banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Kanaatındayım zaten sağlığında yaptığı icraat ve fetihlere baktığımızda bunu gösterecekler işaretler mevcuttur. Çünkü fatih İstanbul Fethi’nden sonra Otranto seferini başlatmış İtalya’yı feth edip roma ve papalığı kendi hakimiyeti altına alma çalışmalarını ilk adımını atmıştır. Aynı fatih Nemlüklülerle hicaz suyolları meselesini yaşamış ve onlarla ters düşmüştür. Üstelik öldüğünde çıkmayı düşündüğü çıkmak için ordu hazırladığı seferi mısır seferi üzerine olması ihtimalinden söz eden tarihçiler ve tarihi kaynaklar mevcuttur. Yahudilerin ispanyadan oğlu 2. Beyazıt tarafından getirilip balkanlara yerleştirilmesi de bir oranda fatihin bütün dini liderleri din temsilcilerini kendi hakimiyeti altın da toplama düşüncesinin oğlu tarafından da devam ettirilmesi kabul edilebilir. Fatihin bütün dini cemaatlerin bir arada kendi yönetiminde birleştirmesi düşüncesi olduğu konusuna bir delil de Ermeniler başta olmak üzere diğer az mensuplu Hristiyan dini temsilcilerinin patriklerinin İstanbul’da toplanmasıdır. Hele hele bunun en açık örneği yıktığı Bizans’ın dini liderliği patrikliği ortadan kaldırmayıp kendi yönetim teşkilatına monte etmesidir. Fatih sultan Mehmet İstanbul Fethi konusunda hazırlıklar yaparken bugün öğündüğümüz tarihi eserler olarak karşımıza çıkan bazı askeri yapılarda meydana getirmiş hatta kendinden önce yaptırılanları yenileyerek bugüne ulaşanlarını sağlamıştır. Yaptırdığı Rumeli hisarı ve tamir ettirdiği Anadolu Hisarı Çanakkale boğazının kıyılarında ki bazı kaleler hep bu tarzda yapılar olup Fatih sultan Mehmet’in eserleridir. Yahut tamir ettirdiği eserlerdir. Fatih sultan Mehmet İstanbul fethi için hazırladığı 300 parçalık donanma ile daha sonra ki yükselme devri yıllarında dünyanın 1. Deniz gücü haline gelecek Turgut reisleri Barbarosları Uluç Ali reisleri piri reisleri çıkaracak Türk denizciliğinin temellerini atmıştır. İstanbul fethi için yaptığı döktürdüğü toplarla Türk topçuluğunun temellerini attığı gibi toplar ve tüfeklerle donatılması nedeniyle kazanılacak yükselme devri zaferlerinin ateşli silah üstünlüğünü Osmanlı ordusuna kazandırmayı başlatan kişi olmuştur. Ordusuna kazandırdığı toplar sayesinde İstanbul surları arkasında asırlardır yaşamını sürdüren Bizans’a son verecektir. Bu arada onun karadan gemileri yürüttüğü yolunda ki ifadeler konusunda bugünün tarihçileri çatışma halindedir. Bazıları gemileri karadan yürüterek boğazdan Haliç’e indirmesini doğru kabul ederken bazıları söz konusu gemilerin başka yerlerde hazırlanıp haliç kıyısında monte edilerek halice indirildiğini söylerler. Bu konu eski tarihi kaynaklardan tam manasıyla ifade bulmadığından çelişkili bir durum söz konusudur. Bu nedenle İstanbul’un fethi konusunda ortaya çıkan pek çok rivayet gibi gemilerin halice nakli konusu da yeni rivayetler oluşturmaktadır. Fatih sultan Mehmet’in İstanbul’u dini bir merkez konumuna İslam dini açısından da önemli bir dini merkez yapma çalışmalarına fethi sırasında yöneldiği de bilinmektedir. Çünkü İstanbul’da bugün önemli bir dini mekan konumuna sokulmuş olan Eyüp Sultan Türbesi ve külliyesi onun eseridir. İstanbul’un fethi sırasında hocası Ak Şemsettin vasıtasıyla onun rüyasına dayanarak tespit edilen bir mekan ve bu mekan üzerinde oluşturulan Eyüp Sultan hakkında farklı ifadeler mevcuttur. İslam dini açısında aslında fazla bir önem arz