banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

İster bölge gazeteciliği deyin, ister yerel gazetecilik deyin. Bölge veya yerel gazetecilik ülkemiz gibi az gelişmiş veya gelişmemiş durumdadır. Sayısal olarak baktığınızda, doğru yanıt vermeniz için matematik uzman olmanız gerekir. Bu acayip durumu incelediğinizde, küçücük bir kentte çıkan yerel gazetelerin yayınlandığı kentte adı bile bilinmez.

İnanmazsanız, kentin halkına “ kentimizde kaç gazete var? Bu gazetelerin adları neler?” diye sorun…

Bizdeki yerel gazeteciliğin sorunu reklamdır. Eğer reklam alamazsan, resmi ilan alınmazsa işler yürümez. İnternet medyası çıktığından gazete abone sayınız yok olduğu için, patron yerine göre, hem genel yayın yönetmeni, sorumlu yazı işleri müdürü, haber müdürü, hatta köşe yazarlığı görevini bile istenebilir.

Bölge gazeteciliği parasız, zor ve belalı bir iştir. Böyle bir iş niye yapılır? Çoğu kişinin ne kadar düşünürse düşünsün cevabını bulamadığı soru budur işte. Gerçekten bu sorunun cevabını almak için, bunu gazete patronlarına sormalı…

Acaba, basın dünyası efsanesi sayılan, “matbaa mürekkebi ve kurşun buharı bulaşınca gazetecilik bırakılmaz” İlkeleri mi cevaptır?

Ama ne olursa olsun, günümüz dünyasında yapılmaya çalışılan yerel gazeteciliğin sorunlarına bir çare bulunmazsa, Yalçın Pekşen’in dediği gibi, gazeteciliğin “5N 1K Formülü, 5Y, 1S!” formülüne dönüşmesi olağan hale gelir.

İnternet medyası çıkınca, yazılı basın dediğimiz gazetecilik, yaygın medya veya ulusal medya denilen büyük medya kuruluşları berke ayakta kalabilir ama, yerel gazetelerin sonu hiçte iyi görünmüyor. Nerede biteceği belli olmayan bir çöküntü hikayesidir bu gidiş… Yeri gelmişken, ucundan köşesinden biraz bahsedecek olursak, medya dünyamızın içinden çıkılması zor konularından biri de gazeteci derneklerinin çokluğudur. Bunlar da tabiri caizse medya kuruluşlarıdır.

Toplum toplam sayıları konusunda, yine Yalçın Pekşen’in ifadesine göre, “Toplam sayıları konusunda rivayet muhteliftir. Bir tarihte saymaya kalkanlar, 214 adet gazeteci derneği var demişlerse de, tahminlere göre 50 tanesi atlamışlar” diye mizahi yorumla, bu konu açıklanmıştır.

 Bu derneklerin soruları aynı olmakla birlikte, bir araya neye gelemedikleri ise ayrı bir sorundur. Bu sorun yanlış anlaşılmasın ama zamanımızın Ortadoğu sorunu gibi!

Bu medya dernekleri ne iş yapar? Amaçları ne? Basın emekçilerine ne gibi yardımları olabiliyor? Gibi soruların yanıtlarını bir başka yazımızda bırakarak, şimdilik;

Esen kalın

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.