banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Her insanın iç dünyasında dışa yansımayan sözcüklere sığdıramadığı, cümleye dökemediği sevinci ve hüznü vardır…  Bazen kapalı kilit anahtarı bulunmayan bir bedende saklı olan ruhun içinde kendimizi buluruz. Kişilerin içinde kopan fırtınalar sarmaşık güller gibi hayatını saran umutların tükenmediği anı doludizgin yaşayan anları var olur.  İnsanoğlu kimi zaman kapalı bir kutu gibidir. Ne sakladığı bilinmez ne de kimsenin bilmediği güzellikleri taşıyordur. İçinde  sakladığı  sırlarla  göç  eder. Peki iç dünyasında ne ola ki bu denli sır taşır. Yaşamında etkilendiği olaylar acı veya tatlı hatıralarla yaşanmış yılların var olması değil mi? İçinde barındırdığı sır ile yaşamak hiç kimse için kolay değildir.

İç dünyasında kapalı kapılar ardına sığınarak saklanmak ve her kilitli kapıya yönelerek açma arzusu olsa da içinde olan korku o insanları adeta yiyerek bitirir. Cesaretini toplayarak her kapıyı açmak ister ama bunu içinde korku taşımayan başarır. Her şeyi içine atarak paylaşamayan insanlar kendilerini umutsuzluğa ve karamsar olmaya mahkûm eder. Aslında yıkılmadan tüm sorunlarla başa çıkıla bilinir yeter ki isteyerek cesaretimizi toplayalım ve her şeye göğüs gererek beynimize nakledelim. Sınırsız yolumuz ne kadar uzun olursa olsun iç dünyamızı yönetebiliriz. Yapmamız gereken sabrederek geniş kitledeki iç dünyamızı hiçbir şeyin ardına sığınmadan kendimizle barışık olarak sağanak bir yağmur misali umut, sabır, cesaret yağdırmak en doğrusu değil mi? Saklı gizemli bir ruh halinde olmak insanı derinden yıpratır.

Hayatta taşıyamayacağımız yükleri sırtlanarak nereye kadar yaşarız. Sırlarla dolu dünya içimizi sarmasın, kuşatmasın… Tüm benliğimizi kalbimizi karartmasın.  Hiçbir insan kasırgalarla dolu bir hayatla başa çıkamaz. Hayatın inişli çıkışlı engebelerle dolu yolunda pes etmek mi, yoksa mücadele etmek mi, ya da bir köşeye çekilip seyre dalmayı mı tercih ederdiniz?   İç dünyamız bir savaş meydanı sevgi ile nefretin,  merhamet ile zulmün… 

Barış fideleri dikerek yol almak en doğrusu, emek vermeden toprağa ekilen tohum yeşermez. Bizler emek sarf edelim ki tohum toprakla hayat bulsun, yolumuz yolunda olsun.   Hayatı gün ışığı görmeyen karanlık mağaraya çevirmek yerine,  karanlık dünyamıza bir mum ışığı yakarak, aydınlatarak sırlarla kaplamadan yaşam sürmek daha doğru değil mi? Geçici olan bu dünyada umutsuzluğa karamsarlığa düşmek insanın hem bu dünya hayatına hem sonsuz hayatına zarar verir.

Toprağa umut tohumlarını ekelim ki ömür filizlerimiz bahar kokulu açan bir çiçek olsun…  

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.