banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Cumhuriyetimizin ilanına müteakip bu sistemi sonlandırmayı amaçlayan çevrelerin hemen çalışmaya başladığını görmekteyiz. Kurtuluş harbini gerçekleştiren milletimizin büyük çoğunluğu cumhuriyetin ilanı ile bu yeni idare şeklinin faydalarını ve faziletlerini kavrayıp desteklemeye özen gösterirken bu yeni rejim den zarar gören bazı çevreler de bu rejimi sonlandıra bilemek için derhal çalışmaya başlamışlardır. Cumhuriyet sistemimizden rahatsız olup o nu yıkmaya kaldırmaya hazırlanan çevrelerin 2 ana grupta toplamamız mümkündür. 1. Grup olarak Osmanlı sisteminin yandaşları diye bileceğimiz saltanat yönetiminin hilafet yönetiminin taraftarları ile dini devlet ve yahut şeriata dayalı devlet sistemini sürdürmek yaşatmak isti yen çevrelerin oluşturduğu kitleyi eski rejim yanlıları diye adlandırmamız mümkündür. Bu çevreleri oluşturan kitleleri daha detaylı irdelediğimiz de bu kitleleri oluşturan bireylerin Osmanlı döneminde ki sultanları ve hanedan üyelerinin kendilerine sağladığı gelirleri imkânları kaybeden saray çevrelerinin mensubu bireyler olduğunu görürüz.

Bir başka grup ise Osmanlı devletinin taşıdığı teokratik özellik nedeni ile halifelerin çevresin de ki bireylerle devletin teokratik özelliği gereği Osmanlı döneminin Ulema sınıfı deninle dinsel sınıfının makam sahibi olanlarının sultan ve halifelerin sağladığı vasıflarla hediyelerle, geçinen kitlelerden oluşan bir gruptan da söz edebiliriz. Düşüncesindeyim yine bu birinci gruba yani eski rejim yanlılarına dahil edebileceğimiz bir diğer grupta sahip oldukları dinsel makamlar ve görevler sayesinde din konusunda bilgisiz halk kitlelerini soyan dini çevreleri de dahil etmemiz gerekir. Kanaatini taşımaktayım. Bu gruba türbedarları tekke şehitlerini, tekke müritlerini ağları feodal sistem yanlılarını da dahil etmemiz düşüncesindeyim. İlan edilen cumhuriyet rejimimize sistemimize cephe alan yıkmak için harekete geçen bir diğer grup kitleyi ise Türk milliyetçiliği karşıtı Türklük karşıtı fikir ve düşünce sahipleri olarak adlandırmamız gerekir. Diyebilirim. Bu gruba detaylı incelediğimizde şu gruplardan oluştuğunu belirte biliriz.  Kanaatindeyim. Bu kitlelerin başında kendini Türk milletinden ayrı millet kabul eden ayrılıkçı, söz de Kürt milliyetçiliği ile Anadolu topraklarında hak iddia eden bazı Ermeni ve Rum gruplarını göstere biliriz. Kanaatindeyim aynı zamanda bu gruba milliyetçilik karşıtı ümmetçileri İslam toplumlarını bir araya getiren hilafet sistemi gibi İslamcıları da pek ala mümkündür. Bu iki ana kitlenin dışında dış devletlerin toprağımızda gözü olan dış mihrakları taraftarları da Cumhuriyete düşman çevreler arasında Cumhuriyetimizi yıkmaya çalışan çevreler arasında söylememiz yanlış olmayacaktır. Kanaatindeyim.

Bu üç kitle henüz Osmanlı toplumu olma özelliğini yitirmediğini düşündüğü, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını yaptıkları propagandalarla Cumhuriyete karşı tepki göstermeye bu rejimi sonlandırmaya girişmeye yöneltmeye çalışmalarına başlamışlardır. Bütün bu çevrelere göre bu yeni rejimi yaratan Mustafa Kemal olduğuna göre onu ortadan kaldırmak bu rejimi yıkmak için şart ve ilk girişilecek faaliyet olarak görülmüştür. Bu nedenle Cumhuriyetimizi yıkma yolunda ilk çalışma olarak Mustafa kemale suikastlar düzenlemeye yönelmişlerdir. Gerçi Mustafa Kemale karşı girişilen Suikastlar, daha samsuna çıktığı andan itibaren görülmeye başlanmıştır. Genel kaynaklara baktığımızda Mustafa Kemale yapılan suikastlar hakkında şu bilgilerin verildiğini görmekteyiz.

Devletimiz, çok zor şartlar altında, zorlu aşamalardan sonra kurulmuştur. Kuruluşun en önemli aktörü tabi ki; Mustafa Kemal Atatürk’tür. İç ve dış düşmanlar, bu kuruluşu engellemek için ellerinden geleni yapmışlardır. İşte bu engelleme yöntemlerinden en önemli adımlarından biri Mustafa Kemal’e suikastlar düzenlemek olmuştur. Bunlar:

• Koçigiri ayaklanması (1919-1921) sırasında bölgede bulunan dersim Kürtlerinin çardaklı boğazında hazırladıkları suikast planı, önceden haber alınarak etkisiz hale getirilmiştir.
• Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasından sonra, samsun-kavak yolunda 12 Rum tarafından Mustafa Kemal’in konvoyuna pusu kurulmuş, çıkan çatışmada konvoydan üç kişi ölmüş, fakat Mustafa Kemal’in önlem olarak konvoyu 2 km arkadan takip ediyor olması hayatının kurtulmasını sağlamıştır.
• Temsil heyeti Ankara’ya gelmeden önce, İngilizlerin ve İstanbul’un ortak hazırladıkları suikast planının Ankara merkez komutanı Abdülkadir bey tarafından bozulmasıdır.(­heyet başkanı, Mustafa Kemal)

• Yine temsil heyetinin Ankara’ya gelmesinden önce İstanbul’dan gelen yabancı uyruklu bir bayanın Ankara garında şüpheli davranışları sonucu yakalanıp, sorgulanmasıyla bir suikast planının ortaya çıkarılmasıdır.

• Temsil heyeti Ankara’da iken, İngilizlerce gönderilen 3 Rum’un tren istasyonunda şüpheli hareketlerinin dikkat çekmesi, yakalanıp sorgulanmaları. Mustafa Kemal’i öldürmeye geldiklerini itiraf etmeleridir. (komutan Nuri Bey, sorgulama sırasında; Mustafa Kemal’i öldürmeye geldik diyen Rum’u sinirlenerek bir yumrukta öldürmesi olayın bir diğer ilginç yanıdır)
• İngilizlerin en iyi casuslarından sayılan Hintli Mustafa Sagir’in Afgan temsilcisi sıfatıyla ülkemize gelip, Mustafa Kemal’in huzuruna kadar çıkması. Fakat sagir’in gizli yazışmalarının teşkilat-ı mahsusaca çözülmesiyle suikast planının ortaya çıkarılması ve m. sagir’in tutuklanıp idam edilmesidir. Devam edecek…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.