banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

 İnsanlar, bazı olaylara mim koyarlar. Birçok şeyi hatırlarken, anlatılmak istenen olayları zaman içerisinde yaşanan veya gelişen olaylarla karşılaştırırlar..

  İnsanoğlu, sevindiği, keyiflendiği, ya da gurur duyduğu olaylar için laf açılınca; “Evet, o zamanlar paramızın değeri vardı.”

  “Savaştan çıkmamıza rağmen, her şey daha iyiydi…”

  “Eskiden üretiyorduk kardeşim. Enflasyon diye bir şey yoktu. Kısacası, ekip diker, sonunda kendi yağımızla kavrulurduk…”

  “Tarımı bitirdiler. Üretmezsen, el aleme muhtaç olursan, pahalılık da olur, paran kuşa döner, enflasyon belası altında ezilirsin…” demeye başlarlar.

  Bu örnekleri sıralayıp çoğaltmak mümkün. Üç çeyrek yüzyılı geçen ömrümüzde, aldığım 350 lira olan maaşımla ne kadar rahat geçindiğimi, 1967’de bütün düğün masrafımın 700 lira olduğunu, bir büyükbaş sığırın 300-400 lira civarında olduğunu, genç kuşaklara anlatsam, yüzde yüz masal anlatıyorum sanırlar.

  Ama tarih yalan söylemez. Yılmaz Özdil’in bir kitabında paramızın değeri ve ekmek fiyatları şöyle anlatılır:

  “… 1923 yılında 1 dolar, 1,67 TL’dir. 1939 yılında 1 dolar, 1,28 TL’dir. Mevduat hesapları 57 kat büyürken, dolar Türk parası ile neredeyse eşittir.

  Mesela 1927’de 1283 gram, yani zamanın okkası, yani bir kilogramdan 283 gram fazla ağırlıktaki bir ekmek, 4 kuruştur. Bu fiyat yıllarca aynı kalmıştır.”

  Gelelim zamanımıza:

  Türkiye, tarım ülkesi ünvanını kaybediyor, buğdayını dışarıdan alan ülke olurken, ülkede “Askıda ekmek!” kampanyalarının utanmazlığını yaşıyor. 200 gr ekmek 2 TL, Bir simit 2,5 TL olduğunu gazeteler müjdeli haber gibi manşet yapıyorlar.

  Burada küçük bir hesaplama yaparsak eskiden yapılan 1 okka ekmeği bu günün parası ile almaya kalksak, 12,5 TL ödememiz gerekir.

  Varın siz, karşılaştırmasını yapın. Yalnız karşılaştırmasını yaparken, şimdiki sosyal yaşamla, o zamanın sosyal yaşamını karıştırmayın. Konumuz, pahalılık, paramızın değeri ve tarım ürünlerindeki dışa bağımlılık ile ilgilidir.

  Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra, üreten değil, tüketen bir toplum olarak elinizdeki cep telefonlarına dönebilirsiniz. Boş verin mukayese yapmayı. “Geçmiş geçmişte kalmış!” diyerek, yaşamaya devam edin ve iyi günler ileride olduğunun umudunu sakın yitirmeyin.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.