banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Göç etmiş hayatın zirve doruklarında yaşam sürdüğüm zaman zarfında hislerim beni yanıltmış mıydı?. Şimdi hangi toprak benim gönlümün yarasına merhem olacaktı. Hangi ocak tütecekti evimin bacasında. Aşkına vurgun yemiş kalbimi yokluğunun pençesi sardı.

                Sen yoktun gitmiştin yüreğimi yağan yağmur damlaları kalbimi ise kırık cam parçalarının izi kaplamıştı. Kalbim üşüyordu buzullar ortasında kalmıştım. Artık güneş açmıyordu gönlümde tek bir yaprak kımıldamıyordu. Vurgun yemiş misali seyir defterine kazıdım adını. Çalınan şarkılarda, esen rüzgârda, dalgalanan denizde her yer de sen vardın. Nasıl unutabilirdim ölmüş ruhumu dirilten senin aşkının ferman mührüydü. Sen gittin ya, yüreğim hüzünle doldu. Evimizin bahçesinde açan sevgiyle beslediğimiz karanfillerin kokusunu hissetmiyor ve öten güvercinlerin sesini duymuyordum.

                Kadife sesinin yankısı kaldı geride ayrılmak senin hasretini çekmek ne kadar zor bunu biliyor musun?  Bir bulmaca timsali her yerde seni aradım. Sahilde, kumsalda, çam kokan ormanlık alanda lakin bulamadım. Çünkü artık yoktun. Hatıralarımızı yâd etmek düştü bana. Seni sana anlatmak ne kadar garip geliyordu bana. Kurşuni gözlerinle bana ses verirdin. Baharda açan papatyaların burcu burcu kokan kokusunu içine çekerdin. Ara sıra en sevdiğin şiirleri gönlüme işlercesine bana okurdun.

                Sen gittin ya kanadı kırık bir kuştum artık. Tarifesi yoktu yaşadıklarımın.  Acısı derin bir eserdi bana. Geride kalan sensizliğin yaşantısında hüzün yapraklarının yüreğime çağlayan ırmaklar misali akmasıydı. Aşkını ruhumun derinliklerinde hala yaşatıyordum. Bu gün ıssızlığın seceresini yaşattım gönül penceremde. Gezindiğim her sokak da yıkılmış kederli yok olmuş benliğimi savurdum. Bir sevgi bağı kurmuştum seninle ölmüş duygularını neden diriltmiyorsun söylesene…

                Daralan ruhumu ferahlatan sendin oysa. Bir kurgudan mı ibaretti yaşananlar. Yoksa serseri kalbimin bir oyunu muydu? Kışın soğuğunda seninle ısınmıştım ben. Hatırla, kalbimin atışları sanaydı şimdi neden benim yüreğimi efkâra hüzne boğdun. Sağ yanım derya sol yanım ateş şimdi kime anlatsam yüreğimin efkârını durdurabilir hislerimin bir anlamı var mı? Aşkından sevda ateşinde kavruluyor yüreğim. Sevmedim ben sensizliği asla sevemedim…

                Penceremde dolunay suretimde ise hüzün yüreğimde esen yelin sancısı. Gönlüm sana düşlerini yazmakta. Aşk birbirine kenetlenip kendi kanatlarımız altında mutluluğa uçmaktı. Beni yaralı bıraktın artık uçamıyorum. Gönlüm sancılı hüzün sandalında denizin derinine en derinine doğru gidiyor. Oysa biz seninle sevda sandalında buluşacaktık. Seninleyken ayrılığın hükmü yoktu. Sensizliği ve sessizliği hüzün dolu yağmur damlası karşılıyor. Oysa ben sevdamızı mutluluk gözyaşları karşılasın isterdim. Ben sevemedim sensiz olmayı asla sevemedim…       

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.