banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Güney Marmara açısından milat olduğunu söyleyebileceğim Akbaş baskınını gerçekleştirip buradaki cephane ve silahları Anadolu yakasına geçiren değerli Kuvayımilliyeci Edremit Kaymakamı Hamdi Bey bu önemli görevine rağmen bölgemiz halkının detaylı olarak tanıdığı ve hatırladığı bir Kuvayımilliyeci değildir.

Bunun sebebi erken parlayan yıldızının erken sönmesi kadar Güney Marmara bölgesinde İstanbul hükümeti yanlılarının Aznavurcuların Gâvur İmamcıların ve bölgede karışıklık çıkaran daha pek çok çete başının nesillerinin Hamdi Beyi sevmeyişini onun tanınmasını istemeyip bunu engellemesinin payının da büyük olduğunu düşünmekteyim. Çünkü yaşamı boyunca İstanbul hükümeti yanlılarıyla Şark-i garip Çerkezleri grubu yanlıları ile hilafeti ve dolayısıyla İstanbul hükümetinin padişahı Damat Ferit’i destekleyen bu nedenle İngilizler başta olmak üzere işgalcilerle işbirliğinden çekinmeyen işbirlikçi Kafkas kökenli, Pomak kökenli insan gruplarıyla mücadele etmiş bu değerli kahramana o günlerde karşı olan bu grupların bugün ki temsilcileri de bugünde karşıdırlar. O günkü fikirdaşlarının bedeninin toprağa gömerek yok etmeye yönelmiş olan bugün ki fikirdaşları da Kaymakam Hamdi Beyi tarihe gömüp, yok göstermek amacı peşindedirler. Ama bugün ki ülkemizi cumhuriyetimizi Kuvayımilliyecilere borçlu olan ve bunun farkında olan nesiller olarak bizler geçmişte kalmış ünlü Kuvayımilliyecileri ve bunlar arasında önemli bir yeri olan kahraman Hamdi Beyi yad etmek anmak tanımak ve tanıtmak zorunda olduğumuzun bilincinde olmalı ve bunu gerçekleştirmeye yönelmeliyiz düşüncesindeyim. Edremit kaymakamı Hamdi Beyi tanımak ve tanıtmak için genel kaynaklara ansiklopedilere ve internet bilgilerine müracaat ettiğimizde bilhassa internet sayfalarında şöyle bir bilgilendirme ile karşılaşırız.

Hamdi Bey 1886 yılında Makedonya'da Köprülü kasabasında doğdu. Onun için Köprülü'lü Hamdi Bey olarak anılmaktadır. Babası Kolağası İbrahim Bey'di. Küçük yaşta yetim kaldığından, dayısı Celalettin Bey tarafından yetiştirilmiştir. İlköğrenimini Köprülü'lü kasabasında, orta öğrenimini Üsküp İdadisi'nde yaptı. Onun bu yılları Sultan Abdülhamit’ in İstibdat Devri diye adlandırılan saltanat yıllarına rastlamaktadır. Devrin olayları, yetiştiği çevre kuşkusuz onun üzerinde etki yapmıştır.

Hamdi Bey orta öğrenimini Üsküp'te tamamladıktan sonra yükseköğrenim yapmak üzere İstanbul'a gitti ve Mülkiye Okulu'na (Bugünkü Siyasal Bilgiler Fakültesi) girdi. Bu okuldayken önemli olaylara tanık oldu. Bu olayların en önemlisi Meşrutiyet'in yeniden ilanıdır. Hamdi Bey bu sırada yirmi, yirmi bir yaşlarında heyecanlı, ateşli bir yüksekokul öğrencisi idi.

Hamdi Bey yirmi dört yaşlarında Mülkiye öğrenimini bitirdi. Mezuniyetini takiben Türkiye'de ilk defa açıları İhtiyat Zabit Mektebi (Yedek Subay Okulu) ne girdi ve 1911 yılında Ast teğmen olarak diploma aldı.

Hamdi Bey memurluk yaşamına Kosova da Maiyet Memurluğu görevi ile başladı. 1912 yılında patlak veren Balkan Savaşına kadar bu görevde kaldı. Balkan Savaşı sırasında Yedek Subay olarak orduya katılıp savaş sonuna kadar askerlik görevini yerine getirdi. Kazım Özalp kendisinden “Önceleri bir düşünce adamı olan, okumayı seven, şiir yazan yağlı boya, kara kalem resim yapan, ud, keman, tambur çalan, şık ve temiz giyinen her gün tıraş olmayı ihmal etmeyen titiz Maiyet Memurundan gözünü budaktan sakınmayan çetin bir savaşçı, yaman bir kavga adamı ortaya çıkmıştı,” şeklinde söz etmektedir.

Hamdi Bey Edirne'nin düşmanlardan geri alınmasından sonra Edirne Polis Müdürlüğü İdari Bölüm Başkanlığına getirildi. Birkaç ay sonra da Demirköy İlçesi Kaymakamlığı'na atandı.

1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıktığı sırada Hamdi Bey Demirköy Kaymakamlığı görevinde bulunuyordu. Kaymakam olduğu için savaşa katılmadı. 1915 yılında Malkara Kaymakamlığı. 1916 yılında da Keşan Kaymakamlığı görevine getirildi. 1916 Martından Temmuzuna kadar burada görev yapmış, daha sonra Balıkesir'in Sındırgı İlçesi Kaymakamlığı'na atanmış, oradan da 13 Temmuz 1917'de Edremit Kaymakamlığı'na nakledilmiştir.

Hamdi Bey Edremit Kaymakamlığı görevinde iken kasaba ileri gelenlerinin ve öğretmenlerinin yardımlarıyla Edremit Darül- Eytamı (Edremit Yetimler Yurdu)nı kurdu. Kaymakamlıktan ayrıldığı zaman burada 105 şehit çocuğu barınıyordu. Ayrıca Darül- Eytam'ın bir odasında Edremit İdman Yurdunu kurdu. (25 Nisan 1918) İdman Yurdu daha sonra Gençlik Kulübü adıyla çalışmalarını sürdürmüştür. Devam edecek…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.