banner11

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Adamın biri, doktora gitmiş:

“Sevgili doktorum, geceleri uykumdan şikayetim yok ama, sabahları işe gittiğimde nefesim daralıyor, yüzüm kızarıyor, boğulacak gibi oluyorum.

Doktor:

“Lütfen soyunun, demiş ve inceden inceye bir muayeneden geçirmiş hastasını. Sonunda da sorun karaciğerinde ve ameliyat olman gerek” demiş.

Adamın karaciğerinden bir parçasını almışlar; birkaç hafta sonra taburcu etmişler.

Adam tekrar günlük yaşamına başlayıp işine gittiğinde, yine nefes alırken zorlandığını, yüzünün kızardığını fark etmiş. Bu kez bir başka doktora gidip şikayetlerini bildirmiş. Gittiği doktor; “Sorun midenden geliyor” deyince, adam ikinci kez ameliyat olmak zorunda kalmış. Hastaneden taburcu olup iyileşme sevinci ile işine gittiğinde, aynı şikayetleri yine başlamış. İşine gittiğinin ikinci günü nefesi kesilip yere yığılmış. İş arkadaşları hemen hastaneye götürmüşler. Bu kez birden fazla doktorun her biri ayrı ayrı muayene etmiş ve adamın kalın bağırsağını almaya karar vermişler. Adam üç ay sonra çıkabilmiş hastaneden, kendisine:

“Bundan sonra ne yüzün kızaracak, ne nefesin daralacak demişler; ancak 5-6 aylık bir ömrünüz var. Kalan günlerinizi iyi geçirmeye bakın.”

Zavallı adamcağız, hiç değilse son aylarını iyi yaşamak için büyük bir mağazaya giderek 5 takım elbise, 10 kravat, 20 Çift ayakkabı almış. Arkasından da her gün değiştirmek için 150 adet gömlek istiyorum, demiş.

Tezgahtar:

“Önce ölçünüzü alayım, demiş; kol uzunluğu 57, bel 75, boyun da 40…”

Adam:

“Boynum 37 demiş, 40 değil.”

Tezgahtar ısrar etmiş:

“Hayır efendim, boynunuz 40.”

“Ben de size 40 değil, 37 diyorum.”

Tezgahtar:

“Bakın, efendim; istediğiniz gibi olsun ama yakası 37 olan gömlek giyerseniz, sık sık yüzünüz kızarır ve nefes alamaz olursunuz.”

Rahmetli Çetin Altan, mekanı cennet olsun, günümüze uygun bu fıkrayı almış bir yazısına. Gerçekten ülke insanıma öyle bir deli gömleği giydirilmiş ki, çıkarana aşkolsun.

Şöyle bir seyreyleyelim dersek güzel ülkemizi; sorunlar arttıkça, sorunların çözümü yerine, birinin beyaz dediğine, birinin kara dediği bir tabloyla karşı karşıyayız.

TV’lerdeki söz düelloları, kimin doğru, kimin yanlış söylediğini siyasi hastalığımıza göre yorumladığımız için, asla bulamıyoruz, nelerin doğru olduğunu…

Sağlıktan eğitime, ekonomiden yaşam standartlarına, terörden barışı uzanan, tüm olumsuzlukların Bir türlü teşhisinin konulamaması, fıkramızdaki “GÖMLEK”le ilgili olamaz mı?

Sonuçta, demokratik kurallar içerisinde, dar yakalı gömleğin değiştirilmesini beceremeyecek miyiz?

Halbuki, artık teşhis belli;

Gömleğini değiştirmek…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.