATLICAN: Aman kardeş sus! Senden de pek bir şey yapılmıyor ki!

HAVUÇ: Hani sen “Avrupalıyım” diye övünüyordun.

N’oldu da patlıcanla sohbete koyuluverdin.

KEREVİZ: Ben kokuyorum, domates denize dökülüyor , Brüksel lahanası Avrupalı , soğan şöyle , bu böyle diye birbirimize laf yetiştireceğimize biraz sakin olalım. Bu fiyat operasyonlarının sonu gelir. Hele bir AB’ye girelim, bizim de reytingimiz yükselir…

PIRASA: Helal olsun fasulye. Topraktan şanslı doğmak varmış. Biz gitmişik pırasa olmuşuz. En fazla zeytinyağlım olur , biraz zorladın mı kıymalıda yapıyorlar.

PATLICAN: Bana “imam bayıldı!” “karnı yarık” “musakka” “tokat kebabı” isimleri taktılar, yine “Fasulye” kadar medyatik olamadım!

FASULYE: Kesin artık, yeter be! Ben “Fındık” gibi medyanın oyuncağı oldum. Bana da çeşitli isimler takılmadı mı ? Medya-devlet el ele verdiler reytingim yükseldi. Eğer  hatırlıyorsanız , fındık için “aganagi maganagi” dediler. O zaman fındığın başına gelenler şimdi de benim başıma geldi. Böyle olmasını bende istemedim. Ben milli idim. Çıkartılan dedikodular benimle fakir fukaranın arasını açtı. Halbuki benim hiç kimseyle kötü ilişkim olmadı. Sonunda yargı, cemaat , askeri vesayet çatışmasında olduğu gibi , benim de siz akrabalarım , Pazar yoldaşlarım olan sizlerle aramı açtılar. Şunu asla unutmayın. Biz ne olursa olsun arkadaşız…

Bu sözler üzerine bütün zerzavatlar fasulyeyi alkışladılar. Bu fiyat krizinden elbirliği ile çıkacaklarına söz vererek, kendi fiyatlarının da artması için eylem yapacaklarını belirttiler.

Ve eylem yapıldı. Hepsinin fiyatları fasulye kadar olmasa bile, yine de azar azar artıverdi. Ama 2014’ün şampiyonu olan fasulyenin fiyatı konusuna ayak uyduramadılar…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.