banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Her şey 1982 Aralık ayında Erdal İnönü’nün evinde bir telefon numarası bulmasıyla başlar. İbrahim Cevahir adında biri kendisini aramış ve telefon numarasını bırakmıştır. Erdal İnönü merak eder, ilk defa adını duyduğu İbrahim Cevahir ile Boğaziçi Üniversitesi’ndeki odasında buluşurlar. Hal hatır faslından sonra İbrahim cevahir damdan düşer gibi lafa girer:

“Ben çok iyi inanmış bir partiliyim. Ama partide şimdiye kadar şimdiye dek hiçbir görev almadım. Eğer yeni bir parti kurulacaksa, bu partide mutlaka sizin de görev almanız gerekir. Ben CHP’nin ileri gelenleri ile görüşeceğim, yeter ki kabul edin.”

Erdal İnönü şaşırır, bu adam neyin nesidir? Gerçekten bu adam kimdi? Kim adına böyle bir öneriyi getiriyor? İşareti velhasıl Erdal İnönü’nün aklı karışıyor. Daha sonrası bu olaydan Mustafa Üstündağ’ın haberi olduğu ilk görüşmelerde anlaşılır. İnönü, daha görüşmeleri tamamlamadan gazeteler, Erdal İnönü’nün yeni kurulacak Sosyal Demokrat Partisi’nin başına geçeceğini yazmaktadırlar.

Ve 27 Nisan 1983 günü Erdal İnönü’nün evini sırrı Atalay, Necdet Uğur ziyaret eder. Ziyaretçiler kesin evet almadığı halde, görüşmelerin olumlu olduğunu teşkilata yayarlar.

Ama ertesi gün Tarhan Erdem’in “İnönü politikaya girmiyor?” Herkesi şaşırtır. Tabi ortalık karışır. Her kafadan bir ses çıkar, herkes liderliğe soyunur, ya da öyle görünür…

Erdal İnönü için ısrar edenlere Metin Toker şöyle demektedir:

“Eğer mutlaka İnönü adını istiyorsanız, Ömer İnönü’nün bir oğlu var adı da İsmet… 15 yıl kadar bekleyin, seçmen yaşı gelsin, o zaman aranıza katılır.”

Hizipler “Sosyal Demokrat Güç” adında toplanır, Ecevit’ten de vazgeçmezler, acaba yardım edebilir mi?

Ecevit ateş püskürür:

“Demokrasi gitmiş, parti kapatılmış, sizler hiçbir şey yapmamışsınız, şimdi kalkmış parti kuruyorsunuz.”

Tarih 17 Mayıs 1983 tür. Sırrı Atalay’ın evinde parti kurucuları listesi son halini almıştır. 38 kurucu vardır.

Ya Genel Başkan?

Başkan uçakla gelmektedir. Her şeyin tam olması için misafir beklenmektedir. Gelen misafir SODEP’in ilk başkanı Erdal İnönü’dür…

O günlerden bugünlere geldik. Arada tek bir fark vardır. Partilerin kapatılmadığı halde yeni parti kurma çalışmaları…

AKP’de ve CHP’de aradığını bulamayıp parti kuranlar boşuna kürek çektiklerini anlayıp, yıllar sonra, “Dertsiz başımıza dert açtık mı diyecekler, yoksa partimize bu ihaneti neden yaptık mı diyecekler?..

Kaynak: Olaylar ve insanlar adlı kitap

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.