banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Mekke valisi galip Paşa’nın beceriksizliği yüzünden büyüyen isyan neticesinde asiler, 16 Haziran 1916’da Cidde’ye,7 Temmuz’da Mekke’ye,22 Eylül’de tâif’e girdiler. Fahreddin Paşa’nın savunduğu Medine dışındaki bütün şehirler isyancıların eline geçmişti. Mısır – Filistin cephesinde ki kanal harekâtı devam ediyor, bu sebeple hicaz bölgesinde ki isyan için yeni askeri birlikler gönderilemiyordu. Medine ve çevresinde 100 km’lik bir emniyet şeridi oluşturan Fahreddin paşa, son derece kısıtlı imkanlarla 2 yıl 7 ay boyunca İngilizler ve onların yerli işbirlikçileri olan çöl bedevilerine karşı Medine’yi savunmaya devam etti.

Medine’yi Suriye’ye bağlayan demiryolu hattı, İngiliz casusu lawrence’in para karşılığı kandırdığı bedeviler tarafından devamlı tahrip ediliyor, Medine’ye askeri mühimmat ve erzakın ulaşması engelleniyordu. Fahreddin paşa, ilk iş olarak Medine’de bulunan hazreti Peygamber’in mukaddes emanetlerini 2000 askerlik bir koruma ile İstanbul’a gönderdi. İsyancılar kısa zamanda Medine’yi kuşatma altına aldılar. İstanbul hükümeti kuşatma başlamadan Fahrettin Paşa’ya şehri tek etme emri gönderdi. Bu emre karşı paşa, “ben Türk bayrağını indiremem, eğer indirilecekse buraya başka kumandan gönderiniz “dedi. Paşa, “İngilizlere ve Araplara teslim olmaktansa şehri ve kendimi feda ederim.” diyerek kuşatmaya can başla karşı koydular. Bu arada devamlı “ravza –i mutahhara’ya, yani peygamberimizin mezarına giden Fahreddin paşa, mezara seslenerek şöyle diyordu” ya resulü, senin için savaşanlarla sana karşı çıkanları gör, Allah’ın yardımını bize ulaştır” diye yakarıyordu.

(medine-1917)

Etrafı çevrili şehre hiçbir yerden yardım gelmiyordu. Hastalık, açlık ve susuzluk hat sahaya ulaşmıştı. İlaç yok sıtma, dizanteri, humma, verem salgındı. Fahreddin paşa bunlarla mücadele ederken Osmanlı yenilmiş, Filistin düşmüştü, Osmanlı ordusu kuzeye çekilmeye devam ediyordu. Bu arada mağlubiyeti kabul eden ve düşmanları ile Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kalan Osmanlı imparatorluğu son yıllarını yaşıyordu. Mütareke şartlarına göre Medine şehri şerif Hüseyin’e teslim edilmesi gerekmekteydi.

(Osmanlı askerleri Medine’de)

Falih Rıfkı Atay‘ın o günlere dair aktarımları şu şekildedir;

—alıntı—

Raylar, bombalarla atıldı, bir suikastın tamiri günlerce sürdü, Lokomotifler oduna muhtaçtı. Eğer trenler muntazam işlerse, yalnız Suriye’nin bütün ağaçlarını değil, şehirlerin bütün ahşap evlerini, eşyasını da yakmak lazım gelecekti, trenler gittikçe yavaş yürüdü. üç gün üç gece,

Süren yol, bazen bir ay devam etti! Birgen karargahınızdan gelen genç zabitlerden birine “Fahri paşa ne Yapıyor?” dedim. “-hiç.. birkaç siper.. Bir avuç asker. Etrafta Faysal’ın

hecin suvarları.. Aşiretler, kabileler, Fransız ve İngiliz zabitleri var. Su içen, yemek yiyen, bütün faydasız ahaliyi Şam’a gönderdik, dedi. Siperlerin kısım kısım haftada bir izinleri vardır. Fahri paşa bunları evvela Medine’nin küçük bahçesine götürür ve karagöz seyrettirir. Askerlerin Karagöz sevgisini iyi bilen fahri paşa, orduya vereceği tüm emirleri,

Karagöz konuşmaları vasıtasıyla verdirir. Devam edecek…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.