banner11

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

 

Bu yazılı sohbetimizi okumaya fırsat bulduğunuz zaman, ikinci kez olan sel felaketinin yaraları ya sarılmış, ya da sarılmaya devam ediyordur.

Sel ve geçen yıl meydana gelen heyelan faciası ile belediyeye kabataslak 18 milyon TL’lik ekonomik bir yük binmiştir. Tabii vatandaşın çektiği çile ve ekonomik kaybın manevi faturası da yerel yönetime kesilmiştir.

İkinci defa meydana gelen sel felaketi için, aldığımız duyumlara göre sevgili Milletvekili kardeşim gerekli olan girişimleri yapacakmış. İnşallah başarılı olur da sayın belediye yönetimi bu kez rahat bir nefes alır!

İşin garip tarafı ne biliyor musunuz? Eskiden sadece Cumhuriyet meydanını seller basardı, şimdi ise neredeyse Bandırma’ nın yarısı sular altında kalıyor. Bildiğiniz gibi bunun nedeni de Sayın Öztaylan zamanında başlatılan altyapı çalışmalarındaki büyük başarı!

Bu öyle büyük bir başarı ki, artık Bandırma her şiddetli yağışta bu manzaralar ile karşılaşacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın…

İş çarşı esnafına düşmüştür .  Bu nedenle herkes dükkanının veya evinin girişini su girmeyecek hale getirsin. Örneğini görmek istemeyenler sevgili kardeşim kuyumcu Metin’ i ziyaret etsinler…

Gelelim şu Norm kadro mu, torba yasa mı, ne nane ise işte ona. Bildiğim kadarıyla kamuda fazla personel eritme olayı bu yasaya göre mecburiyet içermiyor. Bu nedenle emekten yana olan bir siyasi erkin kendi çalışanının başka kurumlara göndereceğini tahmin etmiyorum. Ama gördüğüm kadarıyla yapılan çalışmalar, eylemler ağızlarının suyu akarak ellerini ovuşturanlara büyük bir koz verildi. Artık, yerel yönetim her ne şekilde konuyu tatlıya bağlasa da, kantarın topuzu kaçmıştır ve öyle kaçmıştır ki; yasayı çıkaranlar ‘Siz çıkarın, biz yerel yönetime geldiğimizde bu işçileri geri alacağız.’ gibi acayip ipe sapa gelmeyecek eleştiri güldürmecesine sebep olunmuştur. Kısacası, her sel felaketinde karşılaşacağımız manzaralar bundan farklı olmayacak. Bu bir.

İkincisi afet yardımlarında yerel yönetim işini kış tutsun ve ona göre çalışmalarını sürdürsün. Üçüncüsü, ne kadar haklı olunursa olunsun, personel kıyımında orta bir yol bulmaya çalışsın.

Neyse, Sayın Başkan Pekel’ in Allah yardımcısı olsun diyerek, onun da seveceği fıkramıza geçelim.

Haa, kıssadan hisse çıkarmak yok, haberiniz olsun…

Adam kahvede anlatıyormuş:

“Çocuğu olmayan Hz. Davut, Allah’a yakarmış: Yarabbi bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim, diye… 

Duası kabul olmuş, Allah bir kız çocuğu vermiş, adını Ayşe koymuş, çocuğun yaşı kurbanlık çağa gelince Hz. Davut, kızı yatırmış, tam kurban edecek, gökten Azrail çıkagelmiş, al keçiyi, kızı bırak, keçiyi kurban et, demiş…”

Adamın anlattıklarını dinleyenlerden biri dayanamamış:

“Ulan hangisini düzelteyim, Hz. Davut değil, İbrahim, kız değil erkek evlat istemiş, adını da İsmail koymuş… Tam kesmek üzereyken gökten Azrail değil, Cebrail çıkagelmiş, getirdiği de keçi değil koçmuş!”

Diyeceksiniz ki, bu eski hikaye, Bandırma’nın sel felaketiyle veya işçilerde kurum değişikliği yapma işlevi ile ne alakası var?

Var, var. H ele bir daha okuyun. Sonra biraz düşünün. Tabii, ‘kıssadan hisse’ çıkarmadan… 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.