banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Yunan kuvvetlerinin işgaline giren Anadolu’nun işgal altındaki toprakları arasında şüphesiz bandırmamız da yer almıştır. Batı Anadolu’yu hedefleyen yunan işgali altına egeye gööre geç giren bandırma geç giren toprak olduğu gibi yunan kuvvetlerinin topraklarımızı terk ederken de en son boşalttığı topraklardan olmuştur. Bu geç işgal veya boşaltmanın ana sebebi o yıllardaki bandırma halkının yani yaşayan insan kitlelerinin sosyolojik yapısıyla ve İstanbul hükümetiyle ilişkisinden de etkilenen bir duruma dayandığını söylememiz yanlış olmayacaktır düşüncesindeyim.

İşgal öncesi bandırmanın halk kitlesinin yapısına baktığımızda görürüz ki Hristiyan ahali neredeyse İslam ahaliden fazladır. Bandırma mahallelerinin yarısından fazlası Hristiyan ahaliyle, sakindir. Bandırmanın İslam ahalisi ise çok karışık bir yapıdadır. Bandırma İslam ahalisinin çok az bir kısmı Güney Marmara’nın yerli ahalisine mensupken İslam ahalinin büyük çoğunluğu göçmenlerden oluşmaktadır.

O dönem bandırmasında Kafkasya göçmenleri Adigesinden Ubıhına, Abhazasından Şapsıhına kabaca Çerkez dediğimiz Kafkas kavimleriyle onlarla aynı bölgeden gelmiş Dağıstan, Acara, Avar, Gürcü ve Artvin-Trabzon üzerinden gelmiş Laz denilen kitlelere mensup bireylerin yaşadığı bir bölgedir. Bölge halkı sade bunlardan ibaret olmayıp balkanlar üzerinden gelip yerleşen balkan göçmeni veya muhacir denilen kitlelerin de yerleşip yaşadığı yerdir.

Bu Balkan Göçmenleri içerisinde Arnavutlar, Pomaklar, Boşnaklar hatta Giritliler bu göçmen kitlesi içerisinde bandırmada yerleşim ve yaşam bulmuşlardır. Bu özellikleri gösteren bandırma idari yönden fikren ve madden İstanbul hükümetine saraya bağlılık duygusu içinde yaşamaktadır. Özellikle Kafkasyalılar, Pomaklar ve Arnavutlar kendilerini dini açıdan halifeye bağlı gördüklerinden bandırma ve çevresi işgal yılları başladığında kurtuluş harbinin ilk yıllarında hatta daha uzun yıllar halifeye ve Osmanlı hükümetine bağlı kalmayı tercih etmişler bu yüzden bandırma bölgesi yabancı işgallere karşı Anadolu’nun diğer yörelerinde görülen karşı olma ve karşı durma çalışmalarına, girişimlerine uzak durmuştur. Bölgenin bu durumunu bilen işgal devletleri bu nedenle bandırma ve bölgesini işgalde ağır davranmışlar bu bölgeyi Osmanlı hükümetinin kontrol bölgesi olarak bırakmışlardır.

Ancak bu bölgede Akbaş Baskını meydana gelip Edremit kaymakamı Hamdi Beyin ele geçirdiği silah ve cephaneyi deniz yoluyla Biga ve Bandırmaya sevk edip içlere göndermeye başlamasıyla durumdan rahatsız olan İngilizler bölgeyle ilgilenmeye başlamışlar Biga ve Bandırmayı işgale yönelmişlerdir. Ne var ki meşhur İngiliz kemalin yönlendirdiği bandırmalı birkaç Kuvayı Milliyecinin ve onların harekete geçirdiği bandırma halkının tepkisi ve karşı hareketleriyle İngilizler bandırmayı terk edip gitmişler bandırma 1 Şubattan 11 Şubata kadar süren 1920 tarihli bir işgalden kurtulmuştur.

Ne yazık ki bu İngiliz işgalinden kurtuluş günümüzde hiç kale alınmayıp kutlanmamaktadır. Bu olayda başarısız olan İngilizler daha sonra bandırmayı ve çevresini Osmanlı hükümetinin desteği ile hareket eden Anzavur Ahmet ve adamlarının işgaline sokarak elde tutmayı denemişlerdir. Bu arada şunu belirtmek isterim ki Hamdi Beyin bandırmaya getirdiği cephane ve silahlar o zamanın bandırmasında 250 civarında olan tek arabacı esnafı tarafından Balıkesir ve Susurluk tarafına nakledildiğinden İngilizlerin eline geçmemiştir.

Ancak bu cephanenin bir kısmı Anzavur ve Anzavurcuların takipleriyle sıkışan bazı Kuvayı Milliyeciler tarafından düşmana teslim edilmemek için imha edilmişlerdir. Çevredeki milli kuvvetlerin o zamanlar milli kuvvetler içinde yer alan Çerkez Ethem komutasındaki Kuvayı Seyyarenin müdahalesiyle etkisiz hale getirilen Anzavur ve Anzavurcular Bandırma ve çevresinden uzaklaştırılınca İngilizler son olarak bölgeyi elde tutmak için yunan kuvvetlerini bandırma ve çevresine sokmuşlar bandırma ve çevresi kabaca 2 yıllık yunan işgaline uğramıştır. Bandırma bünyesinde pek çok askeri kuvvet bulunmasına rağmen bu işgale karşı direnmemiş işgal kolaylıkla bandırma ve çevresine hakim olmuştur.

Osmanlı halifesinin ve Osmanlı hükümetinin yaptığı bildirilerle yunan işgal kuvvetlerini kendilerine yardımcı ilan ettiklerinden bandırma ve çevresindeki ahali hemen hemen doğru dürüst bir direniş göstermemiştir. Bu işgal süresinde İslam ahali ölümler soygunlar işkenceler yaşasa da arasında organize olup işgalcilerle mücadele edecek kuvvet ve çeteler oluşturamamıştır. Devam edecek…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.