banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Korona illeti bu ülke insanını artık çok sıktı. Millet olarak bunalımdayız. Bu bunalım, hem ekonomik, hem psikolojik. Sadece bizim insanımızı mı? Hayır, tüm dünya insanını bu korona, bunalımdan bunalıma sürükledi. Koronadan ölenler, koronanın psikolojik etkisinden dolayı ölenler, ekonomik yıkıntısından dolayı intihar edenler. Evlerinde yalnız bırakılmaktan dolayı ölenler, hele psikolojisini kaybedenlerin ise haddi hesabı yok.

Bu hastalıktan kurtuluş, maske, mesafe, temizlik dendi. Doğru olan da elbette budur ama o da çare olmadı. Ülkeler tam kapanma, yarım kapanma, çeyrek kapanma dendi o da kar etmedi, son çare aşı deniliyor. Şahsen ben aşı oldum. Olmayı da tavsiye ediyorum. Ama onda da değişik zaaflar var. Bir aşı karşıtları var. Toplumları baya etkilemiş durumdalar. Aşı vurulmak isteyenler ise aşı yok, ya da yolda, ya da geliyor tara naneleri ile zaman geçiriyor.

Ama gerçek şu. Artık dünya bunaldı, ülkemiz bunaldı, insanımız bunaldı.

Devletler fakirleşti, insanlar fakirleşti, şirketler fakirleşti. Zenginleşen ise ilaç şirketi ile zincir marketler dediğimiz gıda sektörünün öncü firmaları. Gerçi gıda sektöründe üretici dediğimiz köylü ve tarım kesimi bu alanda ürettiklerini satamadılar. Malları ellerinde kaldı. Ama ne gariptir ki hal de 0,20 kuruş olan salatalık hala zincir marketlerinde 7.00 TL. Bunun sebebini ne üretici nede tüketici anlamış değil. Ama gerçek olan bu. Anlatmak istediğim gıda sektöründe olan herkes bu süreçten kazanamadı, sadece çok uluslu şirketler ile ülke genelinde yaygın olan zincir marketler bu işten sermayelerine sermaye kattılar. Kimsenin kazancında gözümüz yok. Ama bu ÇUŞ lar ve zincir marketler yüzünden hem korona çoğaldı, hem de yüzlerce, binlerce esnaf mağdur oldu. Tüketici mağdur oldu. Bunu hem üreticiler, hem tüketiciler bilmesine rağmen inatla bu şirketler den alış verişe devam edildi.

Mahallenin bakkal amcası, kırtasiyecisi, manavı… ya kepenk kapattı, yada kepenk kapatma noktasına geldi. Bu kesinler yok sayıldı, ya da görmezden gelindi. Bu durum da hem geleneklerimizi, hem mahallelerimizdeki sosyal yaşama alışkanlığımızı yok olmaya başladı.

Ha bu ara ramazan ayında birkaç il ve içe de veresiye defterleri bazı bakkallardan satın alındı ama yine de ülke genelinde küçük esnaf dediğimiz onlarca esnaf yok olma sınırına geldi.

Bu konuda bazı yeni çalışmalar olduğunu duyuyoruz. Ya da bazı açıklamalardan bir çalışma yapıldığını biliyoruz. Ama meslek odalarının bu konuda gerekli görüşlerinin çok alınmamasından dolayı yine küçük esnaf korunmayacak gibi, bu marketler, a’dan z’ye hem gıda, hem giyim, hem kitap, hem kırtasiye, hem mobilya, hem dayanıklı tüketim, hem dergi, hem içki, hem Kur’an-ı Kerim… satılıyor. Bu sebepten dolayı,  il, ilçe ve kasabalarda birçok esnaf kepenk kapanmasına sebep olan yüzlerce değişik iş kolu ürünü satılıyor, ya da satılmaya devam edecek. İşte bura dada tehlike var. Yine binlerce esnaf,  zincir marketler yüzünden ya kepenk kapatacak, ya da borç batağında işlerine yürütmeye çalışacak.

Gelecekte ise pandemi sürecinde olduğu gibi tekelleşme haline gelen bu zincir marketlerine tüketiciler teslim olacak, ondan sonra ise insanımız bu zincir marketlerin insafına kalacak.

Onun için benim tavsiyem, mahalle esnafınıza sahip çıkın, bu gün küçük kuruşların hesabını yapan tüketiciler, yarın büyük faturalar ödemek zorunda kalır. 0,20 hal çıkışı olan ürünü 7.00 TL’nin üzerinde bedel ödemek zorunda kalır. O zaman gideceğimiz mahalle bakkalımızda kalmaz, manavımız da kalmaz, kırtasiyecimiz de kalmaz…     

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.