banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

“Bu memlekette gazetecilik denilen mesleği bilmeyen ve yapmayan yoktur. Kasabadaki tahrirat katibinden, vilayetteki mal müdürüne, üniversitedeki profesörden, köşe başındaki dava vekiline, ya da adliye başkatibine kadar, herkes bu mesleğe olan mensubiyetini ve ehliyetini “Biz de gazeteciydik!” diye pek inandırıcı bir biçimde belirtir. Gerçekten hepsini “Bülbül yaylasının Sesi” gazetesinde bir şiiri, ya da koptagel, Ama hemen gel” dergisinde 28 satırlık bir makalesi yayınlanmıştır. Bu bakımdan bu memlekette bu memlekette gazeteci olmayan ve bunu mesleği bilmeyen hemen hemen yok gibidir. Bülent Ecevit anlatmıştı… Ticaret eski bakanlarından Cahit zamangil şöyle dermiş:

-Bu memlekette herkes politikacıdır, sokaktan geçen bir adama çevirirsen, gel kardeşim seni Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’nda başkemancı yapalım derseniz, adam hemen itiraz eder, ben keman çalmasını bilmem, der. Oysa aynı adamı çevirin, gel seni ticaret bakanı yapayım deyin, hemen kabul eder…

Rahmetli Cahit zamangil’in müsamahasına sığınarak biz buna bir ilave yapacağız. O keman çalmasını bilmem, diyen adama, gel seni gazeteci yapalım, köşe yazısı yaz deyin, hemen kalemi kağıdı eline alıp, memleketin yüksek çıkarları için döktürür.

Onun için size gazetecilik mesleği hakkında yeni ve değişik bir şeyler söyleyebileceğimi sanmıyorum. Zamanın gazetecilik okulunda rahmetli Hasan Pulur hoca, birinci dersini bu sözlerle bitirir. İkinci dersin zili çalınca, kurstaki öğrencilerin İlgisine binaen, ikinci dersin konusu köşe yazarlığı ile ilgilidir:

“… Bakın, bazılarının bizim için, kim bu adamlar, dediklerini, kim okuyor da şu kadar yıldır da aynı köşeyi karalıyorlar, dediklerini, başkalarına imkan vermiyorlar, dediklerini çok iyi biliyoruz ve hak veriyoruz. Herkesin, her şeyi istemesi en doğal hakkıdır. Ama istediğini elde edebilmek ise o başka bir iştir. Bu bir arz, talep kuralıdır. Okuyucu istedikçe köşe yazarı yazacaktır. Okuyucunun köşe yazarını isteyip istemediğini kim bilir? Hiç merak etmeyin en iyi gazete patronları bilir. Eğer patronlar, köşe yazarının gazete işgal ettiği yere ilan koymanın daha uygun olacağını anladı mı, köşe yazarı hemen ilanla yer değiştirir. Onun için hiçbir patron hatır için, gönül için, kimsenin kara kaşı, ela gözü için köşe yazarına sayfada yer vermez. Sonra bu iş kalem işidir, meraklısı varsa, yazar yazısını, götürür gazetenin yöneticisine, beğenilirse yer verirler, olur biter. Olay bu kadar basittir. Onun için atıp tutmaya gerek yoktur…”

İkinci derste aşağı yukarı böyle biter. Evet, buyurun bakalım buradan yakın, şimdi biz bu sözlerin altına imzamı atarım mı diyelim, imzamızı atmayalım mı diyelim?

Rahmetli Hasan Pulur hocamı saygı ile anarken, 37 yıldır köşe yazarlığı yapar gibi olmanın zorluğunu bilerek onun anlatımının altına imzamı atıyorum.

Mekanı cennet olsun.

Kaynak: Hasan Pulur’un “Ah Şu Gazetecilik” yazısı.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.