banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Bu büyük taarruzla yunan siperlerine saldıran Türk ordusu onu siperlerinden söküp İzmir’e doğru kaçmaya doğru zorlamış önüne katarak Dumlupınar meydanına kadar kovalamıştır. Bu arada unutmayalım ki 23 ağustos tarihin de cereyan etmiş kurtuluş harbinin bir safhası olan Sakarya meydan muharebesi de vardır.

30 ağustos tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle bu zafere 30 Ağustos Zaferi de denilmektedir. Mustafa Kemal Türk ordusunun kazandığı bu son meydan muharebesini başta Türk halkı olmak üzere bir zafer bayramı olarak tahsis etmiştir. 30 ağustos zafer bayramının kendine has özellikleri vardır. 30 ağustos Türk ordusunun kazandığı son meydan muharebesi olduğu gibi Türk milletinin asırlardır kullandığı bozkır taktiği yahut kıskaç taktiği denilen taktiğin uygulandığı son meydan muharebesidir. Dumlupınar denilen bu muharebe Türk süvarilerin katılıp görev yaptığı son Türk muharebesidir bundan sonra hiçbir Türk meydan muharebesinde yahut muharebesinde Türk Süvarileri katılıp görev yapmamışlardır.

Şunu da belirtmek gerekir ki Türk ordusunun Mustafa Kemalden aldığı ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri demesiyle atılıp insan üstü bir güçle İzmir’e ulaştığı önünden kaçan son düşman kuvvetlerini denize döktüğü bir harekatın başlangıç muharebesidir. Sözün kısası 30 Ağustos zaferi Marmara bölgesi Trakya bölgesi dışında ki tüm Anadolu’nun düşman işgalinden kurtulmasını getiren bir muharebe söz konusudur. İşte 30 ağustos zaferi bu özellikleriyle Mudanya mütarekesini getirip ardından Lozan antlaşmasını temin eden bir zaferdir. Kısacası 30 ağustos meydan muharebesi Türk ordusunun ve onun arkasında yer alan halkın 7 düvel dediği işgal devletlerini dize getiren bir zaferdir. Eğer bugün Türk devleti varsa ve nasıl varlığını Lozan’la dünyaya kabul ettirdiyse Türk ordusu da 30 ağustos meydan muharebesiyle işgal devletlerine Mudanya ve Lozan mütarekesini bu zaferiyle öyle kabul ettirmiştir. 30 Ağustos zaferinin bir diğer önemli rolü de Türk ordusunun Türk evlatlarından oluşarak kazandığı önemli son zafer olmasıdır. Çünkü 30 ağustos zaferini kazanan Türk ordusunu da yabancı hiçbir unsur hiçbir başka milletten birey yoktur.

30 ağustos zaferinden önce ki Osmanlı zaferlerinden hepsinde zafer kazanan ordumuzda mutlaka yabancılara mensup birey ve unsurlar yer almıştır. Fatihin İstanbul’un fethinde olsun yavuzun çaldıran zaferinde olsun Kanuni’nin Muhaç zaferinde olsun hangi Osmanlı zaferinde olursa olsun hatta Çanakkale Zaferi de dahil olmak üzere Osmanlı döneminde pek çoğun da yabancı milliyet mensubu olarak mutlaka yer almıştır. Ama kurtuluş zaferin de gerek İnönü zaferlerinde özellikle 30 ağustos zaferini kazanan ordumuzda yabancı unsur yer almamıştır.

Bu zafer ve bu zaferler bu yönüyle ayrıca önemlidir. Şurasını da belirmek gerekir ki bu büyük zaferin içinde yer aldığı kurtuluş savaşını küçümseyen kişiler çıkabilir çünkü gidebilirler onların gözün bu milletin ve bu milletin kurtuluş savaşının hiçbir değeri olmayabilir. Çünkü onlar şeriatçı tarikatçı cemaatçi hilafetçi saltanatçı radikal dinci yapılarıyla ümmetçi zihniyet sahibi olup milliyetçilikle kurtuluş harbiyle yakından uzaktan alakaları olmaya bilir. Yahut ta karşıt milliyetçi sahibi olup mensubu oldukları milliyet gereği Türk milletine ve onun verdiği kurtuluş savaşına değer vermiyor  olabilirler. Ama şurası muhakkaktır ki Türküm diyen Türklüğü içerisinde hissedebilen Türklüğüyle Mustafa Kemalin söylediği gibi Ne mutlu Türküm diyerek övünen bireylerimiz ve bu bireylerin oluşturduğu milletimiz milletiyle milletinin verdiği kurtuluş savaşıyla gurur duymalı onunla övünmeli onun en şanlı safhasını oluşturan düğüm noktasını oluşturan 30 Ağustos zafer bayramını milletiyle ordusuyla birlikte mutlaka kutlamalı kutlanması için elinden gelen her şeyi yapmalıdır.

30 Ağustos zafer bayramı Tüm Ordumuza onunla övünen tüm vatandaşlarımıza kutlu olsun. Kurtuluş harbinde bu harbin gerek hazırlık evresinde gerek oluşu sırasında şehit düşen asker sivil tüm şehitlerimize subay er tüm Askerlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Bu zaferi bize temin eden Başta Mustafa Kemal olmak üzere komutanlara ve Türk ordusuna bir kez daha saygılarımı sunuyorum. Bundan 99. yıl önce kazanılan bu büyük zaferi ve bu zaferin parçası olan kurtuluş harbini basit küçük mevzi zaferlerle kıyaslamak gibi hatalara düşmemek gerektiğini de hatırlatmak istiyorum.

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.