banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Issız bir çölde gibi yüreğim. Yalnız durgun ve suskun. Bir karanfil kokusu sarıyor etrafımı gecenin karanlığında ruhum yapayalnız durgun sulara demir atıyor. Gecenin kör karanlığında haykırırcasına bağırarak kendimi sana anlatmak istiyor kalbim. Hayatım kasırgalı fırtınalı havayı solumakta ahvaline yenik düştüğüm hayattan ne tat alıyorum ne tuz sevgi haznemi geniş kitlede tutsam da gönlümün gül yaprakları kurumuş umut fidesi diktiğim şu hayattan vazgeçmeyi tercih ediyor. Arzuladığın hayalini kurduğun umut fidesini kökünden söküp atıyor musun? Bu mu istediğin diyor iç sesim. Duyguların var senin ümitlerin gönlünün gül yapraklarını neden kurutuyorsun. Senin kalbin berrak sularda yüzmeli senin kalbin sessizliği durgunluğu durdurmalı aşkın en yalın halini yaşamalı bir nehir gibi akmalı kelimelerin dile gelmeli feryat figan bağırmalı yüreğin eşsiz donanımlı güzelliklere erişebilmeli.

Susmak vazgeçmek sana hiç yakışıyor mu? Filizlenen ruhuna ince ince döşenen gül yapraklarını gönlüne işlemelisin hayatın sana sunduğu en leziz ikramını kabul etmelisin kapatma gönlünün kapısını kendini sessizliğe adama bak yine yürek kalemini susturdun. Sağanak sağanak yağan yağmur misali akmalı kaleminin mürekkebi sen vazgeçersen beyin hücrelerin senden icazet almaz ne hissedersen ona uyar ve adeta hücum eder. Yüreğinin kapısını kapatma duygularını anlat. Gök gibi gürleyen yüreğinin sana seslenişini duyuyor musun? İçine kalbine kilit vurmuşsun sen her yerin kaskatı kesilmiş oysa yaşayacak o kadar güzelliklerle dolu bir hayatın var ki sen fark edemiyorsun. İçimdeki ses bana neler anlatıyordu böyle şaşkındım.

İklimini yitirmiş bir mevsimde gezindim durdum. Ve birer birer döküldü kelimeler artık özgürdüler hapsettiğim her şeyi artık serbest bırakmıştım. Gönlümün gül yaprakları sakın ağlamayın duygu seline kapılmış gidiyordu ruhum. Mevsimi bahar olan bir iklimdesiniz gönlümde artık güneş açacak karanlıktan aydınlık sabahlara uyanacak sevda salıncağında sallanacaksınız. Kor gibi yanan yüreğimin seslenişlerini artık duyuyor ve küllerinden yeniden doğuyordum.  

Ruhunu kuruyan gül yapraklarıyla nitelendirmemelisin. Sevda nedir denildiğinde sanırım kalbimin kelamının dile gelmesi derdim herhalde. Bir kalbin var onu tanımalısın unutma ki hazan mevsiminin senin üzerine düşen gazellerini tırmıkladım. Seni güneşle havayla buluşturdum. Ve bende seninle güneşin yedi renginde buluştum. Bu sevda filizi asla kurumayacak asla çürümeyecek ve asla kökleri kurumayacak…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.