etmemesi gereken Ebû Eyyûb el-Ensârî Ak Şemsettin ve Fatih sayesinde ünlenmiş bugün taşıdığı kutsal statüye ulaşmıştır. Fatih bunu yaparken başkenti olan İstanbul’u diğer kutsal mekanlara sahip Kudüs, Şam, Mekke, Medine kahire gibi merkezlerle rekabete girebilecek duruma getirmek istemiş olabilir. Eyüp sultanın bugünkü statüsünü düşünürsek bunda da fatih attığı temellerle amacına ulaşmıştır. Yine İstanbul fethi sırasında varlığı ortaya çıkan Ya Vedud Sultan gibi şahsiyetler ve türbeleri de fatihi İstanbul’u İslam dini açısından önemli bir yerleşim yeri haline getirme çabalarının ürünüdür. Düşüncesindeyim şunu da vurgulamak isterim ki Eyyüp sultanda kimin yattığı tarihi materyalle açık delillerle ispatlanmış bir durumda değildir. Şunu da belirtmek isterim ki herhangi bir eserin veya şahsiyetin sonuna veya başına sultan kelimesi eklenirse hele başına veya sonuna sultan eklenen şahsiyetler gerçekten sultan değilse onların ortaya çıkarılışın da yaradılışın da bir padişahın bir sultanın çabası ve varsayımları yatması büyük olasılıktır. Bu nedenle Ya Vedud Sultan’ın olsun Eyyüp Sultanın olsun gerçek veya değil fatihin çabası ve desteklemesiyle doğduğu ve bugünlere ulaştığı kesindir. Fatih sultan Mehmet İstanbul’u feht edip kendine merkez yaptıktan sonra burada ki Hristiyan tebaaya bir oranda özgürlük bahşedip varlıklarını sürdürmelerine izin verip kendince yukarda sözünü ettiğim amacına uygun bir Osmanlı başkentti yaratmaya yönelmiştir. İstanbul’un fethinden sonra balkanlarda Anadolu’da fetihlere girişen fatih sultan Mehmet Anadolu da ki Hristiyanlar elinde ki yerleri de feth etmiş hatta Bizans’ın ayrılmış bir parçası durumunda ki Trabzon Rum imparatorluğunu da feth etmiştir. Bununla kalmayıp kırım ve çevresine hakim Kırım hanlığını da himaye ve itaat altına alıp Karadeniz’i de Marmara gibi iç deniz haline getirmiştir. Bunu yaparken Rusya sahasında ki Hristiyan ve Osmanlı arasına tampon devlet olarak kırım hanlığını yerleştirmiştir. Aynı Fatih Anadolu bütünlüğünü sağlamak açısından başta karaman oğulları olmak üzere dul Kadiroğluları dışında ki beylikleri itaat altına almış Anadolu bütünlüğünü sağlamıştır. Doğuda gelecek doğu Türkleri hakimiyetine karşı Akkoyunlu hükümdarı uzun hasanla Otlukbeli Meydan Muharebesini yapmış galip gelerek doğu sınırlarını sağlama almıştır. Yarattığı donanmasına dayanarak Venedikliler ve müttefiki papalık dahil bütün Hristiyan Avrupa denizci devletleriyle mücadeleye girişmiş hatta onlardan Zenta, Kefalonya ve Ayamavra gibi adaları almış Akdeniz’de Osmanlı varlığını Avrupa’ya kabul ettirmiştir. Fatih sultan Mehmet’in evliliklerine de baktığımızda pek çok eşle evlendiğini görürüz eşleri arasında Bizans Trabzon Rum imparatorluğunu prensesleri gibi Hristiyan kökenli prensesler Anadolu beylikleri prensesleri ve devşirme kadınlar olduğunu görürüz. Öldüğünde iki oğul bırakan fatih sultan Mehmet düzenlediği Osmanlı Kanunnamesi veya Fatih kanunnamesi denilen eserle geleceğin Osmanlı imparatorluğuna bir anayasa bırakmıştır. Bu kanun namesi ile tahta geçiş esnasın da tahta geçenin diğer kardeşleri öldürtmesi hakkını tanıyarak Osmanlı devletinde ki kardeş katline hukuki dayanak sağladığı söylenirse de onun kanunnamesine ilk itiraz oğulları tarafından yapılmış ortadan kaldırılmak istenen kardeş kavgası oğulları tarafından yapılmıştır. Devamı yarın…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.