banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Mısır'a Gidişi

Paşa ve oğulları İstanbul hükümetinin baskıları sonucu Londra'dan da ayrıldı ve Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa'nın davetiyle Mısır'a gitti. Orada, Hoca Kadri Efendi'nin idare ettiği, ‘Kânûn-i 'Esâsî Gazetesi’nin çıkarılmasına yardım etti. Asâf mahlasıyla yazdığı şiirlerini toplayan Divanı'yla, Tezkire-i ulemâ adlı eserini Kahire'de bastırdı. Saray, paşayı geri döndürme çabalarına devam etti. Hidiv de paşa ve oğullarını İstanbul'a dönme konusunda ikna etmeye çalıştı.

Son Yılları

Mısır Hidivi ile arası bozlulunca Mısır'dan ayrılarak Paris'e döndü. Paris havasına intibak edemediği için Korfu Adası'na gitmesi Yunan-Osmanlı ilişkilerinin gerginleşmesine sebep oldu. Paşa Korfu'da rahatsızlandı ve adadan ayrıldı. Bütün Jön Türk gruplarını içine alan bir kongre düzenlemeye çalışan oğullarına destek verdi. I. Jön Türk Kongresi, 4 Şubat 1902'de Fransa'da gerçekleşti. Mahmud Paşa, kongrenin fahri önderi oldu.

Mahmud Paşa Nasıl Öldü?

Paşa, kimi kaynaklara göre albümin öriden, kimilerine göre üremiden mustarip idi. Kışı geçirmesi için getirildiği Brüksel'de 17 Aralık 1903 yılında öldü. II. Abdülhamid Han, cenazesinin İstanbul'a getirilmesini istese de oğulları ülkede Meşrutiyet rejimi ilan edilmedikçe onu geri vermeyeceklerini söyledi. Paşa'nın cenazesi Fransa'da Père Lachaise Mezarlığı'ndaki Türk kabristanına defnedildi. Cenaze merasimi Jön Türkler'in mitingine dönüşmüş; mezarın başında okunan ateşli konuşma metinleri Osmanlı Gazetesi'nde yayımlanmıştır. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanı üzerine naaşı büyük bir törenle İstanbul'a getirildi; Eyüp'te babasının mezarının da bulunduğu aile türbesine defnedildi. İshak Paşa (d.? – ö. 1497, Selanik) Fatih Sultan Mehmet saltanatında 1469–1472 yılları arasında ve II. Beyazıt saltanatında1481–148 2‘de sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Hayatı Aslı:

İshak Paşa devşirmelerden olup, Saruhanlı Paşayiğit’in kölesidir.[1] İshak Paşa’nın İstanbul’un fethi sırasında Anadolu Beylerbeyi olduğu bilinmektedir. Fatih döneminde Anadolu Beylerbeyi olan iki İshak Paşa bulunduğu bilindiği için sonradan sadrazam olan İshak Paşa’nın gerçek hüviyeti ve aslı hakkında, bu bir sorun ortaya çıkartmaktadır. Bunlardan birisi İshak Paşa bin İbrahim olarak bilinen, babasının adı İbrahim olan Türk asıllı bir paşadır. Diğeri ise İshak Paşa bin Abdullah olarak bilinen ve Pomak asıllı bir devşirme olarak eğitilip yetiştirilen, II. Murat zamanında hazinedarlıktan vezirliğe yükselen bir paşadır.[2] Selefi Oğuzoğlu İsa Bey Ankara’yı merkez yapan son Anadolu Eyaleti valisidir.

Birinci Sadareti

Rum Mehmet Paşa‘nın azledilmesinden sonra Vezir-i Âzamlığa getirildi. Fatih Sultan Mehmet‘in kendisine verdiği ilk görev Karaman‘a göndermek oldu. İshak Paşa Karaman’da çok fazla direnişle karşılaşmadı. 1470’de Karamanlıların bir bölümünü İstanbul’a getirdi. Bu gelenler Aksaray kasabasındandı ve İstanbul’da yerleştikleri semte kasabalarının adı verildi. 1472’de görevinden azledildi.

1481’de Fatih’in ölümünden sonra o sırada sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa saltanat makamı için şehzade Cem‘i desteklerken İshak Paşa Beyazıt‘ı destekledi.

İkinci Sadareti

Beyazıt tahta geçince İshak Paşa’yı tekrardan sadrazam yaptı. Ancak padişah kısa süre sonra etrafında zararlı olduğunu düşündüğü kişileri tasfiye etme girişimine başladı ve 1482’de İshak Paşa da görevinden azledildi.

İshak Paşa son yıllarını Selanik‘te geçirdi ve 1497’de orada vefat etti.

İstanbul’da Ahırkapı civarındaki mahalleye onun adı verilmiştir. Burada kendi adını taşıyan bir de cami bulunur. Ayrıca İnegöl‘de de bir cami yaptırmıştır.

Veli Mahmut Paşa (1420 – ö: 17 Ağustos 1474), II. Mehmed saltanatında 1455-1466 ve 1472-1474 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.  Osmanlı  tarihinde sadrazamlığa getirilmiş ilk Yeniçeri yetiştirmesidir.

Sadrazamlıktan önceki hayatı:

Aslının ne olduğu hakkında tarihçiler arasında büyük tartışmalar ortaya çıkmıştır. Zamanında hazırlanmış olan Ecthesis ChronicaveHistoria Patriarchia adlı kroniklere göre Sırp asıllıdır ve birçok modern tarihçi de bunu kabul etmektedirler.  Aşık Çelebi “Tezkire“si ve Taşköprülüzade tarihine göre aslı Hırvattır ve buna katılan modern yabancı tarihçiler de bulunmaktadır. 1420’deBalkanlar’ın orta kesiminde, bugün Kosova’nın batısında yer alan Nobırda adlı bir kasabada doğmuştur. 1427’de Osmanlıların Sırbistan Despotluğu’nu ellerine geçirdikleri yılda genç olarak Osmanlılara esir düşmüş ve devşirme yazılarak Edirne’ye gönderilmiştir. Gününün Rum tarihçisi  Laonikos Halkokondiles onun annesi ile “Nobırda”‘dan Semendire‘ye kaçmakta iken II. Murad‘ın askerleri tarafından esir alındığı belirtmektedir. Devşirme olarak Edirne’deki saray Enderun okulunda eğitim görmüştür. Çıkma yaptıktan sonra yeniçeri subayı olarak askerlikle uğraşmıştır. 1453İstanbul’un fethi sırasında yeniçeri ağası olarak askeri başarılar göstermiştir. 1454’de Rumeli Beylerbeyi olmuştur. Veli Mahmud Paşa bu görevi birinci sadrazam olduktan sonra da ifa etmeye devam etmiştir. Birinci defa sadrazamlıktan ayrılıncaya kadar sadrazamlık ile Rumeli Beylerbeyi görevlerini birlikte üzerine almıştır. Devamı yarın…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.