banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Dört bilge insan bir araya gelmişler ve “susma” üzerine konuşmaya başlamışlar.  İçlerinden biri, "Konuşmadıklarımdan değil, konuştuklarımdan pişmanlık duyarım. Çünkü bazen düşünmeden konuşurum, konuştuklarımdan pişman olduğumda ise iş işten geçmiş olur ve dilim beni dilim dilim eder.” demiş. İkincisi ise, "söylemediğim sözlerin efendisi, söylediğim sözlerin ise esiri olurum." diyerek karşılık vermiş. Üçüncüsü ise, "konuşanlara şaşıyorum, söylediklerinin çoğu kendi aleyhlerine tanık oluyor. Ağızdan çıkan sözler, sahibini yaralar." diyerek farklı bir bakış açısı getirir konuya. Sıra sonuncusuna gelmiştir. O da, "konuşmayı kabul etmemek, söylediğimi reddetmekten daha kolay geliyor benim için." diyerek katılmış diğer üç arkadaşına.

Gerçekte de, yerinde ve zamanında susmayı başarabilmek, kişinin yapacağı konuşmaların kuracağı tuzaklara düşmesinden kurtarır. Sessiz kalmakta ferahlık vardır. Yeri ve zamanı gelince susan kişi aklını başına alır, daha derin ve aklıselim düşünür. Kendini daha iyi hesaba çeker. İnsan ilişkilerini, yaşam sorunlarını, bir plan dahilinde doğru çözüm yolları bularak olumlu gerçekleştirir. Böylelikle doğru kararlar alma olasılığı her zamankinden daha fazla olur.

Susmak eylemine biraz daha geniş açıyla bakarsak, yaşamımızı kolaylaştıracak birçok etkisini görebiliriz. Mesela; Bazen sessiz kalmak kırıldığını göstermenin en iyi yolu olur. Bazen bir olaya sessiz kalarak en büyük tepkiyi göstermiş oluruz. Bazen karşınızdaki insanı cezalandırmaktır susmak. Genel anlamıyla; yerinde ve zamanında susmak bir erdemdir.

Bakalım birçok düşünür ne demiş susmak hakkında;

Confucius, “Suskunluk hiçbir zaman, ihanet etmeyen gerçek dosttur.”

Albert Camus, “Bir insan, söylediği şeylerden çok söylemedikleriyle de insanlaşır.”

Lokman Hekim, “Sus ve düşün, dil belasından kurtulmanın devası bunlardır.”

Hz. Ali, “Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar söylemekten hayırlıdır.”

Sadi Şirazi, “İki şey hayatımızı karartır: Susacakken konuşmak, konuşacakken susmak.”

Jean de La Bruyere, “İnsanın ne konuşacak kadar zekâya, ne de susacak kadar akla sahip olmaması, büyük bir talihsizliktir.”

Diyerek hayatımızda yerinde ve zamanında susmak eyleminin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermişlerdir. Söylenen bu sözleri yabana atmamak da gerekir. Düşünürlerin söylediği sözler mutlaka bir tecrübenin sonucu ortaya çıkmış sözlerdir.

Çok ve gereksiz konuşmanın bizlere sadece ve sadece yük getirdiğini unutmamalıyız. Sonra bu yükün altında ezilmektense yerinde ve zamanında konuşmak en güzeli.

Hayatımızda bizi konuştuklarımızda değil sustuklarımızla anlayacak güzel insanlar biriktirmek dileğiyle.

 Sevgiyle kalın…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.