banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Keşke her 25 Nisan günlerinde, 25 Nisan 1915 günü cephede bulunup düşmanı karşılayan, bugün bize İstanbul’u, Vatanı armağan eden,  Mustafa Kemal Atatürk’ü, İzzettin Çalışlar’ı Şefik Aker’i, Halil Sami’yi, Halis Ataksor’u, Hafiz Kadri’yi, Mahmut Sabri’yi, Malatyalı İbrahim’i, Binbaşı İsmet’i,  Yüzbaşı Faik Efendi’yi, İbradı’lı İbrahim Hayreddin’i, Gelibolu’lu Süleyman Başçavuş’u, Asteğmen Muharrem’i ve 260 gün bu cephede bulunan tüm kahramanlarımızı hakkı ile anabilsek…”

Yukarıda ismini verdiğim eserin sahibi görüldüğü gibi genel kaynaklara nazaran Çanakkale savaşının kara bölümlerini oldukça detaylı olarak dile getirdiğinden onun anlatımını bozmadan onun verdiği bilgileri aşağı yukarı onun ağzıyla naklettikten sonra şunu özellikle vurgulamak isterim ki milletimizin Çanakkale cephesi ve savaşlarıyla ilgilenmesinde eksiz kalan noktanın bilhassa kara savaşları kısmını söyleyebiliriz, gösterebiliriz düşüncesindeyim. Nedense Atatürk’ü seven kesimlerimiz de ona karşı olan kesimlerimiz de Çanakkale savaşlarının deniz zaferini oluşturan 18 mart kutlamalarıyla abartılı bir şekilde ilgilendiklerini söyleyebiliriz bu nedenledir ki Mustafa Kemal’i sevenler onun hiç görev almadığı 18 mart deniz zaferinde Mustafa Kemal’i ve Mustafa Kemal’in zaferini kutlarlarken düşmanı olan kesimler de onun bu deniz zaferinde olmayan katkısını varmış gibi küçümseyip bu zaferi manevi kuvvetlere evliyalara bağlayıp güya Mustafa Kemal’i halkın gözünde küçültmeye uğraşırlar. Mustafa Kemal’i sevenler onu övmek maksadıyla bir takım seremoniler yaratırken tuhaflıklar ortaya koymaktadırlar ki bence bunlardan bir tanesi yanılmıyorsam 19 Mayıs bayramlarında cumhurbaşkanına ulaştırılan Çanakkale den yola çıkarılan Türk bayrağı Çanakkale suyu ve toprağından oluşan sembolik emanetlerin kara yoluyla iletilerek 19 Mayıs bayramını kutlandığı statta devlet başkanına sunulmasıdır. Şunu vurgulamak isterim ki bu üçlü sembolün ilçemizden de geçerek Ankara’ya iletildiği yoldan aynı sıralamayla Mustafa Kemal hiçbir yolculuk yapmamıştır. Mustafa Kemal’i sevenler bu uygulamayla neyi sembolize etmek istemişlerdir anlamak mümkün değildir. Zaten bu iktidar döneminde ulusal bayramların kutlanılması farklılaştırılınca bu ve benzeri seremoniler kendiliğinden ortadan kalkmıştır bu nedenle bu uygulamanın devam edip etmediğini bilememekteyim. Sevenlerin bu tür davranışlarına karşılık Mustafa Kemal düşmanlarının veya karşıtlarının kin ve nefretlerinde onun yani Mustafa Kemal’in haklı olarak kazandığı zaferlerini toplumun gözünden düşürmek hafızasından silmek için kara savaşı zaferlerini doğru dürüst kutlamamayı hatta yokmuş görünümü vermeyi tercih ettiklerini görmekteyiz bu nedenledir ki Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemal’in ve onun yönetimindeki Türk subay ve erlerinin başarılarını yok kabul edip bütün zaferin kazanılmasını manevi kuvvetlere evliyalara bahşettiklerini görmekteyiz. Bu kesime göre Çanakkale