banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

İnsanın hayatında denge kurması gereken ne çok şey var değil mi?

Bir terazi gibi dengede olmalı, ne eksik ne fazla... Bir taraf diğer taraftan fazla ya da eksik gelirse terazinin dengesi bozulursa, dengeyi yeniden sağlayabilmek o kadar basit mi hayat terazimizde?

Peki, bu dengeyi nasıl kuracağız?

İnsanın tüm hayatı dengeyi aramakla geçer. Tam buldum derken yine bir duygu fırtınası ve dengemiz tekrar alt üst olur. Sürekli bir denge durumundan söz edebilmek mümkün değil. Dengeyi bulma arayışımızda duygularımız ve mantığımız sürekli savaş halindedir. Kimi zaman duygular galip gelir, kimi zaman da mantığımız ve bu savaş biz yaşadığımız sürece böylece sürer gider…

Duygularımız da kendi arasında ayrıca savaş halindedir. Herhangi bir şeye kahkahalarla gülerken beş dakika sonra başka bir şey için hüngür hüngür ağlayabiliyoruz. Duygularımız sürekli oradan oraya sürükleniyor bütün gün. Gece yatağa girdiğimizdeki kişi ile sabah uyandığımızdaki kişinin aynı olacağının bile garantisi yok. İnsanı sabit varlık olarak ele almak hata olur.  

Bu yüzden insan bir çeşit küçük evrendir diyebiliriz. Çünkü evrendeki her kural insanda da vardır.

Duygularını ve mantığını en iyi şekilde yönetebilen kişi dengeli bir kişidir. Başka bir ifade ile mantık ve duygular arasındaki savaş bir nevi kalp ve beyin arasındaki savaştır. Beyin ve kalp arasında yapılan her savaş sonucunda bu ikisinden biri galip geliyor ve kararlarımızı da bu sonuca göre alıyoruz.

İdeal insan her iki taraftan da eşit derecede yararlanmayı bilmelidir. Mantık ve duyguları arasında yarı yarıya bir denge olmalıdır. Halbuki uygulamada hala bu aşamaya geldiğimiz söylenemez.

İnsan olmanın ortak özelliklerinden biri de hata yapmak. Peki, burada denge işin neresinde? Yaptığımız hatalardan dolayı kendimize kızmak yerine hatalarımızı kabullenerek enerjimizi hatalarımızı düzeltmeye yönlendirebiliriz. Her insan gibi hatalarımız eksiklerimiz olabilir. Bunun yanında yeterli olduğumuz başarılı olduğumuz yanlarımızda var tabii ki. Yaşadığımız olumsuzlukları zorlukları yok saymayıp, içinde boğulmadan, kabullenerek bir bakış açısı kazanmak onları çözmede ilk adımdır. Önce kendimizi sonra etrafımızdakileri hoş görebilmek bu dengenin bir parçası. Ne sadece kendimizi düşünmek ne de sadece başkalarını mutlu kılmak için uğraşmak.

Kendimizi gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan şey denge.

Bütünsel bakış açısıyla, artısıyla eksisiyle hayatı kucaklamaktır denge.

Hayatımızdaki ilişkilerde değer, taraflardan biri diğerinden daha fazla verdiği takdirde denge bozulur. İnsan ilişkilerimizde birlikte olduğumuz süreçte kimin daha fazla verdiğini ya da kimin daha fazla aldığını saptarsak ardından verme ile almayı yeniden dengeye getirmeye çalışırsak her şey çok daha farklı olabilir. İnsanlara fazla değer, anlam yüklediğimiz için aşırı ilgi ve değerden giderler, her ilişki kişinin bir şeyden vazgeçmek zorunda oluşu ile başlar. Çünkü vermenin ve almanın ölçüsü sınırlıdır. Her insan ilişkisinde sınırlıdır. Kimileri bunun sınırsız bir ilişki olduğunu düşünür peşinden koşar, böyle bir ilişki yoktur. Evren her zaman dengeyi sever ve bu yüzden bazen hayatımızdan çıkan insanlara o kadar üzülürüz ki… Herkes hayatında muhakkak söylemiştir (ben çok değer verdim, sahiplendim) Bunların tek sebebi denge, aşırı ilgi bazen insanları bunaltır bunları yapmanın temel sebebi ise Kaybetme korkusu ben çok seversem, ben çok değer verirsem. ben çok sahiplenirsem… vs. uzar gider.

 Hayır, işin aslı çok verdiğinizde gitmeyeceği anlamına gelmez. Her şeyi kararınca yapmalı gözünüzde bir terazi canlandırın eşit olduğunda görüntünün muhteşemliğini hissedin. İçinizdeki kaybetme korkusunu bırakın. Zor olsa da alma-verme duygusuna sahip çıkın, siz ne kadar duygu düşünce hislere kapılırsanız kapılın dengeyi kuramadığınız zaman gider. Unutmayın gitmek istemeyen kişi gitmesi için sayısız geçerli sebebi bile olsa kalmak için bir neden bulur. Kaybetmeyi göze alanla ne yaparsan yap ilişkiler yürümez.

Hayat terazisindeki dengelerinizi en güzel şekilde kurmanız dileğiyle…

Sevgiyle kalın.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.