banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Türk Dünyası tarih dergisinde “Prusya ve Pruslar” hakkında şu bilgiler verilir: “Prus ismi Doğu Avrupada Weich Sel Nehri Doğu kıyısında yaşayan putperest bir hayat süren bir kabilenin adıdır. Pruslar İslavlarla Germenler arasında yaşayan Baltik ( İskandinavya kökenli) bir kabiledir.” Bu bilgi gösterir ki Pruslar Germen veya Slav değildir,  Baltıklıdırlar yani Kuzeylidirler. Zaten Kelt dilinde “bru” yağmur Latincede “Boreus” kuzeyli demektir. Dolayısıyla Prus denilen bu kabile Baltık tarafından bulunduklara yere göçmüştür. Kuzeylidirler.

Baltık ve İskandinav bölgesine tarih öncesinde ve ilk çağlarda Orta Asyalıların göç ettiği hatırlanırsa Pruslar pek ala bu göçmenlerden olup, göç edip Prusya denilen yere gelmiş olabilirler. Haliyle de Türklerle bağı pek ala olabilir. Hiç değilse Kuzeyden Avrupa ve Anadolu’ya gelen Traklarla bağlantılı olabilirler.

Zaten Germenler içinde bunu söylemek yani Traklarla aralarında bağ kurmak pek ala mümkündür.

Çünkü Traklara mensup Friglerle aynı adı taşıyan Friya bilhassa kuzeyde Frigg isimli Tanrıları vardır. Gerçi bu bir tesadüf de olabilir. Ama yine de Germenlere Traklara Türklere bağlayan bir durumdur. Çünkü Trakların da Türk olduğunu ileri süren ve taraftarı az olmayan iddialar mevcuttur.

Bu iddialar doğruysa baştaki iddiamızda doğru olabilir. Sözü toparlarsak Pruslar Türk’e yakın belki de orta Asya kökenli yani Türk kökenli bir kavimdir. Bir başka deyişle Türklerle dost müttefik yaşamış bir kavim de olabilirler.

Ancak Prusya kelimesine benzer bir kelimenin Anadolu’da bir yer adı olarak Bursa olarak karşımıza çıktığını da görürüz. Bu yer hakkında araştırdığımızda şunu görürüz. Traklara mensup Btinler isimli bir kavmin kurduğu ve Helenizm döneminde yaşamış Btinya adıyla hüküm sürmüş bir Helenistik krallık mevcuttur. Bursa bu krallığın Prusyas bir isimli kralının kurduğu bir şehirdir.

Yukarıda değindiğimiz Trak- Kelt yakınlığı nedeniyle bu Bursa adının Pruslarla dolayısıyla Almanlarla uzak da olsa bir alakası kurulabilir. Yine Prusya krallık hanedanı Hohenzonların yani Prusya krallık hanedanının da Türk olma ihtimali mevcuttur. Çünkü bu hanedanın armasında yer alan kartal figürü Türklüğe has ve Türklerde çok kullanılan figürdür. Üstelik bu hanedanı temsil eden bayrak rengi olan kırmızı yani al rengi de Türklerin çok kullandığı bir renktir. Halk arasında kullanılan bir tabir vardır “Türkün gözü aldadır” bu darbımesel hatırlanırsa Hohenzonlerle Türklük arasında bağ pek ala kurulabilir. Bu Hohenzol hanedanının Türklükle yakınlığını çağrıştıran bir başka tarihi bilgi kırıntısı da bu hanedanın adını çağrıştıran bir Hun Kaanının büyük Hunlar arasında mevcut olmasıdır. Hohanye isimli bu Türk Kaanı Hohanzol adını hakikaten çağrıştırmaktadır. Almanların Türklükle bağı yanında Anadolu sahasıyla da bağları mevcuttur.

Bu yoldaki bağlar kabaca iki şık halinde izah edilebilir. Bunlardan ilkine göre Almanların atası sayılan Keltler Balkanlar yoluyla Anadolu’ya inen aynı kitledirler veya aynı kitlenin parçalarıdırlar. Traklar artık kesin olarak söylenebilir ki İskitlerin bir kolu onlara mensup bir kitledir. Bir başka tabirle onlar içinde yaşamış onlardan ayrılmış bir gruptur. Keltler de aynı durumda olduklarına göre Traklarla Keltler aynı kitle içinde yaşayan bir başka deyişle aynı bütünün parçaları olan dolayısıyla aynileşmiş birer grup insandırlar. Bir başka deyişle aynıdırlar. Nitekim her iki halkta devlet kuramamış bulundukları sahalarda savaşçı boylar halinde dağınık olarak yaşamışlardır.

Her iki halk grubunda da Druit denilen büyücü şifacılar vardır. Yine her iki halkta da meşe ağacının kutsallığı ve üzerinde yetişen ökse otunun şifa vericiliği kutsallığı bilinen bir gerçektir. İşte bu nedenle Anadolu’nun batısında bilhassa Marmara bölgesi ve Trakya kesiminde yaşamış Trakları Keltlerle aynı sayarsak Almanların Anadolu’yla Anadolu kültürleriyle bağlantısı vardır diyebiliriz.

Almanların Anadolu’yla direk Keltler yoluyla bağlantısı konusunda şunları söyleyebiliriz. Bu bağlantı Keltlerin direkt olarak Anadolu’ya göçleri sonucu oluşmuştur. Medyada yer alan bazı tarihi bilgilere göre New York Times gazetesinde yer alan bir yazıda bu bilgi şöyle verilir: M.Ö. 3. y.y.’da Anadolu’ya gelen Keltler Anadolu’nun yerli halklarından farklı olarak insanların kurban edildiği dini ayinler düzenliyordu.

Amerikan Arkeoloji Enstitüsünün Archaelogy Dergisinin son sayısında Türkiye’deki kazılarla ilgili geniş bir yazı yer alıyordu. Bu yazıyı Oxford Şarh Enstitüsünden Dr. Gareth Darbyshıre, anıtlar ve müzeler Genel Müdürlüğünden Dr. Levend Vardar kaleme almıştı. Bu iki uzmana göre bugün Yozgat, Ankara, Eskişehir, Çankırı illerinin bulunduğu bölge antik çağda Galatya diye adlandırılıyordu. Anadolu Helenistik krallarından birisi ordusunu güçlendirmek için (Tarihi gerçeklere göre Bergama kralı Aümenesbir bu Galatları getirmiştir.) paralı asker tutmak istemiştir. Paralı asker olmak isteyen Keltler Anadolu’ya 2000 arabayla 20 bin kişilik bir nüfusla geldiler. Devam edecek…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.