zaferinin her safhasında evliyalar ve manevi güçler ön plana çıkmış düşman saldırısını onlar göğüslemiş hafifletmişler zaferin kazanılmasını onlar sağlamışlardır. Oysa hakikat hiçte öyle değildir Çanakkale cephesi savaşlarının zaferini kazanan Mustafa Kemal başta olmak üzere savaşları yöneten Türk subayları ve fedakârlık yaparak onların emirleriyle gözünü kırpmadan ölüme giden Türk erleridir. Tabi müttefikimiz olan Almanların top ve obüs cephane yollayarak Marmara denizinde denizaltılar görevlendirerek yaptıkları katkıları da unutmamak gerekir. Mustafa Kemal’in düşmanları olan şeriatçılar, tarikatçılar, cemaatçiler kısacası laiklik düşmanları bu davranışı sadece Çanakkale savaşları değerlendirmesinde değil Osmanlı dönemi savaşlarında bu savaşların değerlendirilmesinde de hatta kurtuluş harplerinde de ileri sürmeyi bu savaşlardaki zaferleri de evliyalara bağlamayı tercih ederler. Nitekim Kıbrıs savaşlarında da aynı kitlelerin aynı değerlendirmeyi yapıp Kıbrıs’taki zaferi de evliyalar ve yeşil sarıklılara mal ettiklerini görmüşüzdür. Şunu belirtmek isterim ki savaşlarda maneviyat önemlidir ama bu savaşlara katılan yaşayan askerin inancı ve imanı olarak önemlidir. Yoksa Türk milletinin herhangi bir savaşında evliyaların düşmanla fiili olarak savaşıp düşmana zarar vermeleri söz konusu olmamıştır. Türk zaferlerini Çanakkale başta olmak üzere kurtuluş savaşlarındaki zaferleri Kıbrıs zaferini evliyalar kazandı veyahut kazandırdı diyenlere şunu sormak isterim; “Osmanlı askerinin kırıldığı Filistin, Mısır, Sudi Arabistan, Kafkasya cephesi, Galiçya Dobruca Cephesi, Sarıkamış Harekatında, Kanal Harekatında, Yemen Cephesinde Türk askeri kırılırken, yok olurken, yenilirken neden bu evliyalar duruma müdahale etmemişler, zaferi Türk subayına ve erlerine kazandıramamışlardır.” Kanaatimce buna verecekleri doğru dürüst bir cevapları olamayacaklarından sessiz kalmayı tercih edeceklerdir. Çünkü Türk zaferlerinin sahipleri Türk askerleri ve onları yöneten Türk subaylarıdır. Zaferi kazanan kuvvet Allah’ın takdiri yanında askeri gücün kuvvet ve dirayetidir. Bütün bunlardan sonra kara savaşlarını Çanakkale’nin kara savaşları safhalarını hatırlatırken Mustafa Kemal’in ve Türk askerinin bu zaferdeki gerçek paylarını ortaya koymak olduğunu vurgulamak isterim sözlerime nihayet verirken Çanakkale savaşı zaferlerinin en büyük oluşturucusu Mustafa Kemal onunla birlikte görev yapan Türk subay ve erleridir diye vurgulamak istiyorum ve bu savaşlarda şehit olan Türk subay ve erlerini ve onlarla birlikte saf tutan hayatını kaybeden müttefikimiz Almanların subay ve erlerinden ölenleri Osmanlı tebaasından bu savaşlarda hayatını kaybeden gayri Müslim askerlerimizi saygıyla anıyorum. Bu şehitlerimize ve hayat kaybeden askerlere ruhlarınız şad olsun diyorum umarım 18 Mart deniz zaferini kutlayan milletimiz topluca ve bireysel olarak kara zaferlerini de kutlamayı ihmal etmez ve gerçekleştirme yoluna gider.

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.