banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Sevmek nedir? Yüzyıllar boyunca bu sorunun cevabı arandı. Herkes kendine has bir üslupla anlatmaya çalıştı. Peki, gerçekte sevgi ve sevmek nedir? Mecnun’un Leylaya kavuşma isteği midir? Yoksa Züleyha’nın usanmadan bekleyişi mi?

Birçok âlim sevmenin şefkatten ayrı tutulamayan bir duygu olduğundan bahseder. Merhamet olmadan hastalıklı bir duygu biçimidir der ünlü psikologlar. Edebiyatçılara göre sevmek önünde eğilesi ilahi bir duygudur.

Sevmek içindeki duyguları kendi iç dünyanın dışa yansıtılması mıdır? İnsanlar genel olarak bir beklenti içerisine girer. Farklı düşüncelerle kendi kafalarını yoranlar. Beyin hücrelerinde kurgular kurarlar. Sevgi her zaman dışa yansıtılma değildir.

Ne kadar uzakta olursanız olun sevdiğiniz kişiyi düşünmek anılarınızı yâd etmek bile aslında yeter. Meselâ bir kitap okursunuz kitapta olan tek bir kelime dahi sevdiğiniz insan ya da insanları hatırlamanıza yetecektir. Sevgide ille mutlu sonlara realitede kavuşmak gerekmez. Bir romanın bitiş kısmında yahut bir şarkının son nakaratında da sevgiliye ulaşır seven…

Bir şarkı dinlersiniz o şarkıyı dinlerken yaşanmış tüm anılar önünüze sergilenir. Genel olarak insanlar bu düşünceyi doğru bulamazlar sanki masallarda ki, gibi uyurlar ve uyanamazlar. Nedir bu kurgunun sebebi sevgilerinde sahici değiller midir? Hayal gücü kimi zaman öyle uzaklaştırır ki benlikten bu duyguyu imkânsıza varmaktır kimi zaman sevmek…

 Sahiciler elbet fakat bilinçaltında birçok insan farklı düşünceleriyle doldurur. Aslında beyinlerini bu kurgu yorar yenik düşer ve mağlup olurlar. Sebebi ne olursa olsun sevmek fedakârlık ister.

Mesela sevdiğin insan karşındadır senin ona olan sevgi dağarcığın çok geniş bir kitlededir. Fakat o seni görmez gözleri kör olur adeta, birçok kez insanlar sevilmeyi sahiplenmek, anımsamak ve dışa vurmak gibi duygularla beslerler. Sevmeyi, aşk duygusunu dahi tadarken birçok defa içinde taşır ifade edemez yüreğinde besler. Bunun nedeni ise umudunu sevdiğini kaybetmekten korkmaktır. Eski yaşanmışlıklar ile şimdiki devirde olanları kıyaslıyorum da arada o kadar fark var ki eskiden sevmeyi âşık olmayı dahi ifade edemez yüzüne bir tebessümle bile bakmaktan çekinen utanan ve sevmenin önemini daha iyi anlatan bir nesil varmış.

Sevmek illaki sarılmak öpmek değildir! Yüzüne baktığında olan tebessüm yeterlidir. Öyle ki sevmeyi âşık olmayı gözler anlatır adeta, hece hece döker ilmek ilmek dokur.  İçinde olan duyguları bir tek gözler anlatır. Dokunmadan sevmek aşkların en derinidir. Bir bakış yahut bir düşünüş sevmeyi alevlendirmeye yetebilir.

 Şarkıdaki gibi gözler kalbin aynasıdır...

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.