banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Vefatı

İmam-ı a’zam bütün zorlamalara rağmen hükümet ve siyaset işlerine asla karışmadı. İkinci Abbasi halifesi Ebu Cafer Mensur zalim idi. Bu yüzden İmam-ı a’zamı hapsettirip işkence yaptırdı. Her gün vurulacak sopa adedini arttırdı. Sopa adedi yüz olduğu gün, İmam yıkıldı. Yatarken ağzına zehir akıttılar, şehit oldu.

Büyük âlimlerden Şu’beye vefat haberi ulaşınca; “İlim ışığı söndü, ebediyen onun gibisini bulamazlar” dedi. Vefatından sonra çok kimseler onu rüyasında görerek ve kabrini ziyaret ederek, onun şânının yüceliğini dile getiren şeyler anlatmışlardır. İmam-ı Şafii buyurdu ki:

“Ebu Hanife ile teberrük ediyorum. Onun kabrini ziyaret edip faydalara kavuşuyorum. Bir ihtiyacım olunca iki rekat namaz kılıp, Ebu Hanife’nin kabrine gelerek onun yanında Allahü teâlâya dua ediyorum ve duam hemen kabul olup isteklerime kavuşurum.”

“Yüz elli senesinde dünyanın ziyneti gider” hadis-i şerifinin, imam-ı a’zam için olduğunu İslam âlimleri bildirmiştir. Çünkü o tarihte imam-ı a’zam gibi bir büyük vefat etmemişti. Mezhebi, İslam âleminin büyük bir kısmına yayıldı. Selçuklu Sultanı Melikşah’ın vezirlerinden Ebu Sa’d-i Harezmi imam-ı a’zamın kabri üzerine mükemmel bir türbe ve çevresinde bir medrese yaptırdı. Daha sonra Osmanlı padişahları bu türbeyi defalarca tamir ettirdi.

Bu yazımızda kaynaklardan dile getirilen bilgilere ilaveten şunları da söylememiz mümkün olabilecektir kanaatindeyim. İmam-ı Azam’ın kimliği konusunda farklı bilgiler ileri süren kaynaklar da yok değildir. Doğruluğu ne derecedir bilinmez ama bazı ender kaynaklara göre bu mezhep liderimiz aslen Türk kökenli yahut kökeninde Türklük olan bir liderdir.

Büyük ihtimalle bu nedenle olsa gerektir ki ortaya koyduğu mezhep Türk dünyasında, Türk İslam dünyasında daha fazla yayılmıştır. Diyebiliriz ki bugün Türk İslam dünyasının Sünni kesimine mensup İslamların büyük çoğunluğu bu mezheptedir.

Yaşamı esnasında Arap yöneticilerle uyuşamaması onların görev verme istemelerine karşı onların yönetimine katılıp idari sistemleri dahilinde görev almaması hatta bu konuda yapılan baskılar nedeniyle hapse atılmasına, dayak atılmasına rağmen görev almayarak ölüme giden yolda direnip hayatını kaybetmesinde de Türklüğün baş eğmezliğini hakikat ve din uğruna şahadeti göze almasını görmek, görebilmek mümkündür.

İmam-ı Azam’ın ortaya koyduğu mezhep kaideleri Sünni mezheplerin içerisinde dinsel kaide açısından en ılımlı ve İslam bireyi zora koşmayan itikat ve ibadeti kolaylaştıran mezhep olarak bilinir. Bu yüzden İslam’ın en insancıl yüzünü oluşturan sert kurallardan, kaidelerden uzak mezhep görünümünde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır düşüncesindeyim.

Şunu da belirtmek isterim ki kendisi de Arap zihniyetinin Arap katılığının kurbanı olan imamı azam Arap hilafet zihniyetine karşı mücadele etmiş bu yönde mücadele edenlere elinden geldiğimce yardım etmiştir bu yüzdendir ki Arapların mevali dediği kitleler arasında gördükleri Türkler tarafından çok sevilmiştir. Bu yüzdendir ki bugün ön Asya’daki Türklerin büyük çoğunluğu onun mezhebindendir. Gerçi onun mezhebinden görünen bazı tarikatlar onun din kaidelerindeki ılımlılığını bozan yeni kaideler getirseler de imam-ı Azam Sünni mezheplerin en ılımlısını biz Türklere en uygun olanını ortaya koymuştur. Devam edecek…

 

